“Eski köye yeni âdet getirme.”, “Sürüden ayrılma.”, “Memleketi sen mi kurtaracaksın?” “Düzeni bozma.”, “Bir lokma bir hırka felsefesini benimse” gibi sözleri siz de çok işitmişsinizdir. İslam dini “İlim Çin’de de olsa alınız” tavsiyesinde bulunmasına rağmen 57 Müslüman ülkenin 20. ve 21. yüzyılda patenti, buluşu, markası, kitabı, projesi yok denecek kadar azdır. Şöyle bir düşünün... Evinizde 57 Müslüman ülkenin herhangi birinde üretilmiş kaç eşya kullanıyorsunuz? Arap ülkelerinde yapılmış bir mal söyleyebilir misiniz? Ben söyleyemiyorum.
Kullandığımız ürünlerin çoğunda Çin, Tayland, Singapur, Almanya, Fransa, ABD, İtalya gibi ülkelerin adını görüyoruz.
Eğitim düzenimiz büyük oranda ezbere dayanıyor. Okullarımızdaki laboratuvarlar, atölyeler, işlikler gün geçtikçe azalıyor. 30 yıl önce küçük bir ilçedeki ortaokulda okurken fen dersinde deneyler yaptığımızı hatırlıyorum. Yine çok düşük puanla öğrenci alan endüstri meslek lisesinde okurken de fizik dersinde deneyler yaptığımızı biliyorum.
1990’lı yıllardan sonra okullardaki fizik, kimya, biyoloji laboratuvarları hissettirilmeden yok edildi. Deney gereçleri karanlık depolara bırakıldı. Endüstriyel teknik öğretim yapılan meslek liselerinin temel amacı elektrikçi, tesviyeci, kaynakçı, marangoz vb. yetiştirmek gibi görünse de bunların esas amacı devinsel (psikomotor) becerisi gelişmiş yani eli işe yatkın bireyler yetiştirmektir. Okulların, kurumların çağın getirdiği yeniliklerle donatılması konusunda öneri sunanlara hâlâ uçuk, kaçık, hayalci, boş işlerle uğraşan gözüyle bakılıyor.
Üniversitelerimiz öğrenci alırken sadece hızlı test çözme yeteneği gelişmiş insanları alıyor. Hekim, hukukçu, mühendis olmak için test ezberleyenlerin çoğu bu mesleği yürütebilecek fiziksel, duygusal, kişisel yeteneklere sahip olmadığı için diplomaları bir işe yaramıyor. Sonuçta üretmeyen, proje geliştirmeyen toplumlar ne yaparsa yapsın gelişemez ve başkasının eline bakmaktan kendini kurtaramaz.
Ali Özdemir/Eğitimci Yazar-Bolu
Dizilerde bir de bu kepazelikler başladı!
Feridun Ağabey, bir usta yönetmenin seminerinde dinlemiştim. Emperyalizmin en önemli silahlarından biri de sinema ve televizyon filmleridir. Bizim televizyonlarımızda da dizi film furyası şiddetin her türlüsünü, aldatmanın her türlüsünü, ahlakımıza uymayan ne kadar iffetsizlik varsa her türlüsünü rol diye, dizi diye bu ülkenin insanına yabancı romanların uyarlamasından alıp alıp sunuyorlar. Sürekli birbirine bağıran insanlar var. Hiç normal konuşmaya rastlayamazsınız. Sürekli birbirini kandıran, birbirini aldatan, birbirine yalan söyleyen tipler var. Bir tane ilaç için iyi örnek bulamazsınız. Son zamanlarda bir de öğrenci dizileri başladı. Her türlü şımarıklığın, kandırmacanın kol gezdiği dizilerde bir tek dersler yok. Sınıf var, öğretmen var, öğrenci var ama eğitim yok. Her şey bildik entrikalar üzerine kurulu.
Bir de bütün dizilerde son zamanlarda hangi amaçla bilinmez çıplak erkek modası başlattılar. Bir şekilde duş alırken, bir şekilde havuza girerken bir şekilde sahildeymişçesine vs. genç çıplak erkek tipleri ekranda görünür oldu… Bu tür uygulamalara RTÜK ne diyor? Sadece sigara sahnelerini "buzlamak" mıdır RTÜK’ün görevi? Bu ahlaksızlıklara, bu ahlaksız kurgulara, bu teşhirciliğe niçin el atmıyor? İnsanlar normal konuşamaz oldu. Herkes birbirine atar yapıyor. En ufak bir sıkıntıda şiddetle karşılaşıyorsunuz. Bütün bunlarda bu dizilerin hiç mi etkisi öğretisi veya yönlendirmesi yok? Lütfen artık bu milletin gelenek göreneklerine örf ve âdetlerini, ahlakını bu yapımcılara çiğnetmeyin!
Semih Ali Yıldızhan-İstanbul
Doktor emeklilerine ek zam hâlen gündemde mi?
Sayın Feridun Ağabey, Sayın Davutoğlu'nun Başbakanlığı döneminde doktor emeklilerinin maaşlarına aylık 1000 lira zam yapılacağı sözü verilmişti diye biliyoruz. Acaba bu konu gündemde mi hâlâ, merak ediyoruz. Saygılarımızla...
Tunçer Erbesler
Dert ve dileklerinizin takipçisiyiz
Değerli okuyucularımızın gönderdikleri dert ve dilekleri bu köşede yayınlandıktan sonra belirli bir zaman sonra aynı dilek ve istekleri bir kez daha yayınlatmak amacıyla göndermelerine gerek yoktur. Zahmet etmesinler. Çünkü arzu ettikleri konuda kurum ve kuruluşlardan geri dönüşler olduğunda kendilerine ulaşılmakta ve sonuçlar iletilmektedir. Bu konuda sizlerin dert ve dileklerinizin takipçisi olduğumuzu unutmayın. F.A.