Etrafım dört duvar ama ben sizinleyim

A -
A +
Feridun Ağabey, ben şu an Bursa E Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü bir mahkûmum. İşlemiş olduğum suçumun cezasını çekiyorum. Keşke olmasaydı ama oldu bir kere. Önemli olan bundan bir ders çıkartmaktır ve çıkartıyorum da. Bana şimdi bu vatan hainleri ile aynı havayı solumak acı veriyor. Burada o hainler ile aynı havayı solumak istemiyorum. Bayrağını vatanını satan, milletine kurşun sıkan, meclisine bomba atan, Cumhurbaşkanımıza suikast düzenleyen hainlerle aynı havayı solumak çok ağırıma gidiyor. Ya idam edilsinler ya bizi çıkartıp onları koysunlar. Benim ülkemi askerimi vatanımı kimse ezemez ezmek isteyeni de biz böyle ezeriz. Benim beş buçuk yaşında bir oğlum var elinde bayrak “ben askerim” diye bağırıyor. Beni bugün askere alsınlar seve seve giderim. Canımı da vatan için bayrağım için ülkem için seve seve veririm. Allah Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin. Onu yaratan Rabbime şükürler olsun. Sayın cumhurbaşkanım, Rabbim seni iki cihanda da aziz eylesin. İdam gelirse bizi AB’ye almayacaklarmış, almazlarsa almasınlar. Bize Türk Birliği yeter… Biz tarih boyunca kendi göbeğimizi kendimiz kesmişiz zaten… Ben şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Demokrasi nöbetine çıkan nöbet tutan herkese selam ediyorum. Etrafım dört duvar ama her an sizinleyim. Rabbime emanet olun.
           Adem Özdemir-Nilüfer/Bursa
 
 
O iki çocuğa devletimiz gül gibi bakıyor
 
İki çocuğu ile sokakta kaldığını söyleyen Çubuk Ankara’dan Muhsin Darılmaz isimli okuyucunun derdini geçtiğimiz gün yayınlamıştık. “Eşim vefat etti. 13 ve 7 yaşında iki kızım var. Ev sahibi bizi dışarı attı. Ben 48 yaşındayım, kimim kimsem yok” diyordu… İnsaniyet namına yardım istiyordu. İki kızım olmasa hayatın anlamı kalmadığını düşündüğünü belirtiyordu. Yazının yayınlandığı gün Ankara Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürümüzden bizzat arayıp bizleri bilgilendirdiler. Bu kardeşimizin iki çocuğu da 2013 yılından beri il müdürlüğümüzün koruması altında imiş. Çocuklarına devletimiz çok iyi şartlarda bakıyormuş. Hatta zaman zaman da bu kardeşimize de kaymakamlık bünyesindeki yardım vakıflarıyla maddi yardımlar da yapılmakta imiş. Bizleri bilgilendiren ve gönlümüze su serpen İl Müdürlüğümüze ve Sayın İl Müdürümüz Selim Çelenk kardeşimize çok teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız…
 
 
İkinci el satışlarda vergi kaybına noter engeli konulsa
 
“Bir fikrim var Feridun Ağabey. Devletimiz ikinci el araç satışlarında vergi kaybını önlemek için bir uygulama başlatıyor. Uygulama güzel ama bir kişinin yılda üç defadan fazla araç satışı yapmasına sınırlama getirmesine gerek yoktu. Vergi kaybını noter kayıtlarına bakarak anlayabiliyorsak o zaman yasaklama yerine noter satışlarında vergi konusuna bir ayar getirilebilirdi. Bu konuda rahmetli Özal’ın üç temel hürriyet dediği teşebbüs hürriyetine sınırlama getirilmemiş olurdu. Denetim konusuna özen göstermek bence daha isabetli bir yaklaşım olurdu. Noterden üç milyon araç satışının vergisiz olduğunu tespit edebildiğimize göre noter satışlarıyla da yapılsa vergi almasını pekâlâ sağlayabilirdik. Saygılarımla.”
        Abdullah Yıldız-İstanbul
 
 
Geriye Dönük BAĞ-KUR Borçlanması hakkında
 
Sayın SGK yetkililerimiz, 17.02. 1969 doğumlu olan ve 01.10.1988 tarihli sigorta girişi olan hâlen de aktif çalışan bir okuyucumuz soruyor: “2002 yılında isteğe bağlı BAĞKUR ödemesi yaptım. (150 gün) Yine 2009 yılında 4 ay (120 gün) isteğe bağlı sigorta primi ödedim. 2015 yılında iki çocuk doğum borçlanması yaptım. Fakat bunun da 1000 lirasını ödeyebildim. Tamamını ödersem ne zaman emekli olurum? Bir de 2002 ile 2009 yılları arası Geriye Dönük BAĞ-KUR Borçlanması hakkım var mıdır?" Bilgilendirebilir misiniz?
 
 
Çocuklarınızın gözlerine iyi bakın
 
“Yazı tahtasında yazanları defterine yanlış kaydediyor mu? Kitabı gözüne çok yakın mı tutuyor? Yakın çalışırken çabuk yoruluyor mu? Okurken ya da yazarken bir gözünü kapatıyor ya da şaşı yapıyor mu? Bu ve benzeri durumlar yaşıyorsa çocuğunuzun görme sıkıntısı yaşayıp yaşamadığından emin olmalısınız. Çünkü çocuk net göremediği zaman ne olur? İçine kapanık olur. Öz güveni zayıf olur. Bazen hırçın olur. Derslerinde başarısı azalabilir. Çocuğun çok yakından okumasını ve yazmasını teşvik etmeyin. 30 cm yakınlık yeterli mesafedir. Ev ödevi yaparken veya kitap okurken oda aydınlanmasına dikkat edin. Masa ya da tabla üzerine yaslanarak veya yere uzanarak okumasına izin vermeyin. Uygun mesafeden TV izlemek çocuğun gözlerini bozmaz. Uygun olmayan mesafeden TV seyretmesini, TV'ye yakın yere yatarak seyretmesini önleyin.”
          Taylan Küçüker-Ege Gözlükçüler ve Optisyenler Dernekleri Federasyonu Eğt. Kom. Bşk.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.