Feridun Ağabey, isim ve adres versem olmaz. Ama yukarıdaki söz kime ait biliyor musunuz?
Bir bankanın hukuk bürolarından birindeki telefona bakan sekreter kıza ait.
“Filan borçlunun geri zekâlı annesi!..”
Bunu duyan avukat da terslemiyor “ne biçim konuşuyorsun” diye.
Nedir yani hukuk bürosunda çalışanların borçlu diye borçluya tahakküm veya hakaret etme hakları mı var? Ben de bir borçluydum ve benim dosyamı takip eden avukat ile görüşmek için gitmiştim büroya. Tiksinmeye benzer yüz ifadesi olmasa bile zerre değer verilmeyen bir tavırla müşteri karşılamak.
Belli ki oraya borçlular geliyor. Öyleyse kayda değer görülmeyen bir kişi bu. İlgisiz bir bakış ile "söyle!" dercesine ağızdan çıkan bir “evet?” sorusu.
Ve siz avukatınızın adını söylüyorsunuz. Kenara lütfen iliştirilmiş iki sandalyeyi gösteriyor:
Tek kelimelik ilgi:
“Bekleyin!..”
Kendi oturduğu yer mi? Bir dokunsa ayakları ayrılacakmış gibi sallanan bir masa ve üzerinde de bir dizüstü bilgisayarı ve bir telefon…
O geri zekâlı (!) anne ise, telefonda oğlunun borcunu öğrenmek isteyen birisi. Hayatında ilk defa aradığı bir hukuk bürosunda önce kendi isminin söylenmesi gerektiğini, sonra oğlunun isminin söylenmesi gerektiğini bilmediği için geri zekâlı (!) olarak bağlanıyor içeriye.
Avukat da bu söz üzerine o sekreter kızı terslemiyor.
Allah var, kendileri müşterileriyle konuşurken “beyefendi”, “hanımefendi” diye hitap ediyorlar. O büroda o avukatların nezaketine inat o kadar işini sevmeyen ve bıkkın bir sekreterin o büroda ne işi vardı anlamadım. Yaptığı iş telefon geldiğinde büronun ismini söyleyip avukatlara müşteriyi aktarmak ama sanki dünyayı o yönetiyor.
Telefonda bu konuda ilk defa konuştuğu için nasıl konuşacağını bilmeyen anneye “siz kimsiniz önce kendinizi tanıtın!” vb. tarzı öğütler… Sonra avukata aktarış:
“Filancanın geri zekâlı annesi telefonda!..”
Çocuğu yaşında bir insanın bir anneye verdiği değer… "Hukuk dili" eyvallah da bir de çalışanlarımıza "saygı dili"ni öğretebilsek...
Bir banka borçlusu-İstanbul
Taşlaşan vicdanlara merhamet ver Allah’ım
“Ülkemiz bir taraftan ülke içinde terörle mücadele ederken, diğer taraftan da çevre ülkelerdeki savaştan kaçan mültecilere kucak açıyor. Mağdura yardım etmek bizim inancımızın gereğidir. Hatta buna rağmen Avrupa aman gelmesinler diye ülkeme para vermeye bile razı olurken bu senenin başlarında 400’e yakın mültecinin denizlerde boğulmasına en çok üzülen millet yine biziz.
Sokakta gördüğüm her kimsesize karınca kararınca yardım etmeye çalışan emekli bir insan olarak Suriyeli Müslümanlara, Türkmen kardeşlerimize yapılan aşağılamayı asla kabul etmiyorum. Onlara isnat edilen hırsızdır, dilencidir şudur budur sözlerine asla inanmıyorum.
Onları, eğitimsiz, varlıksız, çaresiz insanların aç kalmamak için, hayatta kalmak için yaptığı kontrolsüzlük olarak görmek istiyorum.
Ama buna rağmen onların, Suriyeli mültecilere bozuk para atarak yerlere kapanmalarını gülerek seyreden ve kendini insan zanneden bir kısım vicdansız ve merhametsiz Avrupalıdan bir kısım PSV taraftarından daha vicdansız olmadıklarına inanıyorum. Bu arada kendi ülkemizde bir çocuğu kaldırıp yere çalan vicdansızlığı ve taş kalpliliği de buradan kınıyorum. Ne diyeyim Allah hidayet versin.”
N. Akman-İstanbul
Gençlerden damarlardaki asil kan projesi
“Teröre inat, yakıp yıkma vandallığına rağmen İstanbullu gençler gönüllü çalışacak… Böylece İstanbul gençlik alanında marka şehir olacak.
Bugüne kadar ‘Dostluğun Rengi Yoktur’, ‘Sağlıklı Dişlerle Gülümse Geleceğe’, ‘Sanat Engel Tanımaz’, ‘Darülaceze Ziyaretleri’, ‘Hayvan Yemleme’ gibi pek çok sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmiş İBB Gençlik Meclisi.
Şimdi de ‘Damarımdaki Asil Kan’ adıyla hayata geçirilen bu yeni proje ile 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıl dönümünde şehitlerimize olan sorumluluk görevini yerine getiriyorlar.
Nasıl mı?
Kan bağışı kampanyası düzenleyerek. Gençler aynı zamanda kan bağışının önemine dikkat çekmek istiyor.
İstanbullu gençler, bu vatana kanıyla kan katan, can veren şehitlerimizin aziz hatırasına binaen bu anlamlı günde kan bağışında bulunuyor. Bu vatanın insanına kanlarıyla can katmaya, umut olmaya çalışıyor.
Ve gençleri gönüllülük esasına göre 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin yaşandığı bu anlamlı günde kan bağışlamaya davet ediyorlar. Detaylı Bilgi İçin:
www.ibbgenclikmeclisi.com ziyaret edebilirsiniz...”