“Feridun Ağabey, Garanti Bankasının İstanbul Bahçelievler Radar Şubesi'nden aldığım kredi kartımın taksitlerini ödemede zorlandım. Çünkü işten ayrılmıştım. Bana bir yapılandırma uygulandı. Bir müddet ödedim ama bu ödemede de aksaklıklar yaşadım. Kartım hukuk servisine verilme aşamasına gelmiş. Bu sürede eğer imkân tanınsa aile yardımıyla yapılandırmaya devam etme şansını yakaladım. Ama geçmişteki aksaklık sebep gösterilerek kalan miktarı için yeniden ikinci bir yapılandırma şansı vermiyorlar. En fazla, kalan miktarın yarısını şimdi öderseniz kalan yarısını bir hafta bekleyebiliriz diyorlar. O kadar miktarı şimdi ödeme şansım olsaydı zaten bu aşamaya gelinmezdi. Banka para satan, paradan para kazanan bir kurum değil mi? Yeniden yapılandırırken zaten faiz almayacak mı? O hâlde neden müşteriye bir ikinci şans tanınmıyor? Neden doğrudan hukuk sistemine devrederek ödeme zorluğu yaşayan müşteriye bir de avukat masrafı ekleniyor...”
Sayın Genel Müdürüm, bu müşteri ödememekte diretmiyor. Telefonlara çıkmazlık yapmıyor. Aksine parasını ödemek için bir gayret içinde… Borcunun üçte ikisini de zar zor da olsa ödemiş. Böyle bir müşteriye “ödemelerin kaç aydır aksamış, kalanını ya öde ya da avukata veriliyorsun!” demekten başka yapıcı bir yaklaşım gerçekten olamaz mı? Belki de bu yazı yayınlanana kadar hukuk sistemine aksetmiş olan bu üniversite gencine yardımcı olacağınızı ümit ediyorum.
Rumuz: İ.B.-İstanbul
Teknolojik dolandırıcılıktan kurtarın bizi
“Feridun Ağabey… Sahtecilik ve Dolandırıcılık o kadar çoğaldı ki, her gün cep telefonumuza yeni yeni mesajlar geliyor veya arıyorlar… Daha değişik nice yollar bularak vatandaşları türlü çeşit dolandırıyorlar. Cep Telefonuma gelen bir mesajı sizlerle paylaşmak istiyorum:
“…… ………….. Numaralı cihazınızın IMEI Numarasının son 4 hanesine çıkan 2.200 TL değerinde Galaxy S-6 Cep telefonu 'onaylanmadığı takdirde iptal olacaktır. Bilgi: '…. …………..' Numaralı telefon. Bu düpedüz bir dolandırıcılıktır. Bence vatandaşı koruma konusunda tedbirler yetersizdir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tüketicinin koruması ve piyasa gözetimi genel müdürlüğü kurulmuş ama yetersiz veya yetkisi kısıtlıdır. Bu duruma acilen bir çözüm getirilmeli ve vatandaş teknolojik dolandırıcılıktan kurtarılmalıdır. Saygılarımla.”
Mustafa Karagöz-İstanbul
Hastanelerimizin isimsiz kahramanları
"Sokaktan hastaneye girerek şiddet gösteren hasta ya da yakını neyse de hastane çalışanlarının birbirini yemesi çok düşündürücü… En çok şiddete, şikâyete maruz kalan devlet hastanelerinin fedakâr, cefakâr ve sabit ücret karşılığında vatandaşa hizmet vermeye atanmış/adanmış çalışanları...
Ben devlet hastanelerinde çalışan ancak unvanı doktorla başlayan çalışanların çokça haksız tepkilere uğradığı kanaatindeyim. Yeni yetme ve ne oldum delisi olanlarla yaşını almış ancak halen yıllar öncesinde kalmış, gelişmemiş, geliştirmemiş olanlar hariç... Seversiniz sevmezsiniz haklı ya da haksız tepkileriniz olabilir. Benim de olmuştur.
Ancak devlet hastanelerinde hizmet veren bu kişilerin haklarının yendiğinden, gerekli saygıyı göstermememizden dolayı hasta doktor arasında cepheleşmeye yüz tutan ilişkinin bir boyutu olduğunu düşünüyorum.
Her ne kadar mesai kavramı içinde çalışsalar da az zamanda çok kişiye bakma yükümlülüğü, her yaştan ve her kültürden hastayla muhatap oluşları, anlayan anlamayan herkese laf anlatmak zorunda kalışlarını düşünelim ve kendimize dönüp soralım… Doktorlarımızı ne kadar takdir ediyoruz. Onlara ne kadar değer veriyoruz.
Vatandaşlar arasında kendini bilmez olanlar, evinde karısına, çocuğuna, kocasına kızamayanlar bir bakıyorsunuz hizmet aldığı hastaneye geldiğinde 'ali kıran baş kesen' oluyor.
Devlet hastaneleri çok değişti. Hijyen ve teknoloji ile Cumhuriyet Türkiye’sinin doruk noktasında olan devlet hastanelerinde isimsiz kahramanlar çok.
Bu vesile ile gerçekten işini yapan, direniş ve grevlerle işi olmayan, işten kaçmayı düşünmeyen, hastayı velinimeti, kendisine teslim edilen malzemeyi emanet bilen gerçekten hizmete adanmış yüreği olan devlet hastanelerinin çalışanlarını kutluyor ve devletin ve ille de halkımızın bu insanlara gerçek değerini vermesini rica ediyorum."
Erol Kara-İstanbul