Merhaba Feridun ağabey, 2014'te komşumuzun oğlu annesi ve teyzesi tarafından hakarete tacize, oğlu tarafından darba uğradım. 5-6 senedir benimle ve ailemle uğraşıyorlardı. Kendileriyle konuşmak ve hiçbir iletişimde olmak istemiyorduk ama maalesef anlamadılar. Şikâyet de etmedik çünkü artık adalete inanmıyorum. Vazgeçerler diye bekledik sustuk ama olmadı. En sonunda beni döverek amaçlarına ulaşmaya çalıştılar. Polise şikâyet ettik rapor aldım. Fakat savcı beni çağırmadı. Savcının çağırmama yetkisi varmış. Onlar ise savcıya ifade verdi, kendilerini şemsiyeyle yaraladığımı söyleyip darp raporu almışlar oğluna küfrettiğimi söylemişler ve beni esas döven oğlu müşteki oldu. Ben dövüldüm ama müşteki sanık oldum. Annesinin yalanlarıyla olayda beni sanık yaptılar. Oğlunun sabıkası var. Onu kurtarmak için beni yakmak istiyorlar. Şahidim de yok. Aslında olay günü çığlık attığım için en az 100 kişi vardı. Kimseye ulaşamıyorum. Biliyorum ne yaparsa yapsın o hep kurtulacak. Ortaköy'de büyük bir mağazayı da soymuş. O mağazaya 1.500 lirayı ödediklerinden şikâyeti geri çekmişler ama dava kamu davasına dönmüş. Ben bana saldırdıkları gün annesi oğlu ve teyzesinin orada olduğunu ve annesi ve teyzesini şemsiyeyle darp etmediğimi kanıtlayamazsam hapse bile girermişim! İlk mahkeme yapıldı. Ben beraat istiyorum. Çünkü kimseyi dövmedim. Bir erkek iki kadın bir aradayken nasıl dövebilirim, buna gücüm yetmez ve ben böyle yetişmedim. Bu nasıl adalet diye sormak istiyorum. Apartmandakilerle de kavga ediyorlar. Oturduğu ev kendisinin değil dayısı sayesinde bedava oturuyor. Beşiktaş belediyesinden anneannesi sayesinde yemek yardımı bile alıyor. Mahalle onlardan çekiniyor ama herkes "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyor. 2014’te Ortaköy’de ünlü E... marketin önünde yaşadığım olayı hatırlayan varsa lütfen bana yardım etsin. 4 diplomalı işsizim hâlâ okumaya çalışıyorum. Bizim kimseye zararımız yok kendi halimizde babamın emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. Adalet istiyorum. Teşekkürler...
Rumuz: "Külkedisi"-İstanbul
Hangi kapıyı çaldı ise hüsran olmuş
"Merhaba Feridun Ağabey, bahsedeceğim konuda ne yapacağımı bilemediğim için size yazmak istedim. Yakınlarda tanıştığım 3 çocuklu bir anneden bahsedeceğim. Bu kadıncağızın ilk evliliği yolunda gitmemiş ikinci evliliğinde de kocası cezaevine girmiş. İlk 2 çocuğunu çalışıp bakıyormuş ama şimdi bir de 4 aylık bebeği var. Bebek yüzünden çalışamıyor. Sıkıntılar yüzünden bebek biraz erken ve küçük doğmuş. Başka bebeklere göre annesinin özen ve ilgisine daha fazla ihtiyacı var. Konu komşunun yardımıyla ayakta durmaya çalışıyor. Yardımlar yeterli gelmiyor. Evin kirası 600 lira. Yaşadığımız semt zaten 'varoş' sayılır. Taşıma suyla değirmen dönmüyor. Birçok yardım kurumuna da gitmiş ama yeterli değil. Belediye aylık 50 liralık alışveriş kartı vermiş ama bir ayda o parayla marketten ne alınır ki? Eşi cezaevinde olanlara devlet bir miktar yardım yapıyormuş ama her nedense prosedürlere göre bu o gruba da giremiyor vs. Hangi kapıyı çaldıysa hüsran. Abiciğim bu kadıncağızın 2 büyük çocuğu tertemiz, çok akıllı çalışkan ve saygılı çocuklar. Hayatın zorluklarında ezilip harcanacaklar diye üzülüyorum. Bu anne ve çocukları için bir şeyler yapılmalı. Sizin aracılığınızla okuyucularımızdan ve özellikle de devlet kurumlarımızdan rica ediyorum, birileri vesile olsun yardım kurumlarından veya hayırseverlerden bir destek sağlansın. Bu annenin bebeği biraz büyüyüp anne çalışmaya başlayana kadar sırtındaki yükü biraz olsun hafiflesin. Vatana memlekete hayırlı evlat olsunlar inşallah..."
Rumuz: "Komşu”-Beylikdüzü/İstanbul
Anadolu Kavağı'ndaki Mahpeyker Camii
Feridun Ağabey, okumakta olduğum çok kıymetli bir kitapta, Mahpeyker Sultan tarafından Anadolu Kavağı'nda yaptırılmış olan camisinin bugün gazino olarak kullanıldığı bilgisi gözüme çarptı. Üzüntümü, sizin kanalınızla okuyucularınıza ve yetkililere duyurmak istedim. Selamlarımla...
Alaeddin Türker-İstanbul
Mahmutbey gişeleri Silivri’ye taşınmalı
Feridun Ağabey, Mahmutbey gişeleri serbest geçiş sistemine dönüştürülecekmiş. Halbuki gişelerin Silivri'ye taşınması gerekir. Böylece Avcılar, Beylikdüzü, Başakşehir, Büyükçekmece, Esenyurt gibi ilçelerde yaşayan İstanbullular için aleyhte ve adaletsiz bir durum ortadan kaldırılmış olur. Bu ilçelerde yaşayan vatandaşlarımızın bu kampanyaya destek vermeleri, belediye, parti vb. sivil toplum örgütleri nezdinde girişimlerde bulunmaları bu adaletsizliği ortadan kaldırabilir.”
Dr. M. K.-İstanbul