Hızlı ve anlaşılmaz konuşarak kandırıyorlar!

A -
A +
Feridun Ağabey, ben telefonuma kontör yüklemek için bir GSM şirketini aradım ve kredi kartımla yükleme yapmak istedim. Beni biri dört haneli bir numaraya yönlendirdi. Oradaki yetkiliye de kredi kartım ile yükleme yapacağımı söyledim. Oradaki yetkili o kadar hızlı ve karmaşık konuşuyordu ki anlamak imkânsızdı. Ama arada bir kartınıza şu kadar miktar yükleme yaptığınızda şu kadar miktar hediye kontörünüz oluyor, yıllık aboneliğiniz yenileniyor ve benzeri miktarları saydı, saydı ve sonunda benim kendilerinden kredi kartı ile yüklenmesini istediğim 20 liralık miktarı net olarak söyledi ve “onaylıyor musunuz?” dedi. Ben önceki konuşmaları anlamadım ama sonraki 20 lirayı anladım ve "onaylıyorum" dedim. Sonradan kartımdan çekilen miktara baktığımda apışıp kaldım. Benim kartımdan yüz liradan fazla para çekilmiş. Hemen ilgili yeri aradım. Çok zor şartlarda da olsa müşteri temsilcisi adındaki birine ulaştım. Durumu anlattım. O konuşmada bir yıllık abonelik süresi istediğimi ve onayladığımı belirttiğimi söylediler. Ben böyle bir isteğimin olmadığını sadece 20 liralık kontör yüklemek için telefon açtığımı anlatıp diğer onaylanmış gibi gözüken isteklerin iptal edilmesini istedim. Bunun üzerine yetkililerle görüşüp bana dönüleceği söylendi ama hâlen ne arayan var ne de aradığımda doğru dürüst ulaşabildiğim bir yetkili… Benden "hokus fokus" usulüyle bir abonelik ücreti almışlar. Bu tür ucuz yaklaşımlar sebebiyle o GSM şirketinden soğudum. Bir daha da telefonda beni arayıp, kibar bir dille ister hızlı ister yavaş konuşsun bir şeyler söyleyip “onaylıyor musunuz?” türü sorulara cevap vermiyorum. Lafın biri ağzında biri boğazında konuşarak müşterileri anlayamadığı konularda sesini alarak onaylatmak bir çeşit soygun değil midir? Birkaç arkadaşa sohbet ortamında anlattım. Baktım ki bu şekilde kartından fazla fazla para çekilen ve zoraki müşteri yapılan onlarca insan var. Enerji Bakanlığındaki sıklaştırılan müşteri memnuniyeti denetimleri gibi iletişimle ilgili yetkililerin de denetimlerini artırmasını istiyorum.
           Rumuz: “Mağdur"-Konya
 
 
 
Gönlüm bu hasrete katlanamıyor

Bu köşede okuyucularımızın bireysel dert ve şikâyetleri; bazen de sosyal kültürel ve ekonomik anlamda düşünce ve önerilerine yer vermeye çalışıyoruz. Bugün ise Adana’dan yazan manevi yönden, gönül hasretiyle dertli olan bir hanımefendinin 1997 yılında kaleme aldığı duygularını kendi üslubuyla sunuyoruz:
“Göz görmezse gönül katlanır, derler./Gönlüm bu hasrete katlanamıyor./Onunla şenlendi gittiği her yer,/Eşine, dünyada rastlanamıyor…
Gönlümü bir parça avutmak için,/Dünyayı tümüyle unutmak için,/Düşmanlık nehrini kurutmak için/Dualarınızı almak isterim...
Sevginin selleri kalpte coşuyor,/Kalpleri coşanlar ona koşuyor/Aşkı bilmeyenler buna şaşıyor,/Bu aşkla canımı vermek isterim...
Biçareyim, kaldım gurbet ellerde/Sevgilinin adı bütün dillerde/Onun kokusu var gonca güllerde/Daim bu gülzârı gezmek isterim...
Gülen gözleri ki gönlümü aldı/Güzel sözleri ki pek tatlı geldi/Sevgisiyle gönlüm huzuru buldu,/Adını, her yere yazmak isterim...
Güzel yüzünüzü rüyamda gördüm/Sandım ki, bir anda murada erdim/Ben zaten hep sizi hayal ederdim/Hayalden gerçeğe geçmek isterim...
Enver Abi kalpleri fethediyor/Türkiye’m onunla gurur duyuyor/İlim, amel, ihlas onda çoğalıyor/Bu ilmi hap gibi yutmak isterim..." 
20.12.1997
           Hayriye Gezen-Adana
 
 
 
"Haklıyım ama özür dilesem affeder mi?"
 
"Feridun Ağabey, kendimi ne kadar zorlasam da onu unutmak için, bir türlü başaramıyorum. Gittiğim her mekânda onun hayali var çünkü. Unutamıyorum. Çünkü hep onun elinin, gözlerinin, kokusunun hayali var hayalimde… Ne olurdu hiç ayrılmasaydık. Ne olurdu hatalarımız olduğunda birbirimize 'özür dilerim' demeyi başarabilseydik. Haklı olduğumuzda illa haklı olduğumuzu ispat etmenin kavgasını vermeseydik. Şimdi ne oldu? Ben haklı olduğumu ispat etmek için onunla mücadele ettim. Bu arada onun bana küsmesini de başarmış oldum... Şimdi ona uzaklardan mı bakacağım. Sosyal paylaşım adreslerinde ismimi engellememiş olması tek umudum. Ne yapsam bilmiyorum? Ona ben haklı da olsam sana öyle davrandığım için pişmanım desem acaba özrümü kabul eder mi? Ne olur yardım edin" diyen İstanbul’dan değerli "M.R." rumuzlu okuyucumuz, arkadaşınızı suçlamaktan vazgeçmiş olmanız, haklı da olsanız yaptığınız münakaşadan pişman olmanız hepsi olumlu yaklaşımlar... Özür dileme konusuna gelince, onun kabul edip etmeyeceğini düşünmene gerek yok. Sen özür dilemenin de bir güzelliği olduğunu özür dilediğinde göreceksin. Belki de arkadaşın sadece bu kadarcık bir özür bekliyordur. Mutlu haberleriniz bizleri sevindirecektir.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.