Sevgili Feridun Ağabey, ben ilköğretim okulu 4. sınıfta okumaktayım. Size aklıma gelen bir fikri anlatmak istiyorum. Belediye Başkanlarımız, Kültür Bakanlığımız, devletimiz böyle bir düşünceyi hayata geçirebilecek adımları atabilir mi?
“Osmanlı Zamanı” diye bir mekân oluşturmak geldi aklıma. Şöyle yani. Yiyecek içecek ve etkinlik yapılabilecek geniş bir mekân oluşturulacak. Orada Osmanlı dönemi yaşıyor ve yaşatılıyor olacak. İçeri gelen ziyaretçi ve müşterilerden dileyen Osmanlı kıyafeti giyebilecek. Orada görev yapan çalışanlar Osmanlı kıyafetiyle çalışacak. Burası tüm halka açık olacak.
Açık ve sessiz bir arazi olabilir. Korna sesinden, şehrin gürültüsünden, bilgisayardan, teknolojik fazlalıklardan uzak bir plato kurulmuş olacak. Öyle bir ova kurulacak ki o ovada Osmanlı geleneklerine uygun çadırlar olacak. Geçmişimizi yansıtacak eşyalarla donatılacak. Osmanlı geleneklerine uygun oyun alanları olacak. Osmanlı zamanına dair bilgiler bulunacak. Engelli çocuklara ve insanlara önem verilecek. Karagöz-Hacivat, ortaoyunu gibi oyunlarımız canlandırılacak. Tiyatro ve sinema gösterimlerinde Osmanlı olacak. Yemek ikram menüsü yine Osmanlı zamanına ait yiyecek ve içeceklerden şerbetlerden vb. oluşacak. Fiyatlar turizm amaçlı olduğu için asgari ücretlilerin de gelip görebileceği derecede ucuz olacak. Buraya giden ziyaretçi "zaman makinesi"ne girmiş gibi iki üç asır öncesini yaşama şansını yakalayacak.
Buranın geliriyle başta şahit ailelerimiz, şehit yavruları sonra da engelli çocuklarımız ve yardıma muhtaç yaşlılara gelir elde edilecek. Bu güzelliği ülkemize kazandıracak büyüklerime şimdiden teşekkür ediyorum.
Betül Kaykun-İstanbul
İSKİ’nin faizi ve TRT’nin dizisi
Merhaba Feridun Ağabey, derdim çoktur hangisini yazayım? Birincisi İSKİ’nin yapmış olduğu yeni sözleşme ile ilgili. Ben kiracıyım. Eve bir yazı gelmiş İSKİ’den. “Bir hafta içinde T.C. kimlik numarası güncellenmeli, aksi halde suyunuz kesilecektir” diyorlar.
Araştırdım suyu üzerimize almamız isteniyormuş. Bedeli 178 liraya. İSKİ’yi aradım “6 taksit yapıyoruz” dediler. Tamam, buraya kadar eyvallah…
İSKİ Aksaray Şubesine gittim. Yaklaşık üç saatlik beklemeden sonra sıram geldi. Aboneliği üzerime alıp taksitlendirmek istediğimde memur bey bana 180 liralık bir hesap çıkardı.
Dedim bu 2 liralık fark niçin? Dedi ki, “taksit vade farkıdır” Hazırlıksızdım. Hem son gündü hem üzerimde para yoktu. Ne yapacağımı şaşırdım. Mecburen kabul ettim. Böylece devlet marifetiyle suyumuza da faiz karışmış oldu. Günahı vebali kime ola? Ayrıca bu rakam, yani 180 lira bir kiracı için çok değil mi?..
İkinci derdim. TRT’nin dizileriyle ilgilidir. Salı ve Çarşamba günü yayınlanan malum diziler. Özeti, fragmanı filan derken her biri tam 3 saat sürüyor. Bu diziler çocuklarımızı olumsuz etkiliyor. O günlerde derslerini yapamıyorlar, gece 24:00 gibi yatabiliyorlar. Sabah da zor kalkıyorlar. Lütfen bu dizilerin yapımcılarına söyleyin işin tadını kaçırmasınlar.
İnsaf! Bir insanı 3 saat, televizyon gibi bir aygıtın karşısında esir etmeyin! Saygılarımla.”
Hüseyin Yılmaz-İstanbul
Gözlük piyasası denetleniyor mu?
Toplumumuzda gözlerin bozukluğu artık önü alınamaz derecede artmaktadır. Yıllar önce gözlük takanların yadırgandığı durumdan gözlük ve lens kullanmayanların yadırgandığı ortama gelmiş hâldeyiz. Hemen herkesin gözü bozuk, hemen herkes gözünden şikâyet eder durumda. Gözlük piyasasında ise kendilerine optisyen dedirten, halk dilinde gözlükçü olarak anılmaktan kurtulmayan esnaf da piyasada kendilerine rakip gördükleri firmalardan şikâyetçi.
Ben bu yazımda gözlük ve lenslerin sertifikalı gözlükçülerden alınmasını savunanlara cevap vermek istiyorum. SGK’dan yararlanarak gözlük veya camı almak için gözlükçülere gidenlere “SGK bu kadar ödedi” denilerek demode olmuş gözlükleri vatandaşın beğenisine sunup daha iyisini farklı fiyattan satmaya çalışanlar, odak noktası bozuk camları hastalara dikkatsizce takanlar, atölyelerde optisyenlikten bihaber ucuz elemana iş yaptıranlar var maalesef. Sadece bir lens fiyatında karşılaştığım rakamdan söz ederek tüketicinin nasıl bir tezgâh içinde malzeme olduğunu anlatmaya çalışacağım.
Bir çift lens için 4 ayrı gözlükçüde 270 ve 480 lira arasında fiyat farkı var. Kimi bir günde teslim ediyor kimi bir haftada. Kimi reçetedeki ölçülerin olmadığını, piyasada böyle bir numaranın bulunmadığını, kimi sorun olmadığını söylüyor. Bir çift lens için ortalama 340 lira fiyat söylenirken internette bunun 170 liraya temizleyici ilacı dahil reçeteye uygun olarak satış yapılması düşündürücü değil midir? Tüketiciyi bu konuda da bilinçlendirmek ve varsa bu meslekteki haksız kazancın önüne geçmek için hem ilgili bakanlığı hem ilgili derneğin yetkililerini gözlük piyasasını denetlemek için göreve davet ediyorum.”
Erol Kara-İstanbul