Feridun Ağabey, ben renk körlüğünün ne olduğunu askerde öğrendim. Ondan sonra da hayatımın birçok döneminde önemli bir engel olarak karşıma çıktı. Renk körlüğü genetik bir rahatsızlık ve tedavisi yok. Dünyada da insanların ortalama % 3’ü renk körüdür. Ülkemizde renk körlüğü sosyal haklar statüsünde engel olarak kabul edilmiyor. Ama renk körü olmamız sebebiyle yıllarca nice sosyal haktan bizler mahrum edildik.
Renk körü olan insanlara bu ülkede bir dönem ehliyet verilmedi. Renk körü olan insanlar polis olamıyor, itfaiyeci olamıyor, pilot olamıyor, rütbeli asker olamıyor, denizci olamıyor, göz doktoru olamıyor, branş öğretmeni olamıyor. Daha neler neler…
Bütün bu haklardan bizi mahrum eden devlet, bizi engelli olarak da görmüyor. Dolayısıyla renk körü olanlara örneğin özel gözlüklerimizi SGK karşılamıyor. Çünkü bir renk körlüğü gözlüğünün tek camı normal renk körleri için 700+700=1400 lira, astigmat olanlar için 1050+1050=2100 lira. Üstelik bu gözlükler yılın ancak 3/1'inde kullanılabiliyor. Sonra yenilenmesi gerekiyor. Ben bir yılda üç defa 2100 lirayı nasıl temin edeceğim? Ve yıllardan beri gözlüksüz dolaşıyorum. Bu ise benim hayat kalitemi olumsuz etkiliyor.
Örnek olarak ben yeşili göremediğim için elektronik cihazları kullanmakta sorun yaşıyorum. En sıradan örnek vereyim cep telefonumda şarjımın dolup dolmadığını anlayamıyorum. Trafik ışıklarında bana hep kırmızı yanıyor. Kör isek körlerin haklarından yararlanalım, kör değilsek normal insanlar gibi haklarımız verilsin.
Dolayısıyla buradan SGK’ya, Sağlık Bakanlığımıza ve TBMM’ye iletilmesini istiyorum. Ya bizim renk körlüğü rahatsızlığımız sebebiyle engellenen haklarımız engellenmesin. Ya da engelli konumunda isek engellilerde olduğu gibi devlet bizi de sosyal haklardan yararlandırsın. Devletten bizlerin durumuna bir çözüm bekliyoruz. Saygılarımızla...
“Renk körü mağduru”-İstanbul
Tecrübeli çoban sermayeli ortak arıyor
Feridun Ağabey, kayınpederimin size iletmemi istediği bir mesajı var. Diyor ki: “Ben hayvancılık yapmak için sermayeli ortak arıyorum; yaylada iki yüz başlık kapalı yerim, evim ve kesim yerim var. Otuz yıllık tecrübemle yılda dokuz ay merada masrafsız otlatma imkânına sahibim. Bazı nedenlerden dolayı ekonomik gücüm yok. Ama alım ve satım tecrübem var çevrem de geniş. Bunun için melez ırk büyükbaş kurbanlık ve damızlık hayvancılık yapmak isteyen, sermaye koyabilecek, ciddi bir ortağa ihtiyacım var. İletişim bilgimi size yazdım. Yardımcı olursanız şimdiden teşekkür ederim.”
“Tecrübeli Çoban”-Dinar/Afyon
“Abla eti nereden bulup da yiyeceksin” dedi
Feridun Ağabey, ne olur insanlar komşularını unutmasınlar. Herkes kendinden başkasını hiç görmez hâle geldi. Geçen gün hastane koridorunda rastladım. 30 yaşlarında bir kızcağızdı. Kucağında bir çocuğuyla doktorun odasından çıkmıştı. Rengi sapsarıydı. Doktor protein eksikliği var demiş. Ben de dedim ki:
"Protein alman için et yemen lazım.”
“Ay abla eti nereden bulup da yiyeceksin?” dedi.
Hastane koridorunda üzüntüden kahroldum. Yardımlaşma ve komşuluk duygularımız mı kalmadı, yoksa herkes mi birbirinden fakir anlamıyorum. Bu işin içinden çıkamıyorum.
Rumuz: “Serpil”-Kocaeli
Anne babalar gençlerden ne istiyor?
“Feridun Ağabey, geçenlerde sevdiği kızı versinler diye Cumhurbaşkanına yalvaran genç vardı ya. İnanın o genç gibiyim ben de. Ben de sevdiğim gençle evlenmek istiyorum ama ailem izin vermiyor. Hiçbir kötü alışkanlığı olmadığı hâlde 'hayır!' diyorlar. Ben ise onunla evlenmek istiyorum. Hem beni kendileri evlendiremiyor hem benim evlenmek istediğim gence karşı çıkıyorlar. Araştırdım, dürüst bir insan. Bu anne babalar bizden ne istiyor anlamadım Ağabey?”
“Seviyorum”-Samsun