Feridun Ağabey, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, 2014-2017 dönemi işletici seçiminde haksızlığa uğradık. 2014 yılı Eylül ayından itibaren bu konuyu anlatmak için çırpınıp durdum. Bugünkü Gençlik ve Spor Bakanı'na atıfta bulunularak "Hakkını mahkemede arasın" denilerek YURTKUR kapıyı kapattı. Konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu'na götürdük. Zaten, benzer konularda 7-8 adet "Yürütmeyi Durdurma" kararı var idi. Kamu Denetçiliği Kurumu da bizi teyit etti. (Bkz. www.ombudsman.gov.tr Karar Örnekleri, 2015 yılı kararları, PDF Dosya No: 2015/3576)
Ateş çemberi ortasında, yüzlerce problemle uğraşan bir ülkenin kamburlarından biri olduğunu düşündüğüm hukuksuzluğun çözümü için 14.02.2016 tarihinde Başbakanımıza hitaben EK'te bir suretini size gönderdiğim mektubu yazdım. Başbakanlık evrakına teslim ettim. Evrakı teslim ederken görevli, “hangi makama?” diye sordu? Ben de “Sayın Başbakanımıza” diye söyledim. Zira yukarıda arz ettiğim konu beni cesaretlendirmişti.
Bu dilekçeyle aynı zamanda 10.000’e yakın başvuru sahibini ilgilendiren bir problemin çözümünde katkımız olacağını düşünürken, Sayın Başbakanımıza yazdığımız dilekçemize, 03.03.2016 tarih ve 47813164-110.02 sayı ile YURTKUR, Muhasebe ve Mali İşler Daire Başkanlığı antetli kâğıdı ile yine size ekte gönderdiğim cevabi yazıyı 12.03.2016 tarihinde teslim aldım. Bu şu anlama geliyordu. Bizim şikâyetçi olduğumuz makam bize cevap yazıyordu. Bu dilekçem niye Sayın başbakanımıza ulaştırılmadı da bizzat şikâyet makamına gönderilerek oranın cevap vermesi istendi? Kuzuyu kurda kim teslim etmiş oldu!
Bir makama getirilen bazı kamu yetkililerinin, görevlerini, hakka-hukuka uygun olmayan şekillerde kullanmakta olduklarını bize göre yanlış yaptıklarını bir vatandaş olarak devletimize ve devlet adamlarımıza haber vermekten artık çekinecek miyiz? Niçin dilekçemiz kime istenirse oraya verilmez? Bizim dilekçemiz Sayın Başbakanımıza niçin ulaştırılmaz?
Kaldı ki başımızdan geçen olayın, Bölge İdare Mahkemesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu kararları incelendiğinde bu kanaatimizde ne denli haklı olduğumuz şüphe götürmeyecek derecede ortaya çıkacaktır. Saygılarımla.”
A.H.-Ankara
Bir okul müdürü böyle mi davranır?
“Feridun Ağabey, gazetenizin abonesiyim ve köşenizi takip etmekteyim. Sizden bir konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum. Şikâyetim; İstanbul Üsküdar'daki Sabri Artam Vakfı'nın Okul Müdürü hakkında.
Çok uzun yazmadan olayları kısa ve madde madde özetlemek istiyorum. Okul müdürü, müfredat harici öğretmenlere kitap aldırtabilir mi? Duyumumuza göre alınan kitaplar aynı yayınevinden. Almak istemeyen öğretmenlere ise zorla aldırıyor. Bu yasak değil mi?
Müdür Bey 23 Nisan kutlamaları için bazı sınıflara katılım zorunluluğu getirmiş. Törenlere katılım zorunluluğu diye bir şey olabilir mi? Kutlamalara katılacak öğrenciler için kıyafetler ise neye göre beğeniliyor? Okulda kadınlar ellerinde hep bir firmanın poşetiyle dolaşıyor. Okula aidat yapılması konusunda öğretmenlere sık sık baskı yapabilir mi? Bu konudaki rahatsızlıklarını öğretmenler yarım dille biz velilere anlatırken çaresizlikten kahroluyoruz.
Teneffüslerde okulda öğrenciler arasında çıkan minik itiş kakışlarda ne olursa olsun bir okul müdürü öğrencileri dövmekle, kolunu bacağını kırmakla okuldan atmakla vb. tehdit edebilir mi? Soruyorum Feridun Ağabey, burası ortaokul veya lise değil, bir ilköğretim okulu, bu yaştaki çocuklara böyle davranılır mı?.."
Bir öğrenci velisi-İstanbul
İETT, 76Y sefer sayısını niçin azalttı?
“Feridun Ağabey, ben İhlas Marmara Evleri birinci kısımdan yazmaktayım. Benim sorunum İETT ile ilgili. 13 Mart 2016 Pazar günü Bakırköy’e gitmek için durağa çıktık.
76Y İhlas Marmara Evleri-Bakırköy hattının otobüs saatlerine bakarak kendimizi ayarladığımız için Bakırköy’e giderken güzel gittik. Lakin dönüşe geçtiğimizde, saat 16:00’da olması gereken otobüs seferinin iptal olduğunu fark ettik. 16:00’da hareket etmesi gereken otobüs 1 saat 40 dakika sonra saat 17: 40’a ertelenmişti.
Sayın İETT yetkililerine sesleniyorum: Bu civarda en huzurlu ve rahat olarak hizmet aldığımız İETT sefer saatlerindeki bu azalma neden? Biz daha sık gelmesini beklerken daha az gelmeye başlamasına doğrusu anlam veremedik. Birçok hatta 10 dakikada en fazla 20 dakikada bir sefer olurken bizim hattımızın seferlerini 1 saatten fazla aralıklara göre azaltmanın sebebini anlayamıyorum. Yolcu azalması diye bir şey olamaz. Aksine daha da artmış durumda. Başka da aklıma bir şey gelmiyor. Burada yaşayan insanlara bir ayrım mı var yoksa bir ihmal mi söz konusu? Sayın İETT Genel Müdürümüzden 76Y hattının sefer sayısını kimlerin ne amaçla azalttığını kontrol ettirerek hattımızın tekrar eski normal saatlerine çıkartılması konusunda ilgisini bekliyor saygılar sunuyorum...”
Ümit Kahyaoğlu-Yakuplu/İstanbul