Trafik sigortası mevzuu ve enteresan sahtekârlıklar

A -
A +

10 yıl boyunca sigorta şirketlerinin Genel Müdürlük ve Bölge Müdürlüğünün Hasar Departmanlarında binlerce dosya inceledim. Son zamanlarda gündemde olan "fahiş trafik poliçesi fiyatı" yaygarası hakkında 3-5 kelam etme hakkım olduğunu düşünüyorum. Sözünü ettiğim binlerce dosya içinden; güneşli havada “çok yağmur yağıyordu, göremedim vurdum” ifadesini mi istersin, arkadaki araçta motor kısmına kadar çöküntünün sebebini “lambalarda yanlışlıkla geri vitese takmışım” diye izah edeni mi? 20 lira için hasar dosyası açtıranı mı?  Yeni trafiğe çıkan bir dolmuşun 3. günden itibaren 1 yıl boyunca 17 adet hasar dosyası açtırmasını mı? Bir farı kırılınca “renk farkı olmasın” diye diğer farını da çekiçle kırıp sigortadan talep edeni mi? Başka bir yerde kendi yaptığı hasarı akraba veya arkadaşı ile anlaşmalı şekilde kaza süsü vererek tutanak düzenleyeni mi? Alkollü ya da ehliyetsiz yaptığı kazadan sonra hemen bir başkasını şoför diye yutturmaya çalışanı mı? “Karım hamile iken kaza oldu ve erken doğum yapmak zorunda kaldı” deyip doğum giderleri yanında kaza ile alakası olmayan “kısırlaştırma masraflarını” sigorta şirketine yamamaya çalışanı mı? "Nasıl olsa sigorta şirketi ödüyor" deyip basit bir tedavi için bile "tuzlu" hastanelerde tedavi ile birlikte "şuram da buram da ağrıyor" deyip ekstra testler yaptıranları mı?
Daha onlarca sahtekârlık sayabilirim. Henüz KASKO, EV, İŞYERİ ve diğer branşların sahtekârlıklarından hiç bahsetmedim. Ona da girersek bu yazı birkaç sayfa uzar gider.
Kısaca kardeşim mevzu şu bunca istismar olunca sigorta şirketleri de tedbir alacağım derken kurunun yanında yaşı da yakıyorlar, mesele budur...
         İrfan Altıkardeş-İstanbul


Miras hukukuyla ilgili bilgiye ihtiyaç var

"Feridun Ağabey, herkesin sorunlarına ve dertlerine Türkiye gazetesindeki köşenizde çare bulmaya çalışıyorsunuz. Ben de Türkiye gazetesinin abonesi olarak yazılarınızı okuyorum. Benim de size danışmam gereken bir sorunum var. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Eskişehir’in İnönü İlçesi Esnemez Köyünde, eşime babasından ve annesinden miras kaldı. Ancak eşimin kardeşinin icrası olduğu için tapu müdürlüğü mirası paylaştıramadı. Tapu memuru 'borcu kabul etme karşılığı imzalarsanız paylaşımı yapacağını' söyledi. Biz de kardeşimin borcunun bize geçeceği için imzayı atmadık. Miras da kardeşler arasında paylaştırılamadı. Bu durumdan dolayı biz mağdur olduk. İleride ne olacağını da bilemiyoruz. Miras bir anda sorun olmaya başladı. Bu sorundan çıkmak için bizi aydınlatırsanız seviniriz.  Allahü teâlâ sizden razı olsun. Hoşça kalın Allaha emanet olun” diye yazan ve iletişim bilgileri bizde bulunan Eskişehir’den Ahmet Cevdet Zenbel isimli okuyucumuzun ne yapması gerektiğini hukukçu okuyucularımızdan cevaplayan olursa, kendilerine teşekkür ederiz.


E-devlet şifresi niye sadece PTT’den alınıyor?

Sevgili Feridun Ağabey, e-devlet şifresi uygulaması başladığı günden bu yana “e-devlet şifresi” PTT’lerden ve her ferdin bizzat kendisinin şahsen müracaat etmesiyle veriliyor. Yaşlı insanların, yatalak ve engelli vb. gibi kimselerin nasıl bizzat PTT’ye gelmesi isteniyor orası ayrı bir konu ama ben asıl şunu merak ediyorum. Biz banka hesaplarımızın bulunduğu, nüfus bilgilerimizin bulunduğu birçok internet sitesinden hizmet alan insanlar olarak, birçoğunda şifremizi yine kurumun yönlendirmesiyle internetten kendimiz alıyoruz. Bunlar arasında devletin bankası ve maliye gibi, nüfus müdürlüğü gibi resmî kurumları da var. Bu kurumlar ne kadar güvenli veya güvensiz ise PTT’den para karşılığı ve bizzat gidilerek alınması gereken şifre de o kadar güvenli veya güvensizdir. Dolayısıyla devletin bu uygulamada tekdüzelikten vazgeçmesi gerekmektedir. Mademki internet ortamından hizmet vermek gibi bir güzellik yapmıştır, o zaman internet kullanabilen kimsenin e-devlet şifresini de internetten kendisi alabilecek bilgiye sahip olduğunu da bilmeli ve isteyene şifresini kendisi internetten alabilecek imkân sunmalıdır. Zaten internetten şifre alamayacak kadar bilgisayar kullanmayı bilmeyen kimseye PTT’den e-devlet şifresi verilse ne olur ki? O şifreyle nereye girecek de nereden kendi bilgilerine ulaşacaktır? Bilgisayar kullanabilen ve internetten işlemlerini yapabilen kimseler ise zaten internetten şifre almayı da pekâlâ çözeceklerdir. Ben demiyorum ki PTT’den şifre verilme işlemi kaldırılsın. Hayır, isteyen yine PTT’den "e-şifre"sini gidip almaya devam etsin ama isteyen de e-devlet şifresini internetten kendisi alabilsin. Üç kuruş alınacak diyerek insanların zamanlarını PTT’de hizaya dizerek ziyan etmesinler. Saygılarımla.
         Adnan Tepebaşı-İstanbul

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.