Uzun seneler çalışmanın ardından gelen emeklilik her insanın en büyük hayalidir. Zira sağlık sorunlarının da arttığı yaşlılık döneminde başkalarına el-avuç açmadan devlet güvencesiyle masrafların karşılanması ve hayatın idame ettirilmesi için gelire sahip olunması tarif edilemez bir saadettir.
Anayasal dayanağa sahip sosyal güvenlik sistemimizin uhdesinde bulunan emeklilik uygulamalarımızda 80 yıldan beri çok sayıda değişiklik ve oynamalar yapılmıştır. Özellikle her seçim sath-ı mailinde aktüeryal denge ve nimet-külfet dengesi gözetilmeden yapılan müdahaleler emeklilik sistemimizi içinden çıkılmaz hâle getirmiştir.
Hâl böyle iken emeklilik maaşı bağlama esasları dönemlere göre değişiklik göstermektedir. Bu durumda aynı süre ve kazançlar üzerinden SGK’ya bildirim yapılmış olsa bile farklı maaş bağlanması söz konusu olmaktadır.
2008 yılında sosyal güvenlik reformuyla yürürlüğe konan SGK (5510 S.) Kanunla emekli aylık bağlama sisteminde yapılan değişiklikler, kanun değişikliklerinin yapıldığı tarihten önce sigortalı olanların aylıklarının hesaplanmasında da uygulanmaktadır. Buna göre 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamındaki sigortalıların aylıklarının hangi sisteme göre hesaplanacağı; malullük ve yaşlılık sigortasında tahsis talep, ölüm sigortasında ise ölüm tarihine göre tespit edilmektedir. Memurların maaşları Emekli Sandığı Kanuna göre bağlanmaktadır. Ancak 2008/Ekim ay başından itibaren ilk defa 4/1-(c) kapsamında sigortalı olan memurların aylıkları ise anılan Kanunla getirilen yeni sisteme göre hesaplanmaktadır.
Diğer yandan enflasyon ve büyüme rakamlarında büyük dalgalanmaların seyrettiği dönemlerde özellikle SSK ve Bağ-Kur’dan emeklilik başvurusunda bulunulan tarih de hayati ehemmiyet arz etmektedir.
Keza bu durumlarda içinde bulunulan yıl veya takip eden yılda yapılacak emeklilik müracaatına göre aynı dönemlerde ve aynı süre ve kazançlar üzerinden şartlara sahip olan emekliler arasında bile kalıcı farklara neden olabilmektedir.
Daha önceki yazılarımda da aslında bu tarihi farktan dolaylı olarak söz etmiştim. Zira üniversiteden doktora özel öğrenciliğe kadar tüm eğitimi çalışma hayatı ve sosyal güvenlik üzerinde tedrisat yapmış 28 yıl boyunca ÇSGB/SSK ve SGK’da müfettiş yardımcılığından başmüfettişliğe kadar sosyal güvenlik sistemimizin sürdürülebilirliği için yurdun dört bir köşesinde alın teri ve göz nuru dökmüş bir bürokrat olarak hâlen sorumluluk taşımaktayım.
Keza sistemden kaçışların artmaması ve panik olmaması için özellikle değinmekten kaçınmıştım. Ancak medyada sürekli dillendirilmesine rağmen bugüne kadar SGK yönetiminin tedbir almaması, açıklama bile yapmamasını derin bir hüsran içinde izlemekteyim.
Tüm veriler ortada iken MB ve OVP hedefleri belli iken SGK’nın ortaya çıkacak sosyal güvenlik tarihimizin en büyük farkına karşın aradan 8,5 ayı aşkın zaman geçmesine rağmen hâlen tedbir almaması, TBMM kapanmadan önce yasal düzenleme yapılmaması sistemden hızla panik hâlinde kaçışların artmasına sebebiyet vermiştir. Zira 2024 yılı enflasyonu %42, 45, 46, 48… kaç gerçekleşirse gerçekleşsin 2024 yılında emeklilik dilekçesini verenler 2025 yılında emeklilik dilekçesini verenlere göre %30’lardan daha az olmayacak büyük avantajlar elde edecektir.
Misalen özel sektörde çalışan bir işçi 31.12.2024 günü emeklilik dilekçesini verdiğinde sadece 1 gün sonra yani 01.01.2025 günü dilekçesini veren aynı çalışma şartlarına sahip işçiye göre %30’dan az olmayacak oranda daha yüksek maaş alabilecektir. Bu gerecekten rekor farktır. Tolere edilemeyecek kabul edilemeyecek bir farktır.
Bu açıdan da sistemden hızla kaçışların artması realitesini ilave ettiğimizde emeklilik sistemine ‘essahlı’ neşteri kaçınılmaz kılmaktadır.
2023 yılında EYT düzenlemesiyle ortaya çıkan sosyal güvenlik tarihimizin en büyük emeklilik furyasının ardından 2024 yılı da en çok emeklinin olduğu yıllar arasında yerini alacaktır. Netice itibarıyla aktif-pasif dengesi daha da bozulacak ve sistem sürdürülemez hâle gelecektir.
kamu da çalışan ssk 31.12. 2024 emeklilik dilekçesini verirse nasıl olur
kamu da çalışan ssk 31.12. 2024 emeklilik dilekçesini verirse nasıl olur
Bu uygulama devlet memurlarınıda kapsıyormu.
Sayın İsa Bey; Bu durum memurlar için de geçerli midir? Tam anlayamadım. İzah ederseniz sevinirim. En iyi dileklerimle. alisaygin49@hotmail.com