Kendisini yakından tanımıyorum.
“İstikbal göklerdedir!” sözünün hakkını veren güzel ve özel isimlerden birisi olarak çok genç yaşta Türk gençliğinin ve bütün Türk milletinin hayranlığını kazanan bir şahsiyet Selçuk Bayraktar.
Türk gençliğinin bayraktarlığını yapan Selçuk Bey, savunma sanayiinin yüz akı teçhizatlarını göklere uçurdukça Türk bayrağı da mavi göklerde dalgalanıyor.
İşte gerçek milliyetçilik de vatanseverlik de budur.
Seyyid Ahmet Arvasi Hoca, milliyetçi kimseyi “Türk İslam Ülküsü” kitabında şöyle tarif eder:
-...Türk İslam inancıyla yoğrulmuş Müslüman aydınlar, kendilerini çok iyi yetiştirmiş olmalı, en az bir yabancı dil bilmeli, İslam’ın tavizsiz ve akıllı bir seçkini olarak kendi ihtisas dalında, mazlum ve mağdur İslam âlemine hizmet vermelidir. Unutmamak gerekir ki, İslam dünyası, birinci sınıf ilim, fikir, sanat ve hamle adamlarını beklemektedir. Bunlar başka bir yıldızdan gelmeyecek, sizlerin arasından çıkacaktır.”
Türkiye’ye kazandırdığı itibarı sözcüklerle anlatmak gerçekten de çok zor. İşte en son KIZILELMA’yı dualarla âminlerle göklere saldı.
Kızılelma, Türk milletinin istikrarı, savunması, güvenliği olması yanında yüksek itibarıdır aynı zamanda. Kendi paramızla bir uçak satın alabilmek için kapı kapı dolaşan ve çoğu zaman eli boş dönen siyasilerimiz iyi bilirler yaban elin hoyratlığını.
İşte F-35, diğer adıyla hayalet uçakları meselesi!
Verdiğimiz milyon dolarlarımızı dahi alamadık henüz. BAYRAKTAR KIZILELMA işte bize verilmeyen o hayalet uçaklara alternatif olacak öz güvenimizdir. En çarpıcı cevabımızdır. Bu insansız savaş uçağı Selçuk Bayraktar ve mühendisleri tarafından üretildi. Pek çok yönüyle sahasında en önemli kategoride yerini alacak inşallah. Seri üretime geçtiğinde Türkiye başta olmak üzere bütün Türk İslam dünyasının biricik insansız savaş uçağı olacak.
İHA ve SİHA üretiminden sonra hızla uçak üretimi için kolları sıvayan BAYRAKTAR, öyle inanıyorum ki Türkiye’nin göklerdeki güvenliği, istikrarı, azameti ve gücü olacak.
Seyyid Ahmet Arvasi Hoca, bakınız hiçbir şey üretmeyen aydınlar için ne diyor:
“Eğer benim milletim turnalardan haber sormak zorunda kalmışsa, (Eğil turnam eğil haber sorayım/Bizim köyün çiçekleri açtı mı?) sorumlusu oralara posta, telgraf, telefon getirmeyen aydındır. Şimdi... Türk halkını, Türk milletini böyle yapayalnız hâliyle baş başa bırakacaksın. Bir de o insanlardan şikâyetçi olacaksın! Mabede girmeyeceksin, mabettekilerden şikâyet edeceksin... Yok, öyle şey! Kalem efendisi, çekilip köşesinde viskisini yudumlayan, girilmez levhaları altında kendisini bir kulübün yahut bir derneğin perdeleri arkasına gizleyen şikâyetçi, bohem aydın tipi yaramaz bana.”
Bu ifadelerden mülhem gerçek Türk milliyetçisi Arvasi Hoca’ya göre de Selçuk Bayraktar’dır. Nitekim Selçuk Bayraktar, savunma sanayiinde buluşun ve icraatın bayraktarlığını yapıyor.
Üniversiteli olan iki çocuğumun da Selçuk Bayraktar’a olan hayranlığı ve sevgisini görünce bir şey fark ettim. Yeni kuşak, kuru söylemlerden ziyade icraat istiyor. Onlar için Selçuk Bayraktar, bir gençlik önderi.
Genç kuşaklar için bir kahramana ihtiyaç vardı. Onların umudunu, gücünü, enerjisini harekete geçiren bu aksiyon adamı Selçuk Bayraktar hiç şüphesiz… TEKNOFEST’lerde en çok ilgiyi gören şahsiyet daima Selçuk Bayraktar oldu. Peki neden?
Çünkü gençlik onda geleceğini görüyor.
“İstikbal göklerdedir” sözünün ete kemiğe bürünmüş hâlini görüyor.
Türk milliyetçiliğinin sözde değil, icraatta ve gerçeğe dönüşen yönünü görüyor.
Allah nazarlardan korusun inşallah.