samdan
camii
hayirli-ramazanlar

İthal kültür unsurları meselesi!

Sesli Dinle
A -
A +
Çok ilginçtir ki bu ülkede uzun zamandır biraz para kazanan, birkaç kez yurt dışına çıkan, kısa zamanda değişiyor. Önce muhitini değiştiriyor, etrafındakileri tek tek elemine edip başka bir dünya kuruyor lakin bu Batılı bir yaşam biçimi oluyor çoğunlukla.
 
İşte ocak ayına birkaç gün kalmışken etrafınıza bir bakınız….
 
Lüks evlerin salonlarına yerleştirilen kökünden sökülmüş çam ağaçlarını ve üzerine yerleştirilmiş Noel aksesuarlarını göreceksiniz.
 
Kimsenin yaşam biçimi elbette bizleri ilgilendirmez ama Müslüman bir ülkedeki bu sosyal dejenerasyon ister istemez dikkatimizi çekiyor!
 
Öyle ya her şeyimiz tamamdı bir Noel ağacımız eksikti o da her geçen gün artıyor lakin mesele sadece ağaçla bitmiyormuş!
 
Hanımefendiler veya beyefendiler, Batı’nın daha doğrusu Hristiyan ritüellerinden kimi âdetleri gocunmayıp ithal edivermişler hemen. Ancak birisi var ki duyduğumda gerçekten pes dedim. Binlerce kez pes!
 
Meğer Noel Baba ritüeli modası başlamış bizim memlekette.
 
Yılbaşı gecesi evlerinin kapısını çalıp çocuklarına hediye versin diye artık Noel Babalar kiralanıyormuş önceden. Hediyeler seçilip teslim ediliyormuş ve gece yarısı kapıları çalınıp çocuklarına Noel Baba hediye getiriyormuş! Ve bu akım hızla artıyormuş bizim jet sosyetede…
 
Bu öyle hüzün verici öyle acı bir gelişme ki…
 
Çocuklarına bizim Hızır aleyhisselamı anlatmayanlar elin Noel’ini ‘baba’ olarak anlatmak için özel programlar yapabiliyorlar! Bu nasıl bir yapaylık ve aymazlıktır! Bu nasıl bir kompleks ve yapmacıklıktır böyle?
 
Bu toprakların hiçbir kültürel ritüeline göz ucuyla dahi bakmayanlar Hristiyan âleminin ve bilumum dünya ülkelerinin her türlü çerini çöpünü büyük bir iştahla bu ülkeye taşıyor ve bunu da bin türlü vasıtayla bu ülke çocuklarının gencecik dimağlarına büyük bir ustalıkla zerk ediyorlar. Her gün muhafazakârlıktan, millîlikten ve yerlilikten dem vuranlar da bunu sadece seyrediyorlar. 
 
Acı ama gerçek bu aralar bir de Uzak Doğu kökenli bir takım güya mistik ritüeller de usulca genç kuşakların hayatına giriş yapıyor.
 
Mistik olduğu safsatasıyla kutsallık atfedilen bu ritüellerin gerçekte birer Budist tapınma usulü olduğundan habersiz milyonlarca gencin yavaş yavaş bu dünyaya çekildiğini söyleyelim.
 
YouTube kanallarını inceleyenler bunun bizim söylediklerimizden de ciddi boyutta olduğunu göreceklerdir.
 
Uzak Doğu’nun sözde mistisizmi bütün veçheleriyle bin yıllık İslam mülkünde cirit atıyor. Sosyal medyasından konvensiyonel medyaya kadar her yerde yoga, meditasyon adı altında ülke insanının bilinçaltı kirletiliyor.
 
Sosyolojimize vurulan darbeler çok boyutlu bir asimetrik alanda bütün hızıyla sürüyor ve bunu fark edenler hiçbir şey yapamıyor. Bu platformların daha geniş kesimlere ulaşması için her türlü vasıta kullanılıyor! Hatta muhafazakâr kanallar dahi bu çevrelere alet olabiliyor ne yazık ki.
 
Kültür emperyalizmi hiç bu boyutta saldırıya geçmemişti!Sosyal medyanın pervasızca kullanıldığı tek ülke maalesef bizim ülke zira sosyolojimize verdiği hasar ortada iken henüz gözle görülür bir önlemin alınmaması gerçekten hüzün vericidir.
 
Hasılı kültür emperyalizmi en az terör örgütleri kadar tehlikelidir! Gerçekte verdiği hasar anında görülmez ve uzun bir süreç gerektirir. Son tahlilde ise terör kadar yok edicidir. Bizim memlekette kültür emperyalizmiyle hiçbir zaman ciddi mücadele edilmedi. Şimdi ülkemiz dört koldan kültür emperyalizminin tehdidi altında. Bu sorumluluğu almayanlar, bunun farkında olmayanlar veya daha ciddi işleri olanlar bu vebalden kurtulamazlar!
 
Tolumun zihni ve bilinçaltı geleceğimizdir!
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.