ABD zayıflarken altın ne olacak?

A -
A +
Yüksek enflasyonla mücadele eden ve bu kapsamda “faiz artışı” yönünde para politikası uygulayan ABD’de, ülke ekonomisinden gelen sinyaller zayıf bir görünüme işaret ediyor. Son gelen makroekonomik verilere bakıldığında;
 
-İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan Bileşik PMI rakamları, ağustos ayında 2,7 puan azalarak 45 değerini buldu. PMI verileri 50 seviyesinin altında yer aldığı için bir daralma sinyali veriyor.
 
-ABD Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan temmuz dayanıklı mal siparişleri de beklentiyi karşılamadı. Yüzde 0,8 artış beklenen siparişlerde, herhangi bir yükseliş yaşanmadı.
 
-Ülkede sıfır konut satışları temmuzda yüzde 12,6 düştü. 575 bin adet beklenen aylık satışlar, 511 bin olarak gerçekleşti. Aynı zamanda yeni konut satışları Temmuz 2022’de, Ocak 2016’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi.
 
Gelinen noktada ABD’de faiz oranlarının yükselmesi, tüketici harcamalarını azaltıyor. Talepte zayıflama da imalat tarafına yansıyor. Finansman maliyetlerinin yüksekliği ve konut fiyatlarının yüksek seyri, gayrimenkul sektörüne negatif etki ediyor.
ABD ekonomisi bu sinyalleri üretirken; Dolar Endeksi (DXY), 11-23 Ağustos aralığında 104,7’den 109,3’e doğru hareketlenmişti. 23 Ağustos ile birlikte DXY’de bir miktar geri çekilme başladı. Son makroekonomik verilerin ardından, FED’in faiz artış hızında ve oranlarında “biraz frene basabileceği” yönündeki beklentiler ağırlık kazanabilir. DXY’de ilk etapta 108’e doğru gerileme de bundan kaynaklandı.
 
ABD ekonomisinden gelen bu zayıf sinyallerin, orta vadede ülke enflasyonunu azaltması beklenebilir. Bununla birlikte artan saatlik ücretler enflasyonu etkilemeye devam edebilir. Ancak makroekonomik verilerin “ekonomide yavaşlamayı daha fazla desteklediği” görülüyor. Bu sebeple FED’in şahin para politikasının sürdürülebilirliği sorgulanmaya başlanabilir. FED, politika faizini eylülde en az yüzde 3’e yükseltecek. Faiz patikasında da, hedefledikleri aralığa yaklaşmış olacaklar.
 
FED Başkanı’nın Jackson Hole toplantısında verdiği mesajlara bakılacak olursa; bundan sonraki süreçte faiz artışlarından çok, “faizin uzun süre yüksek kalabileceği” algısını piyasalara yerleştirmeye başladığını da görüyoruz.
 
‘ONS’ VE ‘GRAM’ FARKLILAŞMASI
 
FED politikaları ve dolardaki hareketliliğin, altın (ons) fiyatlarına doğrudan yansıdığını biliyoruz. 15-22 Ağustos arasında DXY artarken, ons altın 1.802’den 1.728 dolara kadar geriledi. Buradan gelen tepki alımları ile ons, 1.750 dolara yakın seviyelerde denge bulmaya çalıştı.
 
FED beklentilerinin ve genel ekonomik konjonktürün fiyatlara “çoğunlukla” dâhil olduğu senaryonun ağırlık kazanması, altın fiyatları üzerindeki baskının biraz daha hafiflemesi anlamına gelebilir.
 
Bu durumda ‘ons’ta, destek seviyelere doğru (1.680-1.705) geri çekilmeler yaşandıkça ‘ağırlık artırma’ fırsatı kollamak (‘stop loss’ emirlerinin de çalıştırılması suretiyle) daha uygun bir strateji olarak öne çıkabilir.
 
Aynı zamanda ‘ons’ta 1.680 dolar çok önemli bir destek noktası ve aşağı yönlü kırılmaması gereken ‘kırmızı çizgi’ olarak dikkatle takip edilmelidir. Çünkü FED'in öngörülerinin dışında bir enflasyon bozulması gerçekleşirse bu ihtimal ağırlık kazanabilir. FED Başkanı’nın, Jackson Hole’deki “faiz süreci acı verici olabilir” mesajı da bu anlamda dikkate değer... Bu durumda DXY, kritik 109,30 direncini de aşabilir. O zaman ‘ons’ta da ana senaryo değişebilir.
 
Gram altın tarafında ise önceki öngörülerimiz devam ediyor. TCMB’nin faiz indirdiği ve mevcut şartların devam ettiği bir ortamda, dolarda 17,80 TL’nin altında bir fiyatlama daha uzak bir ihtimal gibi görünüyor. Bu durum, gram altın tarafında 3 haneli rakamlara (900’lü seviyelere) doğru bir gerileme yaşanmasının da önüne set çekiyor.
 
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.