Pandeminin etkileri tam olarak geçmemiş, üzerine savaş eklenmiş… Artan talep, tedarik korkusu derken, fiyatlar suni ve spekülatif şekilde tırmanmıştı. Zor geçecek bir kış mevsiminden bahsediliyordu. İki önemli ihtiyaç olan gaz ve buğdayda ciddi fiyat yükselişleri yaşanmıştı. 2022 yılına 4 bin dolara yakın seviyelerden başlayan ABD Vadeli Gaz Kontratları; yaz günü, ağustos ayında 10 bin doların da üzerine çıkmıştı. Yine buğday fiyatları 750 dolardan bu seneye başlamış, savaş çıkınca 1.350 dolara kadar tırmanmıştı.
Bugün ekim ayını tamamlamak üzereyiz. Önümüz artık resmen kış. Gaz ve buğday ne oldu? Çıktığı gibi geri geldi. Gaz fiyatları ağustosta gördüğü 10 bin dolar zirvesinin yarısına kadar geriledi, 5 bin dolar sınırına çekildi. Buğday fiyatları da aynı şekilde yarı yarıya yakın gerilemeyle, 800 dolar civarında seyrediyor. Sonuçta gaz, yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 30 yukarıda, buğday ise yüzde 10… ABD, stratejik enerji rezervlerini devreye aldı. AB, Rusya’ya alternatifler buldu, depolarını doldurdu. Gazın gazı alındı. Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen Tahıl Koridoru da, buğdayda (ve tüm tahıllarda) tansiyonu düşürdü.
Demem o ki; içeride de bunun yansımalarını görmek isteriz. Dünyada gıda ve enerji gerilerken, içeride yükselmeye devam ediyor. 1 kg sütün 20 TL’yi aşmasını izah ve idrak edemeden; 3 TL’yi geçen yumurta ile karşılaştık. Üreticinin haklı birtakım gerekçeleri olabilir ancak yemin, ısınmanın ham maddesi piyasalarda çakılırken, biz de içeride biraz nefes alamaz mıyız? Tamam, yükselen kur etkisiyle geriden gelen bir fiyatlandırma mekanizması çalışıyor. Ancak geçen yıl aralık ayında 18,35’i gören dolar, neredeyse 1 yıl sonra yine bu seviyelere yakın seyrediyor. “Fiyatlandırma mekanizması bir yılda hedefe ulaşamadı mı hâlâ” diye sesli düşünürken, vakanın artık psikolojik olduğunu da anlıyor gibiyiz. Piyasalara geçersek;
ENDEKSTE İLK DESTEK 3.850
BORSA; hafta boyunca yokladığı 4 bin puan seviyesini aşamadı. Güç toplamak için biraz geri çekilmeye niyetlenmiş gibi görünüyor. Haftalık kapanışını 3.878 puandan gerçekleştiren endekste, 3.850-3.715 bandı korundukça, pozitif görüntü bozulmayacak. Bilançolar başladı, iyi de geliyor genelde. Ancak bu beklentiler önceden satın alındığı ve hisseler de iyi yerlere geldiği için, bilançolar açıklandıkça bir miktar kâr satışlarını da belirttiğimiz destekler kapsamında anlayışla karşılamak gerekir diye düşünüyorum. Şayet 3.715’i aşağı kırarsak, o zaman anlayışla karşılamayız, “stop loss” emirleri devreye girebilir. Şu net ki; orta ve uzun vadeli ‘al-biriktir’ piyasası, enflasyonist baskı ile bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Bu sebeple bu tarz geri çekilmeleri ‘kademeli’ alım fırsatı olarak görmeye çalışmak, daha doğru bir strateji olarak öne çıkabilir.
GRAM ALTINDA FIRSAT MI?
ONS; ABD Merkez Bankasına kilitlendi. FED'in 2 Kasım’da politika faizini 75 baz puan artırması bekleniyor. Aralık ayında da 50 baz puan artış masada… Ons altın bu beklentilerle hafta içi 1.680 dolar atağı yapsa da, başarılı olamadı. Haftayı 1.650 doların altında tamamladı. Gram altın da 1.000 TL’yi gördükten sonra 980 TL’ye doğru bir geri çekilme ile cuma gününü bitirdi. ‘Ons’ta 1.615 dolar desteğine doğru tekrar bir ziyaret yaşanırsa, ‘gram’ yeni imkân sunabilir. 970 TL ve altında gerçekleşecek fiyatlamalar, gram tarafında “toplama fırsatı” olarak görülebilir. Dolar tarafında da 18,50’nin üzerinde “kalıcı” görünümü dikkate alırsak...