Gübre fiyatları faizle mi düşer?

A -
A +

ABD Merkez Bankası (FED), yüksek gelen ağustos enflasyonunun ardından merakla beklenen faiz kararını geçen hafta açıkladı. FED, beklentiler doğrultusunda 0,75 baz puanlık artışa gitti. ABD’de politika faizi yüzde 3,00-3,25 bandına yükseldi. FED Başkanı Powell da “Enflasyon hedeflerimizin oldukça üzerinde. Enflasyonist baskılar da yukarı yönlü. Faiz artışlarının sürdürülmesi görüşündeyiz. Para politikasının erken gevşememesi gerekiyor. Bu sebeple yumuşak iniş çok kolay olmayacak” mesajını verdi.

 

BUNLAR OLACAK İŞ DEĞİL!

 

FED’in kararının ve bu açıklamaların ardından piyasalarda fırtına koptu. ABD 2 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,10 ile son yılların en yüksek noktasına ulaştı. Dolar endeksi 113 ile zirve yaptı. Avro/dolar paritesinde 0,97’ye doğru gerileme, petrolde 85 dolar ve ons altında 1.640 dolar gibi “yeni dipler” sahneye çıktı. Sterlin/dolar paritesi için 1 seviyesinin konuşulması ve Japon yenine neredeyse 30 yıl aranın ardından müdahale gelmesi, normalde olacak işler değil. Mevcut tabloda ve yakın vadede petrolde 100 dolar, ons altında 1.800 dolar ve avro/dolar paritesinde 1’in üstü zor ihtimal. Moral endeksi diyebileceğimiz ABD S&P 500 borsası da hızla geriliyor.

 

DEFANSI SAĞLAM TUTMALIYIZ

 

Ekim ayında FED toplantısı olmayacak. İlki kasımda... Bu toplantıya ilişkin olarak da 0,75’lik faiz artışı ihtimal dâhilinde. Üstelik ABD ile birlikte bütün dünya da faiz artırma yarışında… Hâlbuki öncelikle talep enflasyonu ile karşı karşıya değiliz. Soğuk savaş ve kıtlık enflasyonu yaşanıyor. BM Genel Sekreteri “Bir an önce harekete geçilmezse küresel gübre kıtlığı, hızla küresel gıda kıtlığına dönüşecek” uyarısında bulunuyor. Rusya-Ukrayna savaşını kastederek, jeopolitik problemlerin çözülmesi gerektiğini ve bu şekilde devam edilemeyeceğini söylüyor. Korku var, güven yok. Dünya ise faiz artırarak gübre fiyatlarını dizginlemeye çalışıyor! Enflasyonu düşürelim derken de borsaları çakıyorlar, şirket değerlemelerini aşağı çekiyorlar, rekabetçi olmaktan çıkan para birimleri ile kendi ihracatlarını vuruyorlar, tüketici güvenini zedeliyorlar… Bu tablo, para ve maliye politikaları ile çözülecek gibi gözükmüyor. Soğuk savaş da bir süre daha bizimle olacağına göre, defansa çekilmekte fayda var.

 

DOLAR/TL, BORSA, GRAM ALTIN?!

 

“Gübre muhabbeti sıktı, FED baydı, iki hisse söyle de yolumuzu bulalım” diyenlere… Bu tablodan nasıl ayrışırız bilmiyorum ama parasını çok önceden gübre hisselerine yatıranların yüzü gülüyor şu anda…

-BORSA, 3.200 desteği üzerinde tutundukça “yeni diplere yelken açmaz” gibi görünüyor. “Başını alıp gider mi” sorusunun cevabını arıyorsan, yüksek enflasyona karşı hisse senetleri yine en iyi getiriyi vadedebilir. Ancak 3.400-3.550 bandı aşılmak zorunda. Buna da mazot lazım. Yani para, moral ve beklenti…

-DOLAR, içeride faiz indirimi uygulandığı bu süreçte “TL’ye karşı bir miktar daha güç kazanabileceği” patikada… Bu kapsamda 18,40’ın üzerine çıkıldı. Merkez Bankasının son anketine göre yıl sonu beklentisi 19,51 TL seviyesinde… OVP’de işaret edilen hedefler de, dolar/TL’de yıl sonu itibarıyla 19 TL’nin üzerinde bir fiyatlamaya işaret ediyor.

-ALTIN, onstaki gerilemeden etkileniyor. 30 ay sonra 1.650 doların altına sarkan ons sebebiyle, gram altın da 975 TL’nin altını test etti. ‘Ons’ta satışların derinleşmesi hâlinde, gram altında da baskı artabilir. 971 ve 952 TL seviyeleri kritik destek olarak öne çıkabilir. Yine de güçlü dolar, gram altında düşüşleri sınırlıyor. Orta ve uzun vadede altının kaybettirdiğini gören var mı?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.