Bu yılın tamamlanmasına bir ay kala yatırım enstrümanlarına bakalım istedik. Geçen hafta, tarihinde ilk defa 5.000’in üzerini gören borsa tabii ki zirvede ve enflasyona karşı yenilmeyen tek yatırım aracı olarak gözüküyor. (Konutu dışarıda tutarsak!)
Döviz tarafında; KKM ve diğer birtakım tedbirlerin etkisiyle, stabil görünüme kavuşan bir kur ve enflasyonun altında gerçekleşen bir getiri ile karşı karşıyayız. (Doların geçen yıl, enflasyondan önce yol aldığını da kabul etmek durumundayız.)
Gram altında; FED’in faiz artırımları sebebiyle baskı altında kalan ‘ons’un yansımasını görüyoruz.
TL mevduat; TCMB’nin faiz indirimlerinin etkisiyle, getiride en geride kalan yatırım enstrümanı olarak öne çıkıyor.
Şimdi herkes merak ediyor; 2023 nasıl geçecek? En önemli iç gündem maddesi Genel Seçimler... Seçim sonuçları, bütün politikalar gibi ekonomi politikaları üzerinde de etkili olacaktır.
Seçimin planladığı 2023 ortasına kadarki süreçte; iç piyasada faiz, kur ve enflasyonda bugünkü denklemin devamı niteliğinde bir tablo sürecek gibi gözüküyor.
- ENFLASYON: FED faiz hadlerinin ilk çeyrekte zirveye ulaşacağı ve içeride kurun stabil kalacağı ana senaryoda; baz etkisinin de desteğiyle, enflasyonda daha düşük artışlarla karşılaşabiliriz. TCMB’nin Kasım 2022 anketinde de 12 ay sonrası için enflasyon beklentileri yüzde 37,47 olarak gerçekleşti. Şayet enflasyon bu kompozisyona yakın bir patikada ilerlerse, birikim sahiplerinin yüksek getiri arayışı devam edecektir.
- DOLAR: FED’den gelen daha ılımlı mesajlar ve beraberinde dolar endeksindeki gerileme sebebiyle; (2023’te ek bir olumsuzluk yaşanmadığı sürece) döviz kurları üzerindeki yüksek baskı bir miktar hafifleyebilir. Buna rağmen TCMB anketinde 12 ay sonrası için dolar tahminleri 23,35 seviyesinde gerçekleşti. (Son anketlerde; dolardaki stabilizasyonla birlikte, bu tahminlerin bir miktar aşağı yönlü revizyona uğradığını ve uğrayabileceğini de hatırlatmakta fayda var.)
- FAİZ: TCMB’nin yüzde 9 ile faiz indirimlerini tamamlaması ve seçim sonuçlarının ardından, ekonomi politikalarında biraz daha normale dönüş ağırlık kazanabilir. Anketlerde 12 ay sonrası için TCMB Politika Faiz Oranı beklentilerinin yüzde 15-16 bandında şekillenmeye başladığını da hatırlatalım.
- Sadece yukarıdaki denkleme göre; gelecek yıl hem TL mevduatın hem de dövizin, beklenen enflasyonun altında kalma ihtimali (mevcut şartlar altında) daha ağırlıklı gözükmekte. O hâlde yatırımcının ‘yüksek getiri arayışı’ ve ‘enflasyondan korunma’ eğilimiyle borsaya bakmaya devam edeceğini söylemek zor değil. Borsada açılan hesapların 3 milyonu aşması ve buraya para girişinin sürmesi de yüksek ilgiyi teyit ediyor.
- BORSA: TL bazında zirve noktalarda bulunan BİST100 endeksine artık dolar bazlı bakmak daha yol gösterici olacaktır. Bu kapsamda endekste; 2017 ve 2018’de iki defa test edilen 325 dolar seviyesinin öne çıkması söz konusu olabilir. Orta vadede ve ortalama olarak 19 TL’lik bir kur ile dahi hesaplama yaparsak; borsada 2023’te, mevcut şartlar altında ve ilk etapta (325x19.00)= 6.175 puana varabilecek yükselişler yaşanabilir. Muhtemel geri çekilmelerde ise borsada, 4.800-4.450 bandının destek olarak öne çıkması beklenebilir. 2023’te hangi sektörlerin revaçta olabileceği konusuna başka yazılarda değineceğiz. Ancak tabloda görülen BİST30 hisselerinin getirileri gerçekten olağanüstü… Ve bu tabloda geride kalanlar arayı kapatabilir mi? Odaklanmamız gereken soru bu olabilir.
- ALTIN: Dolar endeksindeki zayıflamayla birlikte altında önemli hareketlilik yaşanıyor. ABD enflasyonu, FED para politikası, küresel büyüme ve jeopolitik riskler burada belirleyici olacak. İbrenin altın lehine dönmeye başladığını söyleyelim ve önümüzdeki yazıyı bu konuya ayıralım.