Yerli borsacılar artık trilyoner!

Sesli Dinle
A -
A +

Borsa İstanbul'da BİST100 endeksi, cuma günü 3.934,63 puandan kapandı. Bu kapanış tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışına da işaret etti. Hafta içinde borsa, 3.952,22 puanla en yüksek seviyesini de görmüş oldu. İki hafta önce “4 bin puana yolculuk başladığına” dair dile getirdiğimiz öngörüler de kısa sürede gerçekleşmiş oldu.

 

Dünyada borsalar gerilerken, resesyon korkuları zirve yaparken; bizim borsada belki de tarihinde görülmemiş bir “ayrışma” yaşanıyor. Sebep olarak baktığımızda; sıklıkla “enflasyon fiyatlaması” diye bir tabir dillendirilmeye başladı. Yüzde 1’lik geri çekilmeler bile borsada hemen alımla karşılık buluyor. Bu durum, paranın gidecek adresinin kalmadığını da gösteriyor aslında.

 

Konut, otomobil, arsa hem çok primli hem likit değil. Döviz derseniz, FED’in bu kadar agresif olduğu ve TCMB’nin faiz indirdiği ortamda bile stabil... Aslında burada da birçok olumsuz beklenti, çok önceden ve büyük ölçüde fiyatlara dâhil olmuş gibi görünüyor. Mevduatta da yıllardır reel getiri yok. Altın fiyatlarını borsa ile kıyaslayacak olursak; gram altın neredeyse 6 aydır yerinde sayarken, borsanın aynı sürede sadece endeks bazında getirisi yüzde 60’ı geçti.

 

Borsayı son dönemde çok kimse yeni fark etti. Merkezî Kayıt Kuruluşu verilerine göre, hisse senedi yatırımcı sayısı yıllık bazda yüzde 17 artmış. 18 Ekim’de 2 milyon 752 bin kişiye ulaşarak rekor kırmış. Bu rakam, 31 Ekim 2021 tarihinde 2 milyon 344 bin olarak gerçekleşmiş. Yatırımcı sayısı sadece bir önceki aya göre 118 bin 522 kişiye karşılık gelen, yüzde 5’lik oranda artış kaydetmiş.

 

Yine Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin eylül ayına ilişkin raporuna göre; yerli yatırımcıların hisse senedi varlıkları 2021 sonunda 524,7 milyar liraymış. 9 ayda bu rakam yüzde 97,4 artarak 1 trilyon 36 milyar liraya çıkmış. Yerli yatırımcının parası, borsada son bir yılda ise yüzde 157 artmış. Yani borsaya yatırım yapanlar, paralarını enflasyona karşı epey korumayı başarmış.

 

Aslında hisse senedi piyasalarının artık bir yatırım aracı olarak görülmesi çok güzel. Ancak yüksek getiri için buranın peşinden koşuyoruz, ağırlıklı olarak… Hâlbuki borsa aynı zamanda bir kültürdür; bir temettü kapısı, bir kumbara, bir iş ortaklığı gibi de görülmelidir. Öte yandan toplumsal hayatta tehlikeli olduğunu düşündüğüm bazı eğilimler gözlemliyorum. Özellikle son 1-2 yılda ilk defa borsaya yatırım yapanlar, “Burası ne kadar da kazançlı, güzel bir yermiş. Neden burayı bu kadar geç gördüm” diyerek, eksik bir değerlendirme içine girebiliyorlar. İş ve kariyerlerine, eğitimlerine ara verenler, hatta bırakanlar var. “Borsada güzel kazançlar var, ne çalışacağım, ne okuyacağım” diyerek! Bunlar ülkenin insan kaynağı, çalışma hayatı ve kişisel gelişimler açısından iyi şeyler değil şüphesiz. Kötü tecrübelerle son bulmaz diye umalım ve rakamlara bakalım…

 

Borsada 3.715-3.850 bandı korundukça, yükseliş isteğinin devam edeceğini söyleyebiliriz. 4 bin seviyesi de ilk defa önümüzdeki hafta görülebilir. Endekste dolar bazlı 2,25 direncine işaret eden, yaklaşık 4.200 puan, ilk önemli hedef olarak karşımıza çıkacaktır. BİST50 ağırlıklı olmak üzere, hisse senetlerinde destek noktalara yaklaştıkça ağırlık artırmak, bu dönemde daha iyi bir strateji gibi görünüyor. Bilanço dönemi başladı, beklentiler gerçekleştikçe bir miktar kâr realizasyonları da yaşanabilir.

 

Borsalarda kasım ayı genelde düşüş ayıdır. Fakat “enflasyon fiyatlaması” ana senaryosunda “ayrışma” devam edebilir. Uzunca bir süre düşüşler, alım fırsatı olarak karşılanacak gibi görünüyor. Ancak daha gerçekçi fiyatlamalarla ve primlerle karşılaşacağımız bir döneme de yaklaşıyor olabiliriz. Yani bu enflasyon hep böyle devam etmeyecek. Küresel durgunluktan da ne kadar ayrışabiliriz? Örnek; demir-çelik sektörü gibi… Sonuç olarak; son bir yılda 1’e 5, 1’e 10 yükselen hisselerden, bundan sonraki bir yılda da aynı performansı beklemek, çok gerçekçi olmayabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.