Adam gibi bir muhalefetimiz olmayacak mı?

Sesli Dinle
A -
A +
Cevabı peşinen vereyim; ufukta öyle bir alternatif görünmüyor.
 
Seçimden önce de sabah-akşam gündem muhalefetti, şimdi de…
 
Aylarca, hatta yıllarca milleti saçma sapan parlamenter sistem tartışmalarıyla oyaladılar.
 
Sonra mevzu kimin aday olacağına geldi, masanın “en büyük vaadi” parlamenter sistemi kimse ağzına almaz oldu.
 
Türkiye iki büyük deprem felaketinin henüz şokunu bile atlatmamışken, bunlar Ankara’da masa dağıtıp, toplama derdindeydi.
 
Milleti aptal yerine koyarak terör örgütleri ve sahipleri ile yaptıkları gizli-açık iş birliklerini mi söyleyelim, seçim kazanmak için dağıttıkları koltukları mı, ‘kutsal’ amaçlarına giden her yolu mubah saymalarını mı…
 
Seçimi kaybettiler, şimdi iç hesaplaşma başladı.
***
Saftirikler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi kaybedince koltuğu bırakacağını zannediyordu…
 
Sanki öncekileri kazanmış gibi!
 
CHP’nin çoktan ellerinden gittiğini yavaş yavaş anlamaya başladılar.
 
Cehaletle suçladıkları Anadolu insanının, bunlardan bin fersah ileride olduğunu böyle böyle kavrayacaklar.
 
Nitekim şimdi kendilerinden “İyi ki bu adam kazanmamış” cümlelerini duyar olduk.
 
Partilerinin nasıl “mezhepçi taassupla” ele geçirildiğini, adaylarının masa ortaklarından gizli işler çevirdiğini fark ettikçe gözlerindeki perde aralanıyor zavallıların.
 
Şimdi karşılıklı restleşmeler, gizli toplantı ifşaları, seçim döneminde yapılan gizli pazarlıklar, itiraflar, ihanet suçlamaları ve meydan okumalar ile gündemimizde altılı, hatta yedili-sekizli masa.
 
Dün biz HDP ile gizli pazarlıkları işaret ederken hop oturup hop kalkanlar, şimdi kendileri bunu soruyor çok değerli Cumhurbaşkanı adaylarına.
***
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, “Ey CHP! Sen bela mısın?” diyordu ya hani…
 
Evet, CHP bela…
 
Hem de bu ülkenin başındaki en büyük bela.
 
2023 seçimleri de bunun özetiydi âdeta.

> FETÖ devlet kadrolarına geri dönecek.

 

> PKK’ya operasyonlar duracak.

 

> Kandil’in özerklik istekleri karşılanacak.

 

> HDP’ye bakanlık dâhil kadro açılacak.

 

> Anayasa, HDP’nin de arzu ettiği şekilde değişecek.

 

> Doğu Akdeniz, Ege, S-400 gibi başlıklarda Batı ne emrederse yapılacak.

 

> Savunma sanayii gözden geçirilecek (!)

Bunlar gibi türlü zırvayı, iktidara karşı alternatif olarak ortaya koyup, sonra da millete dediler ki “Bizi seç”.
 
Seçilemediler ama, acı olan, hem bunları söyleyip, hem de yüzde 48’e yakın oy almalarıydı aslında.
***
Ülkeye apaçık ihanet sayılabilecek bu duruşu ve vaatleri seçim öncesi görmezden gelenlerin şimdi vatanseverlikleri akıllarına geldi.
 
Yıllardır yazıp söylediklerimizi şimdi kendileri dillendirip, Kılıçdaroğlu’nu koltuktan indirmek istiyor.
 
İhanet masasının ortakları ise “Haberimiz yoktu” ayağıyla sıyrılmaya çalışıyor.
 
Ne yaparlarsa yapsınlar, CHP’de ipler Genel Başkan’ın elinde.
 
İnadına tasfiyeye devam ediyor, hatta “Türkiye ile İran savaşırsa, İran’dan yana olurum” diyenleri göreve getiriyor.
 
Olmaz da, diyelim ki Kemal Kılıçdaroğlu’nu devirdiler…
 
CHP değişecek mi sanki!
 
Hiç konuşmadıkları asıl mesele bu işte.
***
Şunları sorgulayıp, başımıza örülen çorabın büyüklüğüne bakın;
Mesela; dışarıdan değil, sadece halktan destek alan bir muhalefetimiz neden yok? İlla Batı başkentlerinden icazet almak için oralarda fink atmak zorunda mı?
 
Terör örgütlerine mavi boncuk dağıtan değil, aksine daha fazla mücadele edeceğini vadeden…
 
Yerli ve millî çizgide Türkiye’yi daha fazla refaha ve huzura kavuşturacağını şüphe götürmez biçimde somut projelerle halkın önüne koyan…
 
Yunan’a şirinlik yapmayan, Rum’a şirin görünmek için Makarios heykeli dikmeyen…
 
Bizans’ı ihya etmek yerine, Türk milletinin bu topraklardaki mirasına sahip çıkacağını gösteren…
 
Toplum ahlakını bozmak için dışarıdan empoze edilmeye çalışılan sapkınlıklar yerine, millî-manevi değerlerimizi korumak için çabalayan…
 
“İstibdat”, “hürriyet” diye böğürüp, tarihimize ekilen düşmanlık tohumlarını yeniden yeşertmeye çalışmak yerine, eksiğiyle fazlasıyla bütün tarihî değerlerimize sahip çıkacağını, toplumu kin ve nefretle bölmeyeceğini ortaya koyan bir lider adayı niye muhalefetin vitrinine çıkamıyor?
 
İktidara alternatif olarak ortaya konan seçenek, illa mevcut muhalefetin şablonu içerisinde olmayı mı gerektiriyor?
 
Topluma ölümü gösterip, bir de bunu tercih etmediği için ağza alınmadık hakaretler eden zavallı zevat, şimdi “İyi ki…” diye başlayan cümleler kuruyor ama, “İyi ki”yi sağlayan halktan özür de dilemiyor.
 
Peşinen söyleyelim; bu kavga nereye gider, nereye varırsınız bilmem ancak bu kafayı değiştirmezseniz, kaç genel başkan değiştirseniz nafile.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.