Cumhurbaşkanı’mızın dört gün süren Asya gezisine eşlik ettik.
Pazar gecesi İstanbul’dan havalanan uçağımız, 10 saatlik yolculukla Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’a iner inmez Cumhurbaşkanı’mızın resmî temasları başladı.
Ayağının tozuyla önce Putrajaya Uluslararası Kongre Merkezinde Perak Sultanı Nazrin Şah tarafından takdim edilen fahri doktora beratı törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından aynı kongre salonunda Malezya Başbakanı Enver İbrahim’le birlikte Türkiye-Malezya Stratejik İşbirliği toplantısına katıldı.
İbrahim’in devasa salonda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yükselişine ve Cumhurbaşkanı’mızın dünya liderliğine yaptığı övgüyü göğsümüz kabararak dinledik.
***
Türkiye ile beş saatlik zaman farkına rağmen, yaptığı gür konuşmayla başta Gazze olmak üzere, pek çok konuda dünyaya güçlü mesajlar ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, onuruna verilen akşam yemeğinin ardından geç saatlerde otelde dinlenmeye geçti.
Ertesi gün 33 derece sıcağa ve yoğun neme rağmen resmî karşılama, ikili ve heyetler arası görüşmeler, anlaşmaların teatisi töreni, ortak basın açıklaması, Türkiye-Malezya İş Forumu gibi yoğun bir programı bulunan Cumhurbaşkanı ile beraber aynı günün gecesinde Endonezya’nın başkenti Cakarta’ya hareket ettik.
Bizler ertesi sabah yorgunluktan yataktan kalkmaya zorlanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan Bogor Cumhurbaşkanlığı Sarayında çoktan resmî programına başlamıştı.
Malezya gibi, Endonezya’da da 30 dereceyi aşan hava kadar sıcak bir sevgi ve ilgiyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cakarta’da altı saate sıkıştırdığı yoğun görüşme ve törenlerin akabinde tekrar yola koyuldu. Birçok bakan ve iş adamlarının da yer aldığı heyet, yaklaşık 7 saatlik uçuşla Pakistan’a geçti.
İslamabad’a indiğimizde nihayet bunaltıcı sıcağın yerini serin bahar havası almıştı.
Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zardari ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in Halim Askerî Havalimanı’nda birlikte karşıladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan, gece yarısı ulaştığımız otelde dinlendikten sonra, sabah aynı tempoyla yola koyuldu.
Resmî karşılama töreni, fidan dikilmesi, Pakistan Hava Kuvvetlerinin saygı uçuşu, Başbakan Şahbaz Şerif’le görüşme, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı, anlaşmaların imza töreni, ortak basın toplantısı, Türkiye-Pakistan İş Forumu, Cumhurbaşkanı Zardari ile görüşme, Pakistanlı komutanları kabul, resmî devlet yemeği…
Ve elbette her ülkede olduğu gibi Cumhurbaşkanı’mızın ev sahibi liderlere hediye ettiği Togg teslim töreni.
Planlanandan iki saat uzayan Pakistan’daki programın ardından havalimanında Türkiye’ye dönüş için sabırsızlanan heyetin yüzünden yorgunluk akıyordu.
Peki ya Cumhurbaşkanı?
Uçağımız, Azerbaycan üzerinden 5,5 saatlik Türkiye uçuşu için havalandıktan hemen sonra başlayan röportajımızda bu soru cevabını buldu.
Maşallah diyelim, bizler âdeta dökülürken, 70 yaşındaki Cumhurbaşkanı’mız gayet dinç ve dingin bir şekilde sorularımızı cevaplıyordu.
Bütün resmî programlarına katılmamamıza rağmen sanki onlar değil de bizdik törenden törene, görüşmeden görüşmeye koşturan!
Gazeteciler olarak, bir saati aşan röportajın ardından havadan sudan sohbet etme imkânı bile bulduk hatta Sayın Erdoğan’la…
Yoğun koşuşturmacada izlemeye fırsat bulamadığı Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in çok konuşulan sosyal medya paylaşımını da gösterdik hatta kendisine.
Elbette yorum yapmadı ama dikkatle izledi bir arkadaşın telefonundan.
Sonra bir gazeteci ağabeyimizin Pakistan’dan aldığı halının el dokuması mı, makine halısı mı olduğu bile neşeli bir sohbet konusu oldu.
Keyfi yerindeydi, yüzü gülüyordu Cumhurbaşkanı’mızın.
Artık sadece tarım ürünleri veya tekstil değil, dünyaya en ileri teknoloji ürünleri satan bir Türkiye’nin keyfiydi bu âdeta.
Ve sıkça tekrarladığı “Aşkınan koşan yorulmaz” sözünü duruşuyla, zindeliğiyle gösteriyordu âdeta.
Kimileri bunu sadece bir slogan zannetse de…
Emin olun, hakikat tam da bu.
Yücel Koç'un önceki yazıları...