Hadiselerin seyrine bakın;
Cumhurbaşkanı ‘iç cephede birlik’ çağrısı yaptı…
MHP liderinden, Öcalan vasıtasıyla terörü kökten bitirme ve Kürt vatandaşlarımızla samimi kucaklaşma çıkışı geldi…
Terör örgütü, bu çağrıya TUSAŞ saldırısıyla cevap verdi...
Devletin teröre boğun eğeceğini düşünenler, tokadı İstanbul Esenyurt’ta yedi…
Şimdi zırlıyorlar!
***
Sırf İstanbul Büyükşehir’i alabilmek için Kandil’in onayladığı DEM’li adayları listesine koyan CHP, kırmızı kategoride aranan Remzi Kartal başta olmak üzere, terör örgütü üyeleriyle 694 defa görüştüğü tespit edilen Esenyurt Belediye Başkanı tutuklanınca ağır bir imtihanla yüzleşti.
Zannediyordu ki, teröre destek veren DEM’liler kendi listesinden seçilirse devlet bunların yerine kayyım atamaya cesaret edemez. Belki bu şekilde Kandil de onların rahat rahat faaliyetini yürüteceğini düşündü.
Hiç de öyle olmadığını Esenyurt’ta gördüler.
Yine zannediyorlardı ki, böyle bir adım gelirse Türkiye’yi ayağa kaldırır, bu adımı atan devlet organlarına, hükûmete dünyayı dar ederler.
Onun cevabını da Esenyurt’ta aldılar.
***
Sırf AK Parti iktidarına karşı oldukları için muhalefetin en güçlü adayına oy vermek zorunda kalan vatandaşların bu çaresizliğini CHP’yi Kandil’in ikinci partisi yaparak istismar edenler, Esenyurt Belediyesine kayyım atanmasını protesto çağrısına neredeyse hiç destek bulamadı.
31 Mart Mahallî Seçimlerinden birinci çıkmış partinin genel başkanı Özgür Özel ve sözüm ona muhalefetin en güçlü cumhurbaşkanı adayı olacak Ekrem İmamoğlu’nun yapmaya çalıştığı gövde gösterisi, Esenyurt’ta 15 bin, diğer illerde yok sayılacak bir katılımla hüsrana dönüştü.
Öyle ki, 200 civarında CHP’li belediye başkanı bile bu çağrıya kulak asmadı.
Esenyurt’ta CHP otobüsünden DEM Eş Başkanı konuşturulduğu hâlde, DEM seçmeni de oralı olmadı.
Peki neden?
Şimdi başlığa dönebiliriz.
***
CHP, 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu tarafa HDP/DEM’le ittifak hâlinde.
Tek dertleri var; birlikte seçim kazanıp AK Parti’yi ve Erdoğan’ı devirmek.
Bu süreci başlatan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çukur hendek kalkışmasında örgütü korumaya çalışmaktan tutun da, Suriye’deki teröristan projesini meşrulaştırmaya kadar ipe sapa gelmez birçok tehlikeli girişimde bulundu.
Yapmadığı tek şey vardı; Kürt vatandaşlarımızı terör örgütünün istismarından kurtarmak ve örgütün hedeflerinden ayrı olarak, vatandaşın taleplerine kulak kabartıp bunu siyasetin gündemine taşımak.
Ne yazık ki aynı kötü alışkanlığı 31 Mart 2024 Mahallî Seçimlerinde yeni CHP yönetimi de sürdürdü.
İBB Başkanı İmamoğlu zaten bunu en fütursuzca yürüten, hatta bu noktada gerek Kemal Kılıçdaroğlu, gerek Özgür Özel’le yarışa girip daha fazla el yükselten bir figürdü.
Esenyurt’un tutuklanan belediye başkanını da bizzat listeye İmamoğlu koydurdu.
Ahmet Özer tutuklanınca, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu bu defa başrol yarışına girdi.
Zannettiler ki milyonlar ayağa kalkacak, bunlar da orada baş aktör olacak.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başta olmak üzere, birçok CHP’li başkan ve parti tabanı bu absürt kalkışmaya destek vermeyince, Özel de, İmamoğlu da fena açığa düştü.
Dileriz bu mesajı doğru anlamışlardır.
AK Parti’ye kızdığı için CHP’ye oy vermek zorunda kalan seçmenin, terör örgütüyle iltisaklı birine sahip çıkma mecburiyetinin olmadığı…
Sırf CHP’li olduğu yahut CHP’de siyaset yaptığı için kimsenin terör örgütünün partisini de kucaklamaya zorlanamayacağı anlaşılmıştır umarım.
***
MHP Lideri Bahçeli, örgütü lağvetmesi için ‘İmralı’ çıkışı yaptığında, “Bize yıllardır terörist diyenler şimdi Öcalan’a çağrı yapıyor” açıklamasıyla atılan adımdan hiçbir şey anlamadığını yahut siyasetçi kurnazlığıyla çarpıttığını gösteren Özgür Özel’in bu mesajı doğru okuyup okumadığını zamanla göreceğiz.
Bakın, bir yandan Öcalan’a o çağrı yapılırken, öbür taraftan terörle mücadele aralıksız sürüyor.
“Teröristbaşını bırakmaktan bahsedip, terör iltisaklı diye birini tutukluyorsunuz” çakallığı boş laf…
Cumhur İttifakı’nda terörle mücadelenin duracağını söyleyen mi var?
***
Gerek çözüm sürecinde Erdoğan’ın, gerek şimdi Bahçeli’nin yaptığı girişimin Kürt kökenli vatandaşlarımızı devletle yakınlaştırırken terör örgütünü zayıflatmayı amaçladığını…
CHP’nin bugüne kadar izlediği politikanın ise tam aksine DEM’le birlikte terörü meşrulaştırmayı ve birlikte iktidara geldiklerinde hazırladıkları anayasa taslağındaki gibi ‘bölünmeyi’ amaçladığını kendileri gizlemeye çalışadursun…
Vatandaş olan bitenin farkında.
İspatı da Esenyurt.
Üstelik sadece CHP seçmeni değil, DEM’e oy veren Kürt vatandaşlarımız da…
Bir tarafta, milletimizin hayrı için gerekirse Öcalan’ın Meclis’te konuşmasını bile sineye çekmeye hazır olduğunu söyleyen irade var, öbür tarafta ülkeyi bölünmeye, iç savaşa götürecekse bile seçim kazanmak için her yolu mubah gören kafa.
Neymiş, altı ay önce o belediye başkanına niye seçim izni verilmiş!
‘Belli boncuk’ birini sırf DEM veya Kandil istiyor diye sen niye aday gösterdin?
Yargılanıp hüküm giymemiş birinin adli sicil kaydı ‘temiz’ çıkıyor. Oldu olacak terör örgütü elebaşı Murat Karayılan’ı da seçtirin.
***
“Siyasetçiye dokunulmaz” tezinizi ise TUSAŞ saldırganı kadın teröristin 9 yıl önce HDP Hakkâri Merkez İlçe Eş Başkanı olması çürütüp çöpe atıyor.
Aynı teröristin ağabeyi sizin Çiğli Belediyesinde neden ve nasıl işe alındı, siz önce bunların cevabını verin.
El netice…
Etrafımızdaki ateş çemberinin giderek daraldığı, Türk’ün de Kürt’ün de ağır imtihanının yaklaştığı bu süreçte devlet, Sayın Bahçeli’nin yaptığı çağrıyla terörü kökten bitirmeye, Kürt vatandaşlarımızı kazanmaya uğraşırken, sizin çabanızın, en büyük zulmü Kürtlere yapan terör örgütünü korumayı amaçladığını ve ülkeye hayır getirmeyeceğini vatandaş gördü…
Siz ne zaman göreceksiniz?
Sağduyulu bir yazı. CHP yi Allah ıslah etsin
Fevkalădenin fevkinde yazı
Teşekkürler yücel bey Tebrikler