Masal; Demokrat Dede ve fondaş gazetecileri...

Sesli Dinle
A -
A +

Bir varmış, bir yokmuş…

 

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, masallar diyarında CHP diye bir parti varmış.

 

Bu parti, asırlarca dünyayı yöneten, çağ açıp çağ kapatan bir imparatorluğun bakiyesi üzerinde kurulmuş.

 

Üç kıtada at koşturan imparatorluk, içeriden iş birlikçi ihanetleriyle çökünce, bütün miras bu partiye kalmış.

 

     ***

 

“Çökerten” sistem, bedelini de çıkarmış elbet.

 

Zengin toprakları, adaları, denizleri talan edilen ülkenin elinde, kala kala bir avuç Anadolu kalmış.

 

Bunu da şartlı bırakmış yeni nizamın sahipleri.

 

Önce “Burayı da elinden alırız haaa!” diye işgal ve Sevr’i denemiş…

 

Elindeki son vatan toprağını kaybetmemek için kurtuluş mücadelesine giren halkın direnişi ile karşılaşınca da, “Madem öyle, bizim istediğimizi yapacaksınız” deyip, Lozan’a razı etmiş!

 

Antlaşma ki, ne antlaşma!

 

Hem Birinci, hem İkinci Dünya Savaşı’nın kaybedeni Almanya bile böylesini görmemiş.

 

Halka sanki işgale direnmenin bedeli ödetilmiş!

 

Dili değişmiş, kıyafeti değişmiş, eğitimi-tarih kitapları değişmiş, dünyadaki Müslümanlara liderlik ettiği hilafeti feshedilmiş, başkenti değişmiş, hatta ve hatta kutsal kitapları yasaklanıp, camileri haraç mezat satışa çıkarılıp dini bile değiştirilmek istenmiş.

 

Neredeyse 30 sene ülkenin bütün varlıklarına sorgusuz sualsiz hükmeden tek parti rejimiyle yönetilip, bunun adına da ‘demokrasi’ denilmiş.

 

Direnen, “N’oluyor?” diyenin kellesi gitmiş.

 

     ***

 

Masallar diyarında, ancak masallarda olabilecek bir hükümranlık süren parti, Anayasa ve kanunlarını da, yeni düzeni kuran efendilerin istediği biçimde şekillendirmiş.

 

Yüzünü aklayıp paklama, sisteme kafa tutan çıkarsa da yaptığına pişman etme görevini kurduğu medya-asker-yargı-sermaye sistemine vermiş.

 

Yeni rejimden kabul görenler semirmiş, sefil çoğunluk gerektiğinde manşetle, yeri geldiğinde dipçikle hizaya getirilmiş.

 

Kanunları adamına göre şekillenen bu düzensizlik, normal düzen kabul edilmiş.

 

     ***

 

Masal bu ya; yeri gelmiş kurtlar kuzu postuna bürünmüş, kuzular kurt postunda resmedilmiş.

 

Zaman içinde iş öyle çığırından çıkmış ki, ülkeyi kan gölüne çeviren eşkıyalar bile sevimli insancıklar gösterilmiş.

 

Ali Babanın Çiftliği gibiymiş masallar ülkesi…

 

Ali Baba CHP, ülke de çiftliğiymiş.

 

Çiftliğinde bankası, palazlandırdığı baronları, tak diye emredip şak diye yapacak paşaları, beslediği gazetecileri, sözde aydınları varmış.

 

Gün gelmiş, devran dönmüş…

 

Yoksul halkın oylarıyla iktidar yüzü göremeyen CHP, fonladığı güçlerle muktedir olma imkânını da kaybetmeye başlamış.

 

     ***

 

CHP bu, durur mu?

 

Başlamış elindeki bütün silahlarla iktidara saldırmaya…

 

Manşetleri denemiş, yargıyı denemiş, darbeleri denemiş, ne yaptıysa olmamış.

 

Hemen taktik değiştirip, sempatik bir amca bulmuş kendisine, halkın seveceği.

 

Fonladığı yazar çizerler de hemen parlatmaya girişmiş; Gandi demiş, Tonton demiş, dürüstlük abidesi demiş, Demokrat Amca demiş…

 

Bu esnada kendi yedikleri herzeleri başkalarına yıkarak, karşı salvonun önünü kesmeye çalıştılarsa da, bu defa millet yememiş.

 

Çünkü, kapıya kuzu postuyla gelen CHP’nin, yine canlarını yakan kurt olduğunu anlayıvermiş hane halkı.

 

Öyle az-buz değil, tarihin en uzun masalıymış bu.

 

Az giden-uz giden sadece CHP değilmiş; halk da o yoldan geçtiğinden, hiçbirinde tuzağa düşmemiş.

 

     ***

 

Uykunuz bastırmadan, masalın bugünlerde okuduğumuz son sayfalarına geleyim.

 

Masal kahramanımız CHP’de ne Tonton Dede kaldı, ne Demokrat Amca, ne de güya dürüstlük abidesi sözde ‘özgür’ medya.

 

Seçim öncesi gizledikleri kirli çamaşırları, kendi ağızlarından çarşaf çarşaf dökülüyor ortaya.

 

Peki, "Demokrat Amca"larının gerçekte nasıl bir diktatör olduğunu, ‘tarafsız, özgür’ diye güzelleme yaptıkları medya leşkerlerinin bu hizmetleri karşılığında nasıl paraya boğulduğunu, terör örgütlerinin siyasi uzantılarıyla nasıl pazarlıklar yapıldığını, adaylarının Türkiye dışındaki güçler tarafından hangi amaçlarla desteklendiğini halkı kandırmaya çalıştıkları seçim öncesinde bilmiyorlar mıydı?

 

Elbette biliyorlardı.

 

Tıpkı "Demokrat Amca"nın yerine getirmeye çalıştıkları güya sempatik adaylarının gerçekte ne kadar antipatik kişilik olduğunu bildikleri gibi.

 

Keşke bu kavgadan, masallar ülkesinin hayrına bir netice çıksa ama, nerdeee!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.