Hama Hapishanesinden kurtulan Muhammed Hamavi gazetemize anlattı:
“Biz bu rejimden en çok çeken bölgeyiz. Burası tarihin en vahşi soykırımının yaşandığı yer.
Baba Esad ve kardeşi Rıfat Esad, (1982’de) Sünni düşmanlığı ile 27 gün kesintisiz katliam yaptı.
Kadınlarımızı camilere doldurup tecavüz ettiler. Küçük çocuklara bile tecavüz ettiler. Yüzlerce kadının ellerini kesti bu katiller.
Baltalarla parçalanan Hamalılar açılan dev çukurlarda yakıldı.
Kadınlar çırılçıplak sokaklara atıldı.
Erkeklerin gözleri önünde, hatta kocasının, çocuklarının önünde tecavüz ettiler.
Rıfat Esad, cuma namazına gitmek için evinden çıkan birkaç erkeği görüp “Hama’da hâlâ erkek mi var?” demişti.
Aynısını 2011 iç savaşından sonra oğul Esad da yaptı.
Hama'nın yiğitlerini yok edemediler, şimdi evlerine dönüyorlar.
O gün (1982) Hama yerle bir edilmişti, yeniden imar ettik. Şimdi bir kez daha ederiz.
Biz o günleri unutmadık ama, onların yaptıklarını yapamayız. Sadece suça karışanları bulup yargılayacağız.”
***
Dünyanın en vahşi rejimini kuran Esad ailesinin, Suriye’de sadece yüzde 11’lik nüfusa sahip Nusayrilerin 54 yıl boyunca iktidarda kalması için yaptıklarının özeti buydu.
Sadece Hama mı?
Halep, Humus, İdlib, Şam ve daha pek çok şehirde milyonlarca insana, İran’ın mezhep temelli desteğiyle tarihin en vahşi katliamlarını yaşattı bu aşağılık rejim.
Ne zaman iktidarı sarsılacak olsa, sadece İran’dan değil, Türkiye, Irak, Lübnan gibi çevre ülkelerdeki ‘mezhepçi katil gruplarından’ da destek aldı Esad.
Reyhanlı katili, Hatay Samandağlı terörist Mihraç Ural gibi niceleri, “Sünni doğramaya gidiyoruz” sevinciyle koştu yardımına!
2011’den bu tarafa, yine insanlığın öldüğü yerdi Suriye…
10 milyondan fazla insan, işte bu vahşi katillerden kaçtı başka ülkelere.
Orada da bunları aynı zihniyetin uzantıları rahat bırakmadı.
Hizbullah’ın elindeki Lübnan’da Suriyeli Müslüman kadınlara yapılmadık iğrençlik bırakılmadı.
Suriye’de yarım kalan aşağılık rezilliklerini, âdeta bu ülkelerde tamamlıyorlardı.
Türkiye’deki Suriyeli düşmanlığı da bu ‘mezhep’ temelli politikanın devamıydı.
***
Her sakallıyı hacı baba bildiğimizden, içimizdeki İrancılar toplumun dikkatinden kaçtı.
Yıllarca anlatmaya çalıştık, yeterli karşılığı bulmadı.
Çünkü, milyonlarca göçmen yükünün halkta oluşturduğu reaksiyonu istismar ederek, türlü yalanlarla çok katmanlı bir perdeleme yapmışlardı.
(Üniversiteye sınavsız giriyorlar, asgari ücretten daha fazla maaş alıyorlar, araç vergisi ödemiyorlar, TOKİ bunlara bedava ev veriyor, sınavsız memur olarak atanıyorlar gibi) ipe sapa gelmez yalanlarıyla uğraştık yıllardır.
İşte sürekli bunları öne çıkararak, Esad’ın ve arkasındaki mezhepçi katillerin yaptığı vahşeti karartmaya çalışıyorlardı.
Aşağılık Esad rejimi düştükten sonra başta Sednaya olmak üzere, insan mezbahasına dönüştürülen cezaevlerinin durumunu görüyorsunuz.
Şunca görüntüyü izledikten sonra bile hâlâ muhaliflere ve orada zalim rejimin yıkıldığına sevinenlere hakaretler eden geniş bir kitle var ülkemizde.
HTŞ bahanesiyle iğrenç rejimi meşrulaştırmaya çalıştılar ama, o planları da suya düştü.
İçimizdeki Esad’çılar, İrancılar, Baasçılar bugün olmuş hâlen Suriyelileri vahşetin pençesinden kurtaran muhaliflere kin ve nefret kusuyor.
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı EMEVİ CAMİİ’NDE ŞÜKÜR SECDESİ manşetimizden rahatsızlığını ekranlarda açık açık ifade ederken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ın Emevi Camii’nde namaz kılmasına demediğini bırakmıyor.
Aynı partinin Hatay Milletvekili ise bunca yıldır Suriyeli göçmenler üzerinden yaptıkları tevziratta asıl dertlerinin ne olduğunu itiraf edercesine “Koridor açıp, Alevi Suriyelileri Türkiye’ye getirelim” açıklaması yapıyor.
Peki, bugün muhaliflerin kontrolündeki Suriye’de Alevilere kötü muamele mi var?
Hayır.
Öyle bir şey olsa, onlardan önce yine biz tepki göstermez miyiz?
Elbette.
Peki bu insanlık dışı zihniyete şunu sormak hakkımız değil mi;
Suriyeli milyonlarca Sünni rejim tarafından katledilirken niye sesiniz çıkmadı?
O katliamlara sesiniz çıkmazken neden tam tersine Şam’a Esad’ı ziyarete gittiniz?
Neden katliamdan kaçan milyonlarca insanı mezhepçi katillerin eline teslim ettirmek için bunca sene uğraştınız?
***
İşte yıllardır anlatmaya çalışıp da bir türlü zihinleri uyandıramadığımız tablo budur.
Bu ikiyüzlülüğü gösteren zihniyette insanlığın kırıntısı var mıdır?
Senelerce Suriyelileri katillere teslim etmemiz için uğraşan Türk Baas’ı, Kürt Baas’ı, İran borazanı ve İsrail ajanlarının ya din düşmanlığı, ya mezhepçilik yahut başka ülkelerin hesabına hizmet etmek amacıyla hareket ettiklerini artık daha açık şekilde görebiliyor muyuz?
***
Bunlar bir de Türkiye’de en ufak bir hadisede kadın haklarından, çocuk haklarından en çok dem vuran bukalemunlar…
Sözde taciz ve tecavüzlere karşılar…
Peki Suriyeli kadınlar kadın değil miydi?
Suriyeli çocuklar, küçücük kızlar çocuk değil miydi?
Katil rejim bu taciz ve tecavüzleri dünyanın gözü önünde yapmışken, bunlar Şam’a rejimi ziyarete giden CHP’ye, Saadet’e tek kelime ettiler mi?
***
Rejimin zulmüne arka çıktılar, peki aynı iğrenç zulmü yapan PKK/YPG terör örgütüne karşı ne yaptılar?
Ona da rezilce “YPG laik” güzellemelerine kalkıştılar.
Bahane de DEAŞ’tı; sanki DEAŞ’ın da PKK/YPG’ye hizmet ettiğini bilmiyorlarmış gibi!
İşte bunlar, Suriye’deki zulüm sona erene dek, böylesine iğrençliklere imza attılar.
Hâlen de geri adım atmış görünmüyorlar.
***
Halk ayaklanmasıyla defolup giden rejimin zulmünü biliyorduk ve sadece bu sebeple mazlumun yanında duruyorduk, bütün algı çalışmalarına karşı hakkı söylemekten imtina etmiyorduk.
Geçmişte belki de farkında olmadığımız tek şey vardı; içimizdeki Baas’çılar… Artık onlar da deşifre oldu.
Bunlar şimdi utanmasalar İsrail’den imdat dileyecekler ki, Suriye huzura kavuşmasın!
Bunca şeyi gördükten sonra artık daha açık konuşmamız gereken asıl mesele şu;
Her türlü yalanı, her türlü ahlaksızlığı SİYASİ MENFAATTEN DE ÖTE, KENDİ KUTSAL AMACINA ULAŞMAK İÇİN MEŞRU GÖREN hastalıklı bir kafa yapısı sadece FETÖ’de, PKK’da yok demek ki…
Ülkemizde sırf mezhebinden dolayı Suriyelilerin yaşadıkları zulmü umursamayan, hatta rejimi haklı gören hastalıklı bir zihniyetin bulunması tehlike değil mi?
BUNLARIN ANA GAYESİ NEDİR?
SADECE HÜKÛMETİ DEVİRİP İKTİDAR OLMAK MIDIR SİZCE?
Yoksa kendi BAAS rejimlerini işbaşına getirmek midir?
SURİYELİLERİN ÜLKELERİNDE İNSAN GİBİ, HUZUR İÇİNDE YAŞAMALARINDAN RAHATSIZLIK DUYANLAR, TÜRKLERİN DE KENDİ TOPRAKLARINDA HUZUR İÇİNDE YAŞAMALARINI İSTİYORLAR MIDIR?
Sanki daha açık konuşmamız gereken çok meselemiz var!
Yücel Koç'un önceki yazıları...
elhak dogrudur.
Yücel bey Her zamanki gibi hislerimize tercüman olmuşsunuz. Sizin gibi yazarların varlığı ülkemizin gençleri için büyük bir kazanç ve fırsat gerçekleri bilmek isteyen sizin yazılarınız en büyük kaynak
zalime acımıyacaksın.. bunların suratlarına tükürmek bile..tükürüğe yazıktır.yanlış bir tarafımız var, gereksiz merhamet, merhamet etmiyen bu zalimlere asla merhamet edilmemeli..bunlar toplanıp ya asılmalı ya da ömürleri tecrid edilerek hapislerde gebermeliler.. ona göre içimizdeki baas chpdir
Teşekkür Yücel Koç. İyi ki varsınız. Sesimizi kısıyorlar bizlerden çok hala onların sesi gür çıkıyor. nasıl olur DA bunca yıllık iktidarımız döneminde hala onların yalan iftira provokasyon dolu sesleri bizden gür çıkıyor. bu kabul edilemez. F.ALTUN SADIK OLABİLİR FAKAT zayıf halka. ÇOK GEÇ KALINDI.
İHTİ/ŞAM Bir bayrak ki; al zeminde; üzerinde Ay-Yıldız Onsuz kalan kal’a karlı; mazlum, yetim ve öksüz Şan şerefken Şam’a türk/üm, coşar iken kızan-kız Kuduranlar yine aynı; hain, alçak ve köksüz!. Ey yaralı gamlı gönlüm; ne darıl ne alın sen Unutma ki mazluma yâr, muhacire vatansın Ey Hilâlim, n
Bunlar İsrail'den daha zalim imiş.
Kardeşim İlahiyatçı Profösörler bile üzgün Eset Rejiminin düşmesinden.Hayret ! Nerenin ve kimlerin aparatıysalar,..Ülkede çok hain var .Türkiyenin başarısını istemeyen.
Kalemine yüreğine sağlık muhterem yücel abiciğim. Yazılarınızla gönlümüze tercüman oluyorsunuz. Yüce Rabbim bu kafir ve zalim zihniyetten vatanımızı milletimizi dinimizizi muhafaza eylesin inşallah. Tarih boyunca İslam aleminin başına gelen en büyük belardan biri ittihat ve teraki denilen bu kafir zihniyet ve şu an onların devamıda chp hdp iyi parti saadet y.refah. Bunların hepsinin ipi siyonistlerin ve haçlı zihniyetinin elinde bunları ülkemizde kukla gibi oynatıyorlar. Bunlarda zerre kadar vatan millet islamiyet gayreti kattiyyen yok.Yüce Rabbim milletimize uyanmayı aklı selimle hareket etmeyi nasip eylesin inşallah. Yücel abiciğim sizlere bu konuda çok büyük görev düşüyor tüm elimizdeki medya kuruluşları ile bunları kesintisiz bir sekilde ifşa etmeye gerçek yüzlerini milletimize tanıtmak bu millete karşı en büyük sorumlulugumduzdur hiç hiç geri adım atmadan. Yüce Rabbim bu medya kuruluşlarını kuran ve devam ettiren büyüklerimizden razı olsun. Her daim duâlarımız sizlerle efendim.