Türkiye’nin Suriye’de iç barışı ve huzuru sağlamak için gösterdiği çabayı, hemen sınırına, kendisine tehdit olarak yerleştirilen terör örgütüne bile sergilediği sabrı görüyorsunuz.
Aynısını içeride de yapıyor, -ki, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin İmralı çıkışı tam da bununla ilgiliydi.
Lakin ‘iç cephe’ der demez önümüze konulan iki başlık var;
-Kürtlere çok eziyet edildi, haklarının verilmesi lazım.
-Aleviler çok dışlandı, yok sayıldı. Haklarının verilmesi lazım.
***
Suriye’ye dair söylenecek çok şey var ama, biz önce içimizdeki meseleyi konuşalım.
Tıpkı Suriye’deki gibi aramıza ayrılık tohumlarının ekildiği iki ana başlıktır bunlar.
Peki, Türkiye’de, Suriye’deki Baas’ın yaptığına benzer fay yarıklarını oluşturan kimdi?
CHP’ydi, değil mi…
En azından, siyasette temsil ettiği yerleşik rejim.
O zaman soralım; bir tek Kürtler ve Aleviler mi ezildi ve dışlandı bu ülkede?
Kendi Baas’ını kuran CHP, çöreklendiği devlet kadrolarının gücünü kullanarak, onlara ne yaptı ise aynısını, hatta daha fazlasını milliyetçi-muhafazakâr Türklere de uygulamadı mı?
İstiklal Mahkemeleri, darbeler, 28 Şubat gibi halkın iradesine ve özgürlüğüne darbevari müdahaleler...
Baas zihniyetli CHP bu zulümleri yaparken Türk-Kürt ayrımı mı gözetti?
Bu darbeler ve demokrasiye müdahaleler esnasında Alevi vatandaşlar daha mı fazla zarara uğradı?
Yoksa darbecilere alkış mı tuttular hatta?
***
Cezaevlerinde sadece Kürtler mi işkence gördü ya da asıldı?
Kur’ân-ı kerim okuması, başını kapatması sadece Kürtlere mi yasaklandı?
Alevilerin inancını yaşaması, inandığı gibi giyinmesi mi kısıtlandı bu ülkede, yoksa Sünni dindarların mı?
Bir tek Kürt vatandaşların minarelerinde mi Türkçe ezan okundu? Dindarlar -başta ordu olmak üzere- devlet kadrolarından atılırken bir de etnik kimliklerine mi bakıldı?
“Bu ülkeyi biz kurduk. Bizim çizdiğimiz laiklik çerçevesi içinde, nasıl istiyorsak öyle yaşayacaksınız” diye bir tek Kürtlere mi baskı yapıldı?
Toplumun yüzde 80’i yıllar yılı aşağılanıp tehdit edilirken, mağdur edilenlerin yüzde kaçı Kürt ve Alevi kimliğine tekabül ediyordu?
***
Zulüm döneminde Kürtlere dillerini konuşmalarını, Kürtçe şarkı bile dinlemelerini yasaklatan CHP zihniyeti değil miydi?
Dersim’i bombalayıp Alevileri katleden de…
Peki Aleviler ve Kürtler ne yaptı?
Onlara özgürlük alanı açmaya çalışan sağ iktidarlarla mı yol yürüdüler, yoksa CHP’yle mi?
Alevilerin her daim adresi büyük çoğunlukla o CHP olmadı mı?
Aynı soruyu Kürt kökenli vatandaşlarımıza da sormak hakkımız…
Özellikle de AK Parti’ye, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a darbe denemelerinin başladığı 2013’ten bu tarafa...
“Birlikte iyi salladık” kahkahaları atılırken, Kürt vatandaşların çoğunlukla oy verdiği Kandil’in partisi kiminle bu kutlamayı yapmaktaydı?
Sürekli isim değiştiren partilerine “Sen niye CHP’yle iş tutuyorsun?” diye soran var mı?
***
Bunları hiçbir siyasetçi söyleyemez ama ben söylerim, çünkü küstürüp oyunuzu alamamak gibi bir derdim yok.
Erdoğan “Siyasi hayatıma da mal olsa, baldıran zehrini içeceğim” dedi, Türk milliyetçileri kaybetme pahasına çözüm sürecini denedi, değil mi?
İstediği tek şey, Kürt vatandaşların en azından bir kısmının peşinden gittiği, en büyük zararı da kendilerinin gördüğü terör örgütüne silah bıraktırmaktı.
Netice ne oldu?
Amerika kendilerine Suriye’de devlet kurduracak diye, bilerek ve isteyerek, terör örgütünün ve bölücülüğün siyasi sözcülüğünü yapan partinin ardında hizalanmadı mı pek çoğu?
CHP zihniyetinin getirdiği yasakları kaldıran Erdoğan’a dirsek gösterip, Türk Baas’ı CHP’yi ve onunla kol kola giren Kürt Baas’ını azdırmadı mı?
Kandil’in partisi, kurban eti dağıtan Kürt çocuklarını İslami kimliğinden dolayı sokaklarda parçalatırken, teröristler camileri yakıp, sivilleri kalkan olarak kullanırken, çoğunluk buna gözlerini yummadı mı?
Hiç değilse bunun cezasını sandıkta verebilirlerdi… Yaptılar mı?
***
Şu gün olmuş; Türkiye’nin en milliyetçi partisinin genel başkanı bile, siyasi istikbalini tehlikeye atma pahasına ‘Stockholm Sendromu’na kapılıp CHP’nin ardından giden Kürtlerin gönlünü almaya çalışıyor.
Sanki Kürtlere CHP değil de sağ partiler zulmetti yıllarca!
Hiçbir Kürt önderi de çıkıp, “Biz ABD’nin, İsrail’in, İngiliz’in aramıza soktuğu bu terör fitnesine yenik düştük. Bizim çocuklarımızı kandırıp silahlandırarak ortak devletimizi yıkmaya çalıştılar. Türk çocuklarını kundaktaki bebeklerine kadar öldürtüp, aramıza kan davası soktular. Madem helalleşmek için adım attınız, siz de bize hakkınızı helal edin” dedi mi?
Varsa söyleyin.
***
Kürtlere CHP rejiminin zulmü gerekçesiyle PKK terör örgütü çıkarıldı, o terör örgütü de en çok zulmü Kürtlere yaptı… Ne var ki, Kürt vatandaşların büyük çoğunluğu ne CHP’yle hesaplaştı, ne PKK’yla, ne de o terör örgütünün partisiyle! Aksine o rejimin ezdiği muhafazakâr-milliyetçi Türklerle hasımlaştı.
Bu tezgâhı kuran akıl, Alevileri de istismar edip DHKP-C gibi terör örgütleri türetti, şehirlerimizi bombalattı.
Bu örgütler, hem CHP, hem de birbirleriyle iş birliği yaptı, topluca yine milliyetçi muhafazakârlara saldırdı.
Bu tuhaf ittifak, çukur hendek olaylarında da gördüğümüz üzere, işi “Teröristlerimizi niye öldürüyorsunuz?” hesaplaşmasına kadar vardırdı.
Sürekli mağduriyetten ve hak talebinden bahseden kesimlere CHP’nin reva gördüğü zulmün özrü de, bu kesimlerin desteğiyle ayakta duran terör örgütleriyle mücadele de, yıllarca CHP’den aynı zulmü gören milliyetçi muhafazakâr Türklere kaldı!
Onlara ise CHP ile iş birliği yapmak!
***
İçimizdeki bu girift meseleyle ilgili Cumhur İttifakı samimi adımlar atarken, kendisini ‘mağduriyetler’ bahanesiyle karşıda konumlandıranlar da aynı niyette mi, göreceğiz.
Terör demişken, muhafazakâr tabandan çıkarılan bir başka çıban başı daha vardı; FETÖ…
Onu da -CHP’ye rağmen- yine milliyetçi muhafazakâr Türkler halletti.
Şunu demeye çalışıyorum; devletine, milletine düşmanlık eden bir örgütü “Bunlar bizden” diye desteklemedi, tam aksine ipini kendi eliyle çekti.
Hem de üstlerine sürülen tanklara, savaş jetlerine karşı canlarını ortaya koyarak.
Mağdur Kürt ve Alevi kardeşlerimiz…
Siz, düşman safında duran bu örgütlerin ipini ne zaman çekeceksiniz?
Suriye’den önce kendi topraklarımızda, gerçek anlamda helalleşmeye, kucaklaşmaya var mısınız?
Yok ‘biz sadece Suriye konuşalım’ diyorsanız, orada Nusayri rejim ile İran’dan, Türkiye’den giden Şii teröristlerin yaptığı milyonlarca Sünninin katledilmesine, PKK-YPG’nin Kürtler dahil bölge halkına yaptığı zulme, PKK ve siyasi uzantısının ABD-İsrail işbirlikçiliğinin kabak gibi ortaya çıkmasına ne diyorsunuz?
Yücel Koç'un önceki yazıları...
Kürtleri başlarındaki ağalar sömürdü. Şimdi ise bölücü terör örgütü ve uzantısı tarafından sömürülmektedirler. Alevileri de başlarındaki dedeler sömürdü. Elebaşıları olan İbo, kitabında "dedelerin karşısına sürünerek çıktıklarını" anlatır.
Elinize sağlık
Yüreğinize sağlık, kendilerini mağdur gösterenlerin gerçekte mağdur edenler olduğunu ne güzel anlatmışsınız... Hislerimize tercüman olduğunuz için Allahü teâlâ sizlerden razı olsun...
Maşaallah Yücel abi çok güzel özetlemişsiniz.Şahane bir yazı olmuş.Allahü teâlâ nazardan korusun,devamını nasib eylesin inşaallah.
Mükemmel bir yazı
On numara bir yazı olmuş.Tebrikler Yücel Bey ,kalemine yüreğine sağlık..
Yücel bey nerde oyürek 20 yıldır anlamak istemiyorlar.Bu milletin hepsi türkde değil müslümanda
Yüzde yüz isabetli olan tesbitlerinizin tamamına katılıyorum, bu açık gerçeklerin toplumun yarıya yakın bir kesimince bir türlü idrak edilememesinin sebebini anlayamıyorum!