İstanbul nimet, nimet!
Yalnız, nimetin kıymetini bilmek gerek…
Yoksa elden gidiyor.
Son 4,5 yıl böylesine acı bir tecrübe oldu.
Önce zülfüyâre dokunalım.
İstanbul’a, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra en çok hizmet eden Kadir Topbaş’a görevden el çektirilmesinin ardından yatırımların yavaşladığı, şikâyetlerin arttığı dikkat çekiyordu.
Nihayetinde seçime kadar durumu idare edecek Mevlüt Uysal’a devredilmişti İBB koltuğu.
Uysal’ın 2019 seçiminde İBB’ye değil, Büyükçekmece’ye aday yapılması, bunun teyidi oldu.
AK Parti’nin İstanbul’u kaybetmesinde birçok sebep var ise de, başlıklardan biri de buydu.
Neticede olan İstanbul’a oldu.
Reklamdan, algı çalışmasından başka hiçbir yeteneği olmayan bir kişi, hatalar silsilesi neticesinde 16 milyonluk İstanbul’un yönetimine geçti.
***
Düşünün ki, bu şehirde her gün 33 milyon insan bir yerden bir yere yolculuk ediyor.
Her gün 1.500 yeni araç trafiğe katılıyor.
İstanbul dışından günlük gelen araç sayısı ise 98 binden fazla.
Yani yaklaşık 100 bin.
Böyle bir şehri yönetmek kolay mı?
Sürekli yatırım isteyen bir metropol burası.
Ancak 2019’da herkes şöyle düşünüyordu;
AK Parti nasılsa gerekli altyapıyı yaptı, CHP hiçbir şey yapmasa 10 yıl idare eder.
Durumun hiç de öyle olmadığını, sırf İETT otobüslerinin durumu bile ispatladı.
Geçen hafta sadece bir günde 1.850 araç arıza yaptı.
Niye?
Çünkü bunların bakımını, hem de fahiş fiyata bir CHP milletvekilinin mali müşaviri olduğu şirkete vermişler.
4 yılda 4,1 milyar liralık ihale almış bu şirket.
Fazladan ödendiği söylenen rakam 1 milyar 315 milyon lira.
Çünkü diğer büyükşehirlerde otobüs başına aylık 11 bin lira bakım masrafı ödenirken, İETT ne ödüyormuş biliyor musunuz?
48 bin lira.
Haydi bu kadar masraf ödüyorsun, bari otobüslerin çalışsın değil mi?
Onların da hâli ortada.
Rahmetli Kadir Topbaş’ın, İDO satışından gelen parayla yenilediği filo dört senede ne hâle geldi, gerçekten çok yazık.
Şundan daha 4-5 sene önce akıllı şehri, akıllı durakları konuşuyorduk.
Vatandaş, otobüsünün kaç dakika sonra geleceğini akıllı duraklardaki ekranda görebiliyordu.
Ya şimdi!
İsraf üzerine kurulu kampanya yürüten, “Her şey güzel olacak” sloganıyla milyonların umudunu çalan laf ebelerinin güzelim şehri getirdiği noktayı sırf buradan anlayın işte.
Ötesini söylemeye gerek var mı?
***
Dün AK Parti İl Başkanlığı’nda “İstanbul’un Kaybolan Yılları” başlıklı seçim startı toplantısındaydım.
Esenler Belediye Başkanı, AK Parti İBB Meclis Grup Başkanvekili Tevfik Göksu her zamanki gibi rakamlarla, verilerle, somut delillerle İstanbul’un yazık edilen 4,5 yılını ve CHP yönetiminin İstanbul’a çıkardığı faturayı anlattı.
İBB’nin açıkladığı resmî verilere dayanan rakamlara baktıkça üzülmemek elde değil.
Borç 160 milyar liraya çıkmış, -ki daha seçime kadar nereye varacağı belli değil.
Dört yılda harcanan 18 milyar dolarlık bütçeye rağmen.
Bakın TL değil, dolar diyorum ki, o da yaklaşık 500 milyar lira yapıyor.
Bunun sadece dört yılda 2 milyar doları personel giderine harcanmış.
Geriye kalan 16 milyar dolarla ne yapılmış derseniz, bunun cevabını bulmak zor…
Ortada parmakla gösterilecek bir tane projeleri yok çünkü…
Ama dört yılda sadece reklama 3 milyar 800 milyon lira harcamışlar.
2023 reklam bütçesi çok konuşulmuştu malum, 1 milyar 822 milyon lira.
Bununla 365 yeni otobüs alabilecekken, onlar parayı har vurup harman savuruyor.
Biliyorsunuz, geçen sene depreme hazırlık için harcadıkları rakamı açıkladılar; 63 milyon liracık..
60 milyon nedir, bugün Bağdat Caddesi'nde bir konut fiyatı!
***
Bu bütçe rakamlarını görüp de zannetmeyin ki İBB kendisi kazanıp da harcamış.
Mesela bu seneki 115 milyar 250 milyon liralık bütçenin 78 milyarını, yani yüzde 68’ini hükûmet veriyor.
Yüzde 17’ye tekabül eden 20 milyar lirayı da borçlanmış…
Geriye kalan sadece 16,8 milyar lira, yüzdelik dilimle 14,6 kendi iştiraklerinden elde ettiği gelir görünüyor.
İstanbul nimetmiş gerçekten!
23 bin kişiyi işten at, yerine HDP dahil, ittifak ortaklarından 66 bin yandaşını kadroya al…
Gelen parayı yatırıma dönüştürmek, İstanbulluyu daha güzel, güvenli ve konforlu yaşatmak yerine har vurup harman savur…
İşte netice ortada!
Beğenmediği AK Parti döneminde başlamış yatırımları bile tamamlayamayan, henüz ihalesini dahi yapmadığı Beylikdüzü Metrosunu sanki bitirmiş gibi reklama çıkan CHP’li başkan, anlıyoruz ki zaten bir daha İstanbul’da seçime katılmayı düşünmüyormuş.
Onun planı burayı sıçrama tahtası olarak kullanıp, CHP Genel Başkanlığı koltuğuna çıkmakmış ki, zaten o da bugünlerde onu yapıyor.
Milyonlar yollarda kar esareti yaşarken, “İngiliz büyükelçi ile görüşmem daha önemsiz değildi” diyen siyasetçi, bunu boşuna söylemiyormuş demek ki!
Peki, zurnanın zırt dediği yer… Aday olmaktan başka çaresi kalmazsa, ekonomik sıkıntılardan kaynaklı hükûmete tepki oyları yine Ekrem İmamoğlu’na gider mi?
Giderse, bu 4,5 yılda olanlar, İstanbul’un ve İstanbullunun ikinci beş yılda yaşayacakları yanında hiçbir şey sayılmaz.
İstanbul’un yeni bir Kadir Topbaş bulmaktan başka çaresi yok.
Tecrübe ettik, reklamla her şey çok güzel olmuyor çünkü!