BM'den dünyaya korkutan iklim uyarısı! 1,5 derece sınırı artık kaçınılmaz
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel sıcaklık artışının 1,5 derece sınırını aşmasının artık önlenemeyeceğini açıkladı. Mevcut politikaların dünyayı 2,6 ila 2,8 derecelik ısınmaya sürüklediğini belirten Guterres, ölümcül seller, aşırı sıcaklar ve orman yangınlarına karşı acil eylem çağrısı yaptı. Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde yayımlanan rapor, küresel emisyonların hızla azaltılması gerektiğini ortaya koydu.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim krizinde dünyanın artık 1,5 derecelik sınırı aşmaktan kaçınamayacak hale geldiğini söyleyerek, emisyon açığını kapatmak amacıyla ülkeleri hızlı hareket etmeye davet etti.
Guterres, kasımda Antalya’da yapılacak BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, BM Çevre Programı (UNEP) tarafından yayımlanan yıllık Emisyon Açığı Raporu (EGR) hakkında video mesaj paylaştı.
"Dünya artık 1,5 derecelik sınırı aşmaktan kaçınamaz ve sonuçları şimdiden yıkıcı" biçiminde uyarılarda bulunan Guterres, dünyadaki ölümcül sellere, aşırı sıcak hava dalgalarına ve şiddetli orman yangınlarına dikkat çekti.
EN AĞIR ETKİLENENLER EN AZ SORUMLU OLANLAR
Guterres, iklim krizinin ekonomileri felç ettiğine, eşitsizliği derinleştirdiğine işaret ederek, bu krizden en az sorumlu olanların krizin etkilerini ilk ve en ağır biçimde yaşadığını ifade etti.
Öte taraftan, yüzyılın sonundan önce küresel sıcaklık artışının tekrar 1,5 derecelik sınırın altına indirilebileceğini söyleyen Guterres, bunun için 2030 senesine dek küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 18, 2035 senesine dek ise yüzde 45 azaltılması gerekeceğini belirtti.
Guterres, "Ancak emisyonlar rekor seviyelerde kalmaya devam ediyor. Ulusal iklim planları ve mevcut politikalar tehlikeli derecede yetersiz kalıyor ve 2,6 ila 2,8 derece ısınmaya işaret ediyor." ifadelerini kullandı.
"HÜKÜMETLER DAHA HIZLI HAREKET ETMELİ"
Mevcut tabloya karşın gidişatı değiştirmek amacıyla gerekli araçlara sahip olunduğunu söyleyen Guterres, şöyle devam etti:
"Güneş enerjisi kullanımı, on yıl öncesine göre yedi kat daha hızlı büyüdü. İklim politikaları şimdiden sonuç veriyor. Emisyon açığı artık bir liderlik sorunu. Dünyanın bu açığı kapatmak için ne zamanı ne de bahaneleri kaldı. Hükümetler çok daha ileri gitmeli ve daha hızlı hareket etmeli."
Genel Sekreter, fosil yakıtlardan uzaklaşılması, her sektörde temiz enerji kullanımının hızlandırılması, bu alanda yatırımlar yapılıp enerji verimliliğinin artırılması ve metan emisyonunun azaltılması gerektiğini ifade etti.
G20 ÜLKELERİNE ÇAĞRI
Bu konuda G20 ülkeleri gibi yüksek miktarda emisyona neden olan ülkelerin daha fazlasını yapması gerektiğine dikkat çeken Guterres, gelişmekte olan ülkelere iklim kriziyle mücadele için uygun fiyatlı finansman sağlanması ve bu ülkelerin borç yüklerinin de hafifletilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Guterres, "İklim adaleti bundan daha azını talep etmez. Her derecenin küçük bir kısmı bile önemlidir. Her gecikme yılı, geri dönüş yolunu daha da zorlaştırır. Şimdi bu açığı kapatalım." şeklinde çağrı yaptı.
UNEP İcra Direktörü Inger Andersen da 2026 Emisyon Açığı Raporu hakkındaki basın açıklamasında, raporun küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutma şansının artık kalmadığını gösterdiğini fakat Paris Anlaşması'nın en iddialı hedefinden hala vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.
"VAZGEÇEMEYİZ"
Andersen, "Vazgeçemeyiz. 1,5 derece üzerindeki her ek derece ve her ek yıl, bu yıl ülkeleri kasıp kavuran ölümcül seller, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları gibi iklim etkilerini artıracaktır. Bu rapor, hedefe hala ulaşabileceğimizi gösteriyor." dedi.
Paris Anlaşması'nın kabulünden beri küresel yenilenebilir elektrik kapasitesinin beklenenden üç kat daha hızlı büyüdüğünü ve güneş enerjisi kurulumunun yedi kat daha hızlı arttığını kaydeden Andersen, öte taraftan kömür ve petrolden elde edilen toplam enerji arzının da öngörülenden daha yavaş büyüdüğüne dikkat çekti.
Andersen, özellikle fosil yakıtlar konusunda ilerlemenin yetersiz kaldığını söyleyerek, ek politika desteğinin bu gidişatı değiştirebileceğini kaydetti ve "Ülkeler, geri dönüş noktasının şimdi başladığını anlamalıdır." ifadelerini kullandı.
Kasımda Türkiye'de yapılacak COP31'e dikkati çeken Andersen, "Ülkeler mümkün olan en düşük, 1,5 derece aşım yoluna girmek için eylemlerini artırmalı ve G20 ülkelerinden daha da büyük bir liderlik sergilemelidir." açıklamasını yaptı.
