ABD'nin dünyayı sarsan kararı Türkiye'yi etkiler mi? Canlı yayında flaş açıklama: "Avantajımıza görünüyor"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı gümrük tarifeleri ile ilgili konuştu. Türkiye'ye uygulanacak tarifenin yüzde 10'la en düşük seviyede olduğunu belirten Yılmaz, "Bu, Amerikan pazarı açısından şu an itibarıyla bizim avantajımıza gibi görünüyor." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin konularla ilgili açıklamalarda bulundu.
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması sonrası protesto olaylarına ilişkin Yılmaz, "Kamu düzenini bozmadan, şiddete yönelmeden, hukukumuzda ve evrensel hukukta suç olarak tarif edilen eylemlere girmeden her türlü demokratik faaliyet elbette gerçekleştirilebilir. Sokaklarda şiddet olaylarına zemin hazırlayan kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı bir dil hiçbir şekilde demokratik bir dil olamaz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, tutuklamaların, yargının güçlü deliller ve delilleri karartma ihtimali gördüğünde başvurduğu bir yöntem olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"OLAYI SİYASİ ALANA ÇEKME GAYRETİNDELER"
"Bir yolsuzluk iddiası var. Yürüyen bir soruşturma var. 'Hiçbir şeye ben cevap vermem, hiçbir şeyi kale almam. Hukuki hiçbir argümanla karşı çıkmam. Tamamen siyasi bir alana bunu çekerim.' gibi bir anlayış var. Bunu da gördüğünüz zaman ister istemez şu soruyu sormak durumundasınız: Demek ki hukuki süreçlerde kendinize, hukuki argümanlarınıza güvenmiyorsunuz ki olayı tamamen siyasi bir alana çekme gayreti içindesiniz. Yargı bunu ciddi görüp üzerine gitmişse yapmanız gereken hukuki olarak bu argümanları çürütmeye çalışmak, hukuki olarak burada haklılığınızı ortaya koymaya çalışmaktır."
MAHİR POLAT SERBEST KALACAK MI?
Yılmaz, İBB yönelik terör soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın sağlık durumunu ve yaşanan süreci de değerlendirdi. "Suç ne olursa olsun, bir kişinin hukuk önündeki konumu ne olursa olsun, devlete, kurumlarına düşen insanların hayatını, sağlığını korumaktır." diyen Yılmaz, Polat'ın hastaneye sevk edildiğini, büyük bir tıbbi müdahale gerçekleştirildiğini anlattı. Yılmaz, ardından bu şikayetlerin sürdüğü ifade edildiği için tekrar Adli Tıp Kurumuna müracaatın söz konusu olduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla 'Adli Tıp'a gidecektir.' diye düşünüyorum. Adli Tıp, sağlıkçılar ne karar verirlerse o yönde de işlem yapılacaktır. İşlediği suç ne olursa olsun, hapishanelerde olanlar devletimize emanettir." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gençlerin sokak gösterilerinde şiddet ortamlarına yönlendirilmesine karşı çıkarak bunun sorumsuz bir siyaset anlayışı olduğunu dile getirdi. "İzin alırsınız, belli bir ortamda toplanırsınız, protesto edersiniz, fikirlerinizi ifade edersiniz. Bununla ilgili hiçbir tartışma söz konusu değil ama sokakların terörize edilmesi kabul edilemez." diyen Yılmaz, çocukları böyle ortamlara sevk edip sonra da timsah gözyaşı dökenlere prim vermemek gerektiğine inandığını kaydetti.
"BOYKOTUN TUTMADIĞINI SÖYLEYEBİLİRİZ"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2 Nisan'daki boykot çağrılarının ekonomiye etkisini değerlendirerek, "BKM (Bankalararası Kart Merkezi) verilerine baktığımızda, çarşı pazara baktığımızda böyle bir etkilenme söz konusu değil. Boykotun tutmadığını söyleyebiliriz." dedi. Çağrının başından itibaren yanlış olduğuna işaret eden Yılmaz, "Siz, ekonomiyi hedef alıyorsunuz. 'İktidara zarar vereceğiz.' derken bütün ülkeye, milli menfaatlere, ekonomiye zarar verir bir pozisyona düşmüş durumdasınız." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "ABD'de Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde açıkladığı gümrük tarifeleri ve başlattığı ticaret savaşında konumlandığı nokta, Türkiye için bir avantaj penceresi açar mı?" sorusu üzerine, ABD'nin farklı bir tavır sergilediğini, herkesin de kendi ulusal menfaati için adım attığını, çok aktörlü küresel kurallar siteminin ciddi zayıflama sürecine girdiğini gördüklerini dile getirdi.
Bu geçiş süreçlerinin risklerin ve belirsizliklerin yükseldiği dönemler olduğunu, hem bölgedeki hem de küresel düzeydeki gelişmelerin iç bünyeyi çok daha güçlü tutmaları gerektiğini ortaya koyduğunu anlatan Yılmaz, şunları dile getirdi:
"BİZİM AVANTAJIMIZA GİBİ GÖRÜNÜYOR"
"Sayın Trump'ın son aldığı kararlar çok çok önemli. Başka ülkeler buna nasıl reaksiyon gösterecek? Avrupa Birliği, Çin, diğer ülkeler... Bunu iyi takip etmemiz gerekiyor. Karşılık verme kararı aldılar. Trump da 'Müzakereye açığım.' dedi. Bu müzakereler ne olacak? Sonuçlarını takip etmemiz lazım. İlk aşamada tablo şöyle: Türkiye'ye işte yüzde 10 gibi en düşük oranda bir tarife söz konusu. Bu, Amerikan pazarı açısından şu an itibarıyla bizim avantajımıza gibi görünüyor. Yine demir çelikte, alüminyumda zaten bir tarife vardı. Başkalarına da getirince orada da bir eşitlenme oldu. Bu da bizim lehimize oldu ama şunu da unutmamamız lazım: Bu yükselen tarifeler, diğer Amerikan pazarına mal satan ülkelerin başka pazarlara daha agresif girmelerine de yol açabilir, dolaylı etkileri olabilir. Rekabet açısından dikkat etmemiz lazım, zorlanabiliriz. Dolayısıyla yeni pazarlar aramalıyız."
"ABD İLE 100 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİMİZ VAR"
Yılmaz, ABD Başkanı Trump'ın kararlarının ardından petrol ve diğer emtia fiyatlarının düştüğünü de söyledi. Türkiye'nin sonuçta petrole, enerjiye ve diğer emtia ürünlerine bağımlı olduğunu, ithal ettiğini onları işleyip ihraç ettiğini anlatan Yılmaz, "Bu anlamda bir olumlu etkiden bahsedebiliriz. Halen belirsizlikler, henüz netleşmemiş, bitmemiş süreçler var. Bunları yakından takip ediyoruz. Bir taraftan da bu müzakereleri yapacağız. ABD'yle 100 milyar dolar ticaret hedefimiz var. Sayın Cumhurbaşkanı'mız ile Sayın Trump görüştüklerinde bütün bu konuları mutlaka masaya yatıracaklardır." ifadelerini kullandı.