Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın cuma günkü basın toplantısını takip ettiniz mi?
Gündeme ilişkin soruları cevaplarken tek kelimeyle şov yaptı bakan...
Salon doluydu. Çok sayıda yabancı gazeteci vardı. İngiliz BBC, Fransız AFP, Amerikan CNN, Rus Russia Today, Katar El Cezire, Yunan Kathimerini... AP, Reuters, Sky News, Arap kanalları... Türk basınını zaten söylemiyorum. Akreditasyon uygulamamışlar. Tek tek aramışlar. CHP medyasını da davet etmişler.
Bir buçuk saatlik toplantının üçte ikisi soru-cevapla geçti. Söz hakkı isteyen sorusunu yöneltti.
Fidan, tam bir profesyoneldi. Muhataplarını 'bombalayarak' mesajlarını verdi.
Ben bu evsafta bir basın toplantısı hatırlamıyorum.
O salonda çekinmeden istediğini söyleyen, tavrını koyan, güçlenen, büyüyen öz güven sahibi Türkiye fotoğrafı vardı.
Şüphesiz bunda en büyük etken Esad rejiminin düş(ürül)mesi oldu. Ne diyordu Fidan: Suriye'de hikâye yeni başlıyor.
Gerçekten hikâye yeni başlıyor...
Mersin'i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel bir sürprizinin olduğunu duyurdu. Açıklamayı Erdoğan ile Bahçeli'nin görüşme saatine denk getirdi. Akıllara 'Toplantının önüne geçme çabası mı' sorusu geldi.
Gazeteciler ne diyeceğini merak ederken Özel mitingde "Kırmızı kaaaart" diye cebinden bir kart çıkardı. İktidara kırmızı kart gösteriyordu. Kendisini bekleyen kalabalık da seremoni için hazırlanmıştı. Genel başkanlarıyla birlikte havaya kartları kaldırdılar. Fikir, meydandakileri bile heyecanlandırmamıştı. CHP lideri alay konusu oldu.
Yandaş medyasının önde gelen isimleri "Bizi aptal yerine koyuyor", "Bu mudur kardeşim", "Boş koltuk bile bu kadar zarar vermez", "Hakikaten acınacak vaziyettesiniz" demekten kendilerini alamadı. AK Parti medyası zaten tefe koydu.
Asal araştırma geçen ay "Türkiye'nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?" anketi yapmış. Katılımcıların yüzde %34,5'i bu soruya 'Hiçbiri' cevabını vermiş. Düşünün AK Parti 2002'de iktidara yüzde 34,3 ile gelmişti.
Ankette çözüm adresi olarak AK Parti'yi gösterenlerin oranı %23'te kalmış. CHP diyenlerin oranı ise 17,2 olmuş. Diğerlerini saymıyorum. Hepsini toplasan "fikir beyan etmeyenleri" anca yakalıyor.
Yani bugün Türkiye'nin en büyük partisi "Umutsuzlar Partisi"... Bu partinin üyelerinin ekserisi de emekli. Son açıklanan zam oranlarıyla birlikte kitlenin büyüdüğünü tahmin etmek güç değil.
Siyasal iletişim zaviyesinden bakıldığında Özgür Özel'in esasında iyi bir yerden yakaladığını söyleyebiliriz. Kırmızı kart, futbolu çok seven yurdum insanı için basit, anlaşılabilir, sade bir kampanya sembolü olabilir. Ama Özel 'sürprizim var' açıklamasıyla büyük beklenti oluşturduğu için kitlesini bile tatmin edemedi. Kartın zamanlaması da yanlıştı. Seçim sathında değiliz ki. Onun için CHP'de bir 'özel'lik görülmüyor.
"İsrail devlet raporu: Türkiye ile savaş yaklaşıyor."
Raporda Türkiye'nin Osmanlı dönemindeki nüfuzunu geri kazanma hırsının İsrail ile gerilimin artmasına neden olduğu, bunun çatışmaya dönüşebileceği ifade ediliyor. Suriye'den gelen tehdit İran'dan daha tehlikeli denilen raporda Türkiye'nin vekil güçlerinin istikrarsızlığı körükleyebileceği belirtiliyor...
Perinçek'in Aydınlık gazetesi geçen hafta böyle bir manşet ve spotla okurlarının karşısına çıktı.
Aynı gazete Suriye'de rejim devrildiğinde "İsrail'e alan açılıyor" diye ter ter tepiniyor, "Esad gitti Netanyahu geldi" manşetini atıyordu.
Neyse ki kendilerini tekzip etmeleri uzun sürmedi.
Flash TV, Türkiye'nin en eski kanallarından biri. Uzun yıllar "çakkıdı, çakkıdı" yayın yapan, yerel kanal ayarında garip bir mecraydı. Sonra haber kanalına dönüştü. Can Ataklı, Cemil Kılıç gibi müzmin CHP'liler doluştu. Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu, bir süre önce Flash TV'yi satın aldığını duyurdu. Ancak devir gerçekleşmemişti. Geçen ay kanalın başka birine satıldığı ortaya çıktı. Ama kime? Meslektaşlarımız esrarengiz patronun peşine düştü. Sonra o ismin BankPozitif ve CapitalTurk Holding'in sahibi Dr. Erkan Kork olduğu ortaya çıktı. Kork, geçen ay gösterime giren "Hain" isimli sinema filminin de yapımcılığını üstlenmişti. Kanal harıl harıl yeni döneme hazırlanıyormuş. Kork'u tanıyanlar "Fintek sektörünü en sıra dışı adamı" diyor. Bu sıra dışılığının kanala yansıyacağı ifade ediliyor.
Yangın olur, Manavgat'ta Marmaris'te Âdem... Sel yaşanır Kastamonu'da Âdem... Deprem olur Kahramanmaraş'ta, Hatay'da Âdem... Kuzeyimizde savaş çıkar Ukrayna'da Âdem. Esad düşer Suriye'de Âdem... Nerede felaket var orada Âdem Metan'ı görüyoruz... Son olarak gitti, günlerdir yanan Los Angeles'tan izlenimlerini aktardı. Bir dijital içerik üreticisi olarak tek başına bir ordu gibi konvansiyonel medyaya nal toplatıyor.
Fatih Selek'in önceki yazıları...
Çeşitli konularda bilgilenmiş olduk.Çok güzel bir makale olmuş teşekkür ederiz....