“750 TL'mi aldım, 100 liramı da istiyorum!”

A -
A +

Feridun Ağabey, daha önce gönderdiğim yazıyı yayınladınız. Aynı gün Vakıfbank’tan aradılar ve “750 TL hesabınıza yattı” dediler. Teşekkür ederim. Aynı hassasiyeti Ziraat Bankasından da bekliyorum. Tekrar yazıyorum. Ben 17 Kasım 2021 tarihinde Sakarya ile Akyazı ilçesi Kuzuluk Kaplıcaları ATM’lerinden Vakıfbank’tan 750 ve Ziraat Bankası ATM’sinden 100 lirayı İstanbul Beylikdüzü’ndeki Halkbank Yakuplu Şubesindeki hesabıma havale yaptım. Para hesabıma ulaşmadı. Vakıfbank Akyazı Şubesine gittim durumu anlattım, “paran kayıp olmaz biraz zaman alır. Sana mesaj gelir” dediler. İstanbul’a geldim. Halk Bankasına hesap yine gelmemiş. Beni Vakıfbank ve Ziraat Bankasına gönderdiler. Onlar da ümit verdi. “Paran kaybolmaz, sana mesaj gelecek” dediler. Neticede siz gazetede durumumu yayınladığınız gün Vakıfbank’tan telefon geldi “hesabına 750 lira yattı” dediler. Size ve yetkililere teşekkür ediyorum.

Ancak Ziraat Bankası Beylikdüzü Yakuplu Şubesi benden dilekçe istedi. Yazdım verdim. Durumu da aynen olduğu gibi anlattım. 15.2.2022’de bir mesaj geldi. Diyor ki: “Verdiğiniz bilgiler ile kayıtlarımız uyumlu olmadığından talebiniz gerçekleşmemiştir.” Ağabey dört ay oldu, sonunda “yok” deyip işin içinden çıktılar.

Bu nasıl bir bankacılık sistemi şoke oldum! Yalancı durumuna düştüm. Lütfen tekrar araştırsınlar bu 100 lira nereye gitti? Üzgünüm. Gerekirse en üst makama yazacağım. Benim 100 liramı hesabıma göndersinler!

         Tuncay Kamil Akan

 

 

 

Ben sevdim o sevmedi...

 

Feridun Ağabey, siz de bilirsiniz bir türkü vardır. Bir yerinde der ki: “Kime derdimi söylesem, yana yana gez derler." Ben de öyleyim. Çaresiz olan derdimi size yazıyorum ki belki benim duygusuz anam babam anlamasa da diğer ana babalar çocukları için hiç olmazsa bir kere olsun merhamet gösterirler...

 Aile içinde son çocuk olduğum için hiç sevenim olmadı. Kardeşlerim itip kaktı, anam babam oralı olmadı. Büyüdükçe kendilerine beni yük gördüler. Ölsem de kurtulsam dediğim günler çok oldu. Nihayet kendimi öz ana babamın ve ailemin elinden kurtarmak için bir sebep doğmuştu…

Bir evlilik nasip oldu…

Eşimle biz farklı dünyaların insanıydık ama ben onu sevmiştim…

Belki beni bu istenmeyen hayattan kurtaracak birisi olarak da görmüştüm. Zaten ailem ben evden gideceğim için dünden razıydılar. Ve çok kısa zamanda düğünümüz oldu ve babamın evinden ağlaya ağlaya gittim…

Fakat evliliğimin ilk gününden itibaren gittiğim yerde de istenmeyen oldum. Ne kaynanam ne görümcelerim benimle iletişim içinde oldular? Hepsi bana halayık gibi davranıyor. Kimse benimle oturup hâl hatır sormuyor. Kimse beni “var” saymıyor. Eşime sığınıyorum. O dünden ilgisiz. Ben onu sevdim ama o beni sevmedi. “Beğenmezsen işte kapı” diyor. Sabah çıkıp gidiyor akşam gelse de beni yok sayıyor. Anneme bazen bu ilgisizlikten dert yanıyorum. “Ben ne yapabilirim ki” diyor. Büyüyene kadar kendi ailemin içinde yalnızdım, şimdi gelin gittiğim ailenin içinde yalnızım…

Kocam var ama yok, annem babam var ama yok, kayınvalidem görümcem var ama “işine gelirse” tavırlarında… Ben kime ne ettim bilmiyorum...

Gözyaşlarımla arkadaşım…

Allahtan sabır diliyorum bir de bu merhametsiz çevreme merhamet vermesini diliyorum.

       Rumuz: “Kimsesiz”

 

 

Yeşilay Haftası ve bir yerde yanlışlık yok mu?

 

Feridun Ağabey, her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında Yeşilay Haftası'nı kutluyoruz. Kim kutluyor onu da bilmiyorum. Yeşilay aslında gerçekten iyi niyetlerle kurulmuş bir dernek. Alkollü içeceklerin ve diğer bağımlılıklardan uzak durma konusunda insanları bilinçlendirmek amacı güdüyor. Fakat ne enteresandır ki bugün bu konuda Yeşilay yalnız bırakıldığı gibi gençlik bu konularda Allah korusun almış başını gidiyor. Şöyle o gözle bir baktığınızda özel okul olsun devlet okulu olsun gençlerin okul dışına çıkar çıkmaz ilk yaptıkları iş birer sigara yakmak oluyor. Pırıl pırıl çocuklarımız bu alışkanlığa çocuk yaşta iken alışıyor…

Güya sigara paketlerinin üzerine çirkin ve korkutucu resimler grafikler konuldu. Güya markaların isimleri kaldırıldı. Güya ekranlarda sigara dumanları 'buzlu' hâle getirildi. Ama hiçbirisi gençliğin sigaraya olan merakını ve hevesini azaltmadı. Sigara sağlığa zararlıdır yazısı da alay konusu olmuş durumda. Sigara içmek yasak denilen yerler de sigara tiryakilerinin sigarayı bırakmasına zerre etki etmedi etmiyor...

Öyleyse bir yerlerde yanlışlık olduğunu düşünmeyecek miyiz? Sigarayı bırakmadı ayağı kesildi, gözü kör oldu ciğerleri çürüdü vb. haberleri gırla gidiyor ama “sigarayı bıraktı hayatında şöyle güzel bir gelişme oldu” diye bir örnek niçin yok?..

           Mustafa Sancar-İstanbul

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.