samdan
camii
hayirli-ramazanlar

İETT otobüsünün yaptığı kaza

A -
A +

Feridun Ağabey, toplu taşıma olarak İETT otobüslerini kullanan bir vatandaşım. Beşiktaş’ta yaşanan ve bir vatandaşımızın can verdiği feci kaza sonrası gözler tekrar İETT otobüslerine ve şoförlerine çevrildi haklı olarak. Öncelikle o vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Bu tür haberlere çok üzülüyorum. Bu vesileyle geçen hafta bizzat şahidi olduğum bir şoför vakasını da burada dile getirmek istiyorum. Yavuztürk istikametine giden otobüslerden birinde ilerlerken Bulgurlu’dan sonra dikkatimi çekti. Baktım şoför beyin otobüste direksiyonun başında kafası düşüyordu. Biraz daha dikkat kesildiğimde gözleri kapanıyor adamcağız resmen uyukluyordu. Bir iki dakika kesin mi görüyorum diye baktım. Evet yanılmıyordum. Yanımdaki yolcu da görünce ikaz eder şekilde seslendik: “Şoför Bey uyuyorsunuz!” Bunun üzerine şoför bey ne dese beğenirsiniz? “Uyumuyorum kardeşim, hastayım, antibiyotik ilacı aldım. Gece sabaha kadar ne çektim biliyor musunuz?”

 

Adamcağıza sordu bir beyefendi. “Niye istirahat almadın?” diye, “kimse yok, çalışmamız lazım” dedi. "Bu durumda biz yolcuların hayatını da tehlikeye atmıyor muydu? Bunu İETT yetkililerine söylemek lazım, bu zavallı insancıkları niye hasta hasta çalıştırıyorlar” diye düşündüm. İşlerim tamamlandıktan sonra dönüş için yine bir İETT otobüsüne bindim. Aklıma geldi. O gidişte bindiğim Yavuztürk arabasının şoförünün durumunu anlattım. Niçin böyle olduğunu sordum. Şoför beyin verdiği cevap beni rahatlattı. “Ne alakası var Hanımefendi, o arkadaşın kendisinden kaynaklanan bir durum. Yanlış yapmış. İstirahat isteyeceği yerde çalışmak istemiş. Geçen benim de elimle ilgili şikâyetim vardı gittim doktora, ilaç verdi. İzin verdi. Gittim evimde istirahat ettim, sağlığıma kavuştum görevimin başına döndüm” dedi. O zaman anladım ki bu olaylar her meslekte olduğu gibi şoförden şoföre fark ediyor. Kurumların bu konuda elbette çalışanlarını rehabilite edecek ve denetleyecek tedbirleri alması lazım ama şoförlerin de bireysel olarak mesleğine değer vermesi topluma hizmet verdiğinin şuurunda olması daha dikkatli olması gerekmiyor mu? Kendini düşünmeyen insan başkasını düşünür mü?

 

     Sevde P.-Üsküdar

 

 

Hep eleştiririz ama teşekkürü kendimize saklarız

 

 

Sayın Feridun Ağabey, bu tür köşeler genellikle insanların sıkıntılarını, yaşadığı olumsuzlukları anlattığı yerler olarak bilinir. Sanırım insan olarak da böyle bir alışkanlığımız var. Sıkıntımızı söyler, memnuniyetimizi kendimize saklarız. Bu sefer tersi olsun istedim. Ben, birkaç ay önce Modalife markalı mobilya mağazasından, online mağazasında beğendiğim bir oturma grubunu satın aldım. Yakınlarım “odana büyük” diye uyardı ama ben “yok sığar” dedim, direttim ve sipariş ettim. Ödememi tek seferde gerçekleştirdim. Fakat gelin görün ki koltuklar geldiğinde odaya gerçekten büyük geldi, kapı bile kapanmadı. Markanın Silivri mağazasından almıştım. Yine oraya değişim için talepte bulundum. Alışveriş sırasında muhatap olduğum Silivri mağazası yetkilileri, Ankara merkezine bilgi vermemi istedi. Ben de öyle yaptım. Onların direktifiyle Silivri mağazasında yeniden bir model beğendim, yeni koltuklar geldi, ambalajı bile sökülmeyen öncekini götürdüler. Fakat bu sefer de denemediğim için oturduğunuzda sesler gelen bir koltuk gelmişti. Bütün aşamaları yeniden geçtim ve yeni bir model beğenerek alışverişimi tamamladım. Bütün bu aşamalarda onları yorduğum hâlde asla nezaketlerinden taviz vermeyen Modalife yetkililerine, satış temsilcilerine, hızlı ve hesaplı olmasıyla gençlerin ‘düğün paketçisi’ olma ünvanını fazlasıyla hak eden şirketin, üretimden satışa kadar her aşamasındaki görevlilere sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bununla kalmayıp “koltuğunuz güzelmiş” diyen herkese de bu tecrübemi anlatacağım. Teşekkürlerimle…

 

     Candan Yapıcıoğlu-Tekirdağ

 

 

Devletin farklı kurumları ve konaklama fiyatları

 

 

Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığına bağlı konaklama tesislerinde talep edilen ücretleri ilgili kurumların resmî web siteleri üzerinden derledim. Millî Savunma Bakanlığı’nın uyguladığı fiyatlar çok makul ve insaflı görünmektedir. İçişleri Bakanlığı'na bağlı tesislerin fiyatları da emniyet teşkilatının çalışanlarının maaşlarına göre uyumludur. Anadolu’nun çeşitli yerlerindeki öğretmenevlerinin fiyatları ise maalesef özel otellerle yarışmaktadır. Bu insafsız fiyatların en azından polisevlerinin seviyesine çekilmesi makul olan yoldur. Ayrıca, ordu ve polisevlerinde ilgili kurumun personeli olmayanların kalması hemen hemen imkânsızdır. Lakin öğretmenevlerinde aklına esen herkes rahatça kalabilmektedir. Bu uygulama sebebiyle eğitimciler çoğu zaman kendi kurumlarının tesislerinde yer bulamıyorlar.

 

     Ali Özdemir-Eğitimci

 

 

 

Anlat Derdini Feridun Ağabey'ede önceki yazılar...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Yalınız Efe18 Aralık 2024 10:37

Devlet kurumlarında "amirler" vardır. Çalışanlar, hasta olarak çalışmak istese de amirler bunun sakıncalarını ve muhtemel tehlikelerini -öngörüp- hekime yollamalı, istirahat almasını sağlamalıdır.