6 Nisan 2025 Pazar günü CHP olağanüstü kongresi toplanacak. Kongrenin yapılma sebebi partinin 2023’te gerçekleştirilen kongresi hakkında devam etmekte olan yargı süreci. Hemen vurgulayalım, CHP sözcülerinin ve liderlerinin bu yargı sürecini AK Parti’nin bilhassa Erdoğan’ın sırtına yıkma çabalarına rağmen süreci başlatan bazı CHP’lilerden gelen şikâyetler ve yargıya yapılan müracaatlar... Kongrede önce bir usulsüzlük olmadığını çok iddialı biçimde ileri süren Özgür Özel gelişmelerin aleyhine olduğunu ve partiye kayyım atanabileceğini görmüş olmalı ki olağanüstü kongreye gitme yolunu seçti. Üstelik bunu bir taraftan yargı sürecinin tesiriyle diğer taraftan parti içi rakiplerinin, özellikle Kılıçdaroğlu’nun hazırlanmasına fırsat vermemek için sadece iki hafta içinde gerçekleştirmeye karar verdi...
Kongre CHP’nin problemlerine çözüm üretecek mi? Bu sorunun cevabı CHP’nin problemleri olarak nelerin görüldüğüne bağlı. Özel, kongrede yeniden genel başkan seçilebilir ve ekibini bir ölçüde yenileyebilir. Ayrıca, kongre onun İmamoğlu’nun baskısından ve kontrolünden kurtulmasına da yardımcı olabilir. Ancak, CHP’nin asıl ve ana problemlerinin çözümüne bir katkısının olacağını sanmam.
CHP tarihî ve ideolojik birçok probleme sahip. Her şeyden öce CHP tek parti diktatörlüğü döneminde kuruldu. CHP devleti kuran parti değildi, tam tersine, devlet tarafından kurulan bir partiydi. İsmi önce Halk Fırkası olarak belirlendi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın doğması üzerine apar topar partinin adına cumhuriyet kelimesi eklendi. Ne var ki bu ekleme Türkçeyi katletti. Partinin doğru adı Cumhuriyetçi Halk Partisi veya Halkçı Cumhuriyet Partisi olmalıydı. Cumhuriyet Halk Partisi oldu ve öylece kaldı. Bu adlandırma tek parti döneminin mantığına uygundu. Çünkü CHP parti adını taşımasına rağmen tipik bir demokratik parti olarak kurulmadı. Dönemin totaliter ideallerini gerçekleştirmenin ve bu idealler istikametinde toplumu dönüştürmenin aracı olarak görüldü ve kullanıldı. Başka bir deyişle CHP zihniyeti demokrasinin olmadığı bir dönemde oluştu, şekillendi.
CHP bu zihniyetten bir türlü kurtulamadı. Tam tersine, M. Kemal’in adını da istismar ederek bu mantığı ve sistem içindeki yerini pekiştirdi. CHP hâlâ kendisini M. Kemal’in partisi olarak görmekte ve sunmakta. Onun bu tutumu M. Kemal’in siyasette bir tarafın sembolü hâline gelmesine ve kuşatıcı bir millî sembole dönüşmesine de engel olmakta. M. Kemal’in partisi olarak kendini takdim etmesine rağmen oy oranı yüzde 25 civarında gezinmekte. Bu, M. Kemal’in partisi olmasının iktidara gelmeye yeterli toplum desteğine sahip olmayı garanti etmediğini göstermekte. Ayrıca CHP, M. Kemal ile arasında kurduğu tekelci bağ sebebiyle diğer partilerle eşitsiz hâle gelmekte. Meşruluğu demokratik ilkelerde değil çoğu zaman ne olduğu belli olmayan ve çoğu durumda yanlış yorumlanan tek parti cumhuriyeti değerlerinde aramakta.
Bu hâliyle CHP’nin ıslah olması ve demokratik bir aktöre dönüşmesi bana göre imkânsız. Bu yüzden en iyisi partinin kendi kendisini feshetmesi. Aynı adın, bir başka parti tarafından kullanılmasını önlemek için ismini koruyarak Cumhuriyet Halk Vakfı’na dönüşmesi. Siyasetle uğraşmayı bırakarak tarih, kültür ve sanat faaliyetleriyle meşgul olması. Böyle yapması çeşitli faydalara yol açacaktır... Burada sadece iki şeye işaret edeyim. CHP’nin feshi Avrupai anlamda sosyal demokrat bir partinin doğmasına giden yolu açabilir. Vakfa dönüşmesi zaman zaman haksız eleştirilerle karşılaşan Türkiye’nin en büyük finans kuruluşlarından ve en büyük müteşebbis gruplarından olan Türkiye İş Bankası’nı da rahatlatır.
CHP bunu yapar mı? Sanmıyorum. CHP bildiğimiz CHP olarak yoluna devam edecektir. Bu hâliyle de şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da demokrasimizin önündeki en büyük engellerden biri olmayı sürdürecektir.
Atilla Yayla'nın önceki yazıları...
bunlar hayatta ülke menfaatine fayda vermezler bağırarak hırsızı haklı çıkarmak istiyorlar
Yazınızdaki kanaatinize katılıyorum, fakat şu da var ki; mevcut taraftar kitlesinin zihniyeti değişmedikçe ya da dönüşmedikçe, CHP kendisini feshetse dahi yerine kurulacak parti de aynı hastalıklarla malül olmaya devam edecektir, ne yazık ki!