Suyun yaradılışına hayranım; eğer ağaca eşlik ederse, onu tomurcuklandırır. Eğer ateşle temas ederse, onu söndürür. Eğer kirlilikler ile karşılaşırsa, onu temizler. Eğer un ile kucaklaşırsa, onu pişirime hazır hâle getirir. Eğer güneşle birleşirse, gökkuşağı oluşur. Ancak yalnız kalırsa eğer, gitgide kokuşur…
Su gibi ol azizim derler, çünkü suyun tabiatı bir felsefe anlatır bize… Su, önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez; etrafından dolaşıp akmaya devam eder. Suyun bu tabiatından ilhamla sufiler şöyle der; “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna…”
Velev ki etrafından dolaşamayacak bir kayaya denk geldi, o zaman da birikip üstünden aşar. Yok eğer bu da olmuyorsa sabırla kayayı damla damla delmeye başlar. Kayayı delmeyi başaran suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir ki, işte buna da sabır denir…
Su, değişimden hiç korkmaz. Bazen yağmur olur, bazen kar, bazen buz olur, bazen de buhar. Buhar olduğunda çıkar gökyüzüne. Yağmur olup iner yine yere…
Su uyumludur; bulunduğu kabın şeklini alır. Su bulunduğu yere uyumlanır ama tabiatı hiç değişmez! Her yere, her şeye uyum sağlar. Unutmayalım ki, tabiata uyum sağlayanlar hayatta kalır. Çünkü, uyum sağlayanlar esnektir, değişime direnenler ise katı. Fırtınalar en sert, en güçlü ağaçları bile devirir ama esnek fidanlara, otlara hiçbir şey yapamaz…
Su akıştadır ve teslimiyet içindedir… Bilir ki bütün dereler eninde sonunda büyük denizlere, okyanuslara akar. Elinden geleni yaptıktan sonra, hayatın akışına teslim olmaktır bu aslında… ‘Su akar yolunu bulur” demiş ya atalarımız da.
Su berraktır, şeffaftır, nettir, olduğu gibidir yani… İşte suyun bu yapısından dolayı sufiler birbirlerine “Su gibi ol azizim” demiştir.
Çok çok güzel bir yazı.İyi ki var sizin gibi yazarlarımız.
Allah saglik versin cok guzel yazi ve nasihat
Harika bir yazı olmuş yüreğine sağlık
Kırşehir’den sevgiler.Şehrimize gelin,burada sizi çok okuyan var Halime hanım.Çok mutlu oluruz.
Kalemine saglik cokca düsünülmesi gereken bir konu, güzel olmus