6’lı cumhurbaşkanlığı sistemi

Sesli Dinle
A -
A +
"6’lı Masa" sözü, o kadar çok edilir oldu ki "Millet İttifakı" sözü, gitgide eriyip kayboldu. Unutulan ve gündemde olan kafile, aynı yolun takipçileridir. Her iki safhada da Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne karşı çıkarak bunun yerine "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem"i getireceklerini söylediler.
 
Muhalefetin, iktidarla aynı görüşte olmaması kınanacak bir hâl değildir. Aksine istişare adına zenginliktir. İktidarın teklif, proje ve tatbikatlarına, karşı görüş ve fikirlerle gelebilir. 6 Muhalefet partisi ve bir de yargılanan parti Cumhurbaşkanlığı Sistemine karşı tavır aldılar. Beğenmedikleri bu sistem, anayasa değişikliğiyle mevzuatımıza girmişti. TBMM’deki anayasa tasarrufundan başka halkoylaması da yapıldı. Böylece milletin yalnızca bi’lvekâle yani vekiller eliyle, dolaylı olarak değil doğrudan rey ve tercihiyle de demokratik hayatta yerini aldı.Buna rağmen muhalefet edilebilir mi?
 
Edilebilir…
 
Ancak bir şartla:Meclis ve referandumdan geçmiş bir kabulün çok güçlü dayanakları, delilleri olması gerekir. Bundan dolayı denilenlerin içinin doldurulması gerekir. Yalnızca "bu sistem kötü" veya benzer sözler etmek fikir, tez, mukabil dünya görüşü, teklif üretmek değildir. "Cumhurbaşkanlığı Sistemini terk edecek ve yerine Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi getireceğiz!" dediler. Böylece ayda bir toplanmaya başlamışlardı. Ardından beyan edilmemiş bir unvan değişikliğine gittiler fakat iddiaları aynı kaldı. Böyle bir süreçte bir yıla yakın bir müddettir bir türlü Cumhurbaşkanı adaylarını açıklayamadılar.
 
Yakın zamanlara kadar dildeki pelesenk aynıydı:
 
- Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem!Şimdilerde bu iddia da arkada kalmışa benziyor:
 
Hem Millet İttifakı ve hem de oradan neş’et eden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, sisler gerisinde kaldı. Bu arada müttefikler arası sürtüşmeler saklanamaz olmuştu. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda İyi Parti, Sn. Kılıçdaroğlu’na iyi not vermiyor ve "seçilecek aday" ölçüsünü esas alıyordu. İyi Parti, CHP’nin genel başkanından ziyade iki büyük il Belediye Başkanlarını öne süregeldi.
 
Hadise bu şekilde sürüp giderken bu 6’lı Masa’dan garip sesler işitilir oldu. Evvela SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, adayları CB seçildiğinde 6 genel başkandan mürekkep bir 6’lı konsey kurulacağını ve Başkanların Cumhurbaşkanlığını eş güdüm hâlinde icra edeceklerini açıkladı. Bu cümle, kamuoyunda pek kavranamadı. Uygulamanın benzeri yoktu. Olsa olsa bir benzeri 12 Eylül’de vardı, diye -belki- söylenebilir. Bu söz daha ortada iken bu defa GP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu konuştu. Sn. Davutoğlu, adayları CB olduğu takdirde diğer 5 genel başkanın da CB gibi yetki sahibi olacağını dile getirdi. Onu DEVA Partisi Genel Başkanının benzer sözleri takip etti. Bu mevzuda henüz Sn. Kılıçdaroğlu ve Sn. Akşener’in sözlerine tesadüf edilmedi. Ama varılan sonuç Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem değil, "6’lı Cumhurbaşkanlığı Sistemi" olmuştur. Yüzde 1’in bile altında oy alan bir parti başkanı, yüzde 50 artı 1 oy alan Cumhurbaşkanıyla eşit hak ve yetkide olacak!
 
Bu mantık ne ile ve nasıl izah edilir?
 
Belli ki zikrettiğimiz mesele, masada tartışılmaktadır.
 
Ve belli ki masanın aday çıkartamamasının esas sebeplerinden biri, bu eşit güçte yetki paylaşımı isteğinden ileri gelmektedir. Temel Karamollaoğlu’nun eş güdüm sözü, suyu biraz dalgalandırmıştı fakat Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın o söze zeyl ve şerh mahiyetindeki benzer açıklamaları suyu içilmez kıldı. Su içilmez oldu ve ümitler kırılmaya başladı. Bu partilere tutunmaya çalışan vatandaşlar sarsıldılar.
 
Zira; zihnî karışıklığa bir de Saraçhane Vak’ayı Garibesi dâhil oldu. İstanbul’un misafir Şehremini Ekrem İmamoğlu, hakkında hükmedilmiş bir mahkûmiyet kararını işitir işitmez veya tebellüğ eder etmez derhal Masa mensuplarına ünledi: "Tiz seyürtesiz, şölen vardur, bakasız nice muvaffak olduk!!!.
 
"Çağrı, kendi genel başkanının Berlin seferini yarıda kesti, diğer beş başkan da koştular ve Saraçhane’de malum içtima oldu. Sonra ne oldu? Saraçhane semasında sadece boş bir sada kaldı.
 
Sokaktayız, meydandayız, vatandaşla hep beraber ve birlikteyiz.
 
Seçmen, 6’lı Masa’dan yana gücenik, kırgın ve belki de kızgındır.
 
CHP genel merkezinde genel başkan baş müşavirinin; Türk Bayrağı’nın varlığına tahammül edemeyerek o mübarek Bayrağı oradan kaldırması bardağı taşıran son damla oldu…
 
Sn. Babacan’ın resmî dile müdahale cür’eti kaşları çattı!..
 
Netice:Türkiye’nin muhalefet noksanlığı ciddi şekilde devam ediyor.
 
İktidar ve Cumhur İttifakı son 6 aydır hemen her sahada hamle üstüne hamle yaparken muhalefet abesle iştigal etmekte.
 
Son söz:14 Mayıs 2023 MV ve CB seçim sonuçları bugünden bellidir.
 
Sn. Erdoğan, yeniden kazanacak.Cumhur İttifakı, tekrar seçilecektir.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.