İnsanlar TL'nin değersizliğinden, bir ömür değil bir kaç ömür boyu düzelmeyen ekonomiden, enflasyondan bıktılar. Usanç geldi. Kör döğüşü siyaset, ideolojik taassup vatandaşları bıktırdı. Savaşlara giren milletler düzlüğe çıktı. Türkiye hâlâ aynı yerde. Beyin göçündeki felaketin kaç yönetici farkında? Vize kuyrukları, kabile devletlerdekini aşmış durumda. Bu ülkenin insanları insanca yaşama şartlarını arıyor. Tamı tamına hadise bu. Her gün bir başka haberle irkiliyoruz. Şu yapılır mı? Maalesef bizde yapılmaya başlanmış bile. Memurların bakmakla mükellef oldukları yakınları var. Bunlar eş, çocuklar ve anne-babadır. Evet, bunu herkes biliyor. Doğru; lakin herkesin bilmediği bir şey var. Artık onlara bakmak belli şekil şartına bağlanmış. Bir memurun -mesela- 80 yaşında annesi olsa; memur, annesinin sağlık karnesini bir sağlık hizmeti almak için ilgili kuruma götürse ilaç, doktor ameliyat gibi imkânlardan istifadesi ihtiyar kadının başını açmasına bağlı. Karnede mutlaka baş açık fotoğraf olacak. Farketmez isterse 16 yaşındaki kızı olsun Bunu hangi vicdan kabul eder. Hürriyet, bu uygulamanın neresinde? Düne kadar kamusal alanda örtü olmaz deniyordu. Şimdi evlere girildi. Pekâlâ evdeki örtülü kadının tercihini kullanma hakkı yok mu? Dilediği gibi yaşayamaz mı? İşte bu yüzden, kahir vatandaş kitlesince AB bir kurtuluş sebebi olarak görülüyor. MHP kendi temin edemediği haklara o yolla kavuşma ümidindeki vatandaşların önüne boşu boşuna set olmasın. Ticaret erbabı kendi malının hırsızı olmaktan kurtulmak, fikir adamı kanun baskısından sıyrılmak, insanlar hürriyetin tadına varmak için, cemiyet, tümüyle hürriyet ve servet için AB peşindeler. Hatta bu bir sevda oldu. Bir kaçış var. Beyin göçü gibi AB'ye göç isteği yaşanıyor. Bu ülke insanına bu mecburiyetleri yaşatanlara yazıklar olsun. AB'ye girerdik. Onların bizi düzeltmesiyle değil, şartlarımızı masaya koyup çatır çatır pazarlık yaparak. Eşitlerin alışverişi, eşitlerin ortaklığı olurdu. Şimdi mümkün mü? Çünkü Avrupalı da biliyor ki neredeyse kayıtsız şartsız bir istek var. Sebep olanlar düşünsünler.