Adam kayırma, adam seç...

A -
A +

Hangi partinin seçimi kazanacağı konuşuluyor. Baraj, ittifak, merkez yoklaması ön seçim ve benzeri laflar. Gına geldi. Gün 24 saat bozuk plak gibi aynı cızırtılı nakarat.. Tipik bir üçüncü dünyalılık. Galiba 4 Kasım sabahı pek de mutlu uyanamayacağız. Sanki bu seçimi sevmeyeceğiz. Sandığa itibarını kaybetmiş, milletle ters düşmüş, ona inat işler yapan güdümlü bir ekipten kurtulmak için gitmek istemiştik. Halbuki seçimlerin iptalinden dahi söz edilebilmekte. Yeniden seçilme ümidi kalmayanlar, Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırarak bunu yapabilirlermiş. Nazari planda mümkün fakat asla ahlâkî olmayan böyle bir yola gidilmesi Türkiye'nin bağrına hançer saplamaktır.. Bu seçimin en büyük talihsizliği, partilerin aynileşmeleridir. Vitrindeki hemen her parti, diğeri gibi oldu. Aynı üslup, aynı ifadeler. Farklı iddia ve teklifi olan var mı? Ne sağ kaldı ne sol. Bu imajları sadece tabelada. Dikkat edenler, bir geçiş dönemini yaşadığımızı göreceklerdir. Her tezgâhında aynı kumaş satılan pazardan keyif alınmaz. 3 Kasımda iştirak nisbeti büyük fire verebilir. Bundan kurtulmanın bir tek yolu var. Adam seçebilmek. Adam kayırmak değil, adam seçmek. Meselemiz budur. Merkez yoklaması, ön seçim şu-bu ne kadar mühim olsa da asıl yapılması gereken adamı bulup ortaya çıkartmakta. Siyasi hayatımız, çapsızlarla dalkavuklar arasına sıkıştı. Az sayıdaki iyilerse arada kaldılar. Lider ona derler ki adamı gözünden tanısın. Her seçimde adam seçmek önemlidir.. Bu seçimdeyse daha da önemli. Seçimi de seçimden sonrasını da ayağa kaldıracak onlardır. Adam seçemeyen lider, kendisine de partisine de yarınlarımıza da kötülük edecektir. Ne yazık ki bu konuda daha şimdiden bazı kaygı verici tensiplerle karşılaşıyoruz. İlk günden yanlışlar yapıldı ve yapılıyor. Eğer bu vahamet devam ederse önümüzdeki parlamento fevkalade ömürsüz olur. Adam... Adam... Adam. Namuslu, haysiyetli, özü-sözü bir. Mazisi temiz, milletin değerlerine bağlı, doğruyu söylemekten çekinmeyen, mütevazı, çalışkan, paragöz olmayan örnek şahsiyetler. Önceki seçimlerde delege oyunları, lider kayırmaları, türlü düzenbazlıklarla bir kısım yarım-yamalaklar adam diye milletin başına musallat edildiler. İyilerse yıldı, sustu veya kaçtı. Konjonktürün menfi tarafları ancak isabetli aday seçimiyle telafi edilebilir. Parti değil, adam. 3 Kasım 21. Yüzyılın ilk seçimidir. Ön teker nerden giderse arka teker onu takip eder. Bu yüzyılı olsun kaybetmeyelim. Nerede kaldı ki 21. Yüzyıl Türk asrı olacak deniyordu.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.