6 Şubat 2023’te 9 saat arayla Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde sallandı, 11 ilimiz ağır yara aldı. Bazıları, neredeyse yerle bir oldu. Bu afete milletçe "Asrın Felaketi" adını verdik…
Bazı yetkililerin dediklerini şu meâlde nakledebiliriz:
- Aynı ânda 2 vilayetimizde deprem olmasını düşünürdük, üç de olabilir. Ama aynı ânda 11 ilimizin deprem yaşaması düşünülemezdi.
İşte bu düşünülmeyen, meydana geldi ve çok geniş bir bölgemiz yara aldı. Uzun asırlar sonrası karşılaşılan bu afette ölenlerin sayısı on binli rakamlarla, yaralılar on binli rakamlarla, zararlar milyarlı rakamlarla ifade ediliyor.
Zelzelenin şiddeti büyük.Meydana gelen saha geniş.
Yıkım çok.Ölü sayısı yüksek.Yaralı binlerce.
İlk gün gibi sıkıntılar yaşandığını Cumhurbaşkanı Erdoğan da birkaç kere dile getirdi. O sıkıntıların sebebi, yukarıdaki satırlarımızda mevcut. Hiçbir tecrübe sahibi bir gün zelzele olacak ve 11 şehrimiz eş zamanlı olarak yıkılacak diye tahmin ve söz sahibi değildi. Buna rağmen o ilk afallamadan kurtulma hızlı oldu. Devlet, hükûmet, millet, STK’lar, asker-polis, dış yardımlar, faaliyet hâlindeydi. Canla-başla çalışıldı. Dedelerimizin gazası I. Dünya Harbinin eşiğindeki seferberlikte, hangi ruh varsa burada da aynı ruh vardı. Bu defa da vatan müdafaa ediliyordu.
Sabahın 04.17’sinden itibaren bir afetle, faciayla karşı karşıya kalmıştık. Şu var, hastaneler, çalışıyor, vatandaşlara aş-ekmek yetiştiriliyor, kimse soğukta ayazda kalmasın diye çadırlar kuruluyor, battaniyeler veriliyor, barınma imkânı için oteller yurtlar açılıyordu.
Deprem 13,5 milyon vatandaşı etkiledi. Nitekim şu satırları yazmadan kısa bir süre önce cuma namazını müteakiben can kayıplarımız için gıyabî cenaze namazı kıldık…
Memleket bir büyük afet yaşarken muhalefet, iktidara kapı aralamaya çalışıyordu. Hâlbuki "Böyle bir günde birlikte çalışalım. Bugün birlik-beraberlik günüdür. Bize her ne hizmet düşüyorsa hazırız!!!" denebilirdi. Nitekim değişik kıtadaki muhtelif devletlerden yardımlar geliyordu.
Yabancı ülke devlet veya hükûmet başkanları Türkiye Cumhurbaşkanını ziyaret edip acıları paylaşırken bizde muhalefetin enkazdan iktidar çıkarma yoluna sapması hiç yakışmadı. Hazırlıksız bir çıkışla imar affı suçlaması yapıldı. İmar affı 2018’de çıkmıştı. Muhalefet, felaketi, bu afla irtibatlandırıyordu. O af olmasa bu zelzele yaşanmazdı, deniyordu. Oysa bugün ortaya çıkmış bulunuyor ki ana muhalefet partisi, Kahramanmaraş merkezli zelzeleden sadece 1 ay evvel TBMM Başkanlığına imar affının kapsamının genişletilmesi için kanun teklifi vermiş. Orada 2018 Affı genişlesin isteniyor.
Bir yanıltma da yıkılan binaların tarihine dair. Resmen açıklandı ki kül gibi dökülen binaların yüzde 98’i 1999 yılı öncesinde yapılmıştır.
Bazı muhalif yayın kesimleri de acılı günlerimizle hiç bağdaşmayan ayıplara imza attılar. Sığınmacılar üzerinden hükûmeti zora sokmaya çalışan aldatıcı yayınlar oldu.
Diğer yandan:"Türkiye Tek Yürek" adlı kampanya yapıldı. TV ve radyolar bu çalışmayı birlikte gerçekleştirdiler. Bir-iki TV, o saatlerde bile millî hissiyata uzak düşerek kendi saplantılı yollarında gitme garabetini işlediler.
Türkiye Tek Yürek kampanyasında 116 milyar TL toplandı.
Daha evvel de Hazine, AFAD’a 100 milyar tahsis etmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "yıkılan bütün binaları 1 yıl içinde yaparak ev sahiplerine teslim edeceğiz" diye defalarca haber verdi. Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "7/24 Saat aralıksız çalışacağız" taahhüdünde bulundu. Yardımlar devam edecektir. Fakat can suyu hatta daha ötesi para, daha ilk andan itibaren el altında hazır edilmiştir.
Şu var ki bu kampanyaya da su tabancalarıyla ateş edilmekte.
Şunu diyorlar:
- Kamu kurumlarındaki para zaten milletin. Millete ait olan para, millete verildi!Nasıl olur? Yardımın tamamı amme kuruluşlarından yapılmadı. Kaldı ki o kamu kurumlarının bir kuruluş, işleyiş ve yönetim şekilleri var. Aslolan, harcama kalemleri için paranın gerektiği ân el altında olmasıydı. Kampanyanın maksadı, vatandaşın derdine derman olmaktır.
Hiç şüphe yok ki bugün bu uygulamaya itiraz edenler, iktidar olsalardı onlar da benzer bir faaliyet yürüteceklerdi. Yazıktır ki muhalefet, Hollanda kadar da olamadı. Hollanda dahi ortak TV programıyla Türkiye için yardım kampanyası yaptı. Muhalefet bari kendi TV’lerinde ilave bir kampanya yapsaydı!
Böyle bir zamanda kardeşlik duygularını, aynı millet olma ve ortak acı gerçeğini bir yana bırakıp artçı sarsıntılar gibi hükûmeti vurmaya çalışmak hiç doğru olmadı.
Ders alma, dostluk kurma ve çok çalışma günlerindeyiz.
Hepimiz aynı gemi değil aynı vatandayız.