AİLE ÇÜRÜRSE DEVLET ÇÖKER!..

Sesli Dinle
A -
A +
Mülkün yâni devletin temeli adalet; devleti kuran milletin temeli ailedir. Bir millet, bal peteği misali aile hücreleriyle meydana gelir ve "vatan" denen bir iklim üzerinde devlet adlı idârî ve siyâsî teşkilâtı kurar…
 
Hiçbir zaman milletsiz devlet olmamıştır.
 
Hiçbir zaman da olamaz.
 
İnsansız aile, ailesiz de devlet olmaz.
 
Milletin de devletin de sağlığı nihâî noktada aileye bağlıdır.
 
Ailenin kudsiyet ve millî varlıktaki yeri sebebiyle yuva kurmada eş seçimi çok ehemmiyetlidir, nikâh değerlidir, evlat terbiyesi, ailenin devam ettirilmesi vazgeçilemez önemdedir. Hakikat bu iken devrimizde aile ciddî tehditler altındadır.
 
Sinsi yıkıcı faaliyetlerle ailemizi hedef alınmış bulunuyor.
 
Aile çürüyünce ötesi kolay!..
 
Eskiden nüfus daha ziyade köylerde küçük şehir ve kasabalarda yaşardı. Hayat, sadeydi. Gün, sabah namazıyla başlar, akşam namazıyla biterdi.
Yatsı ile sabah namazı arasında tabiat üstüne sükûttan kalın bir yorgan örter gibiydi. Yahya Kemal’in deyimiyle o vakitler "Frenk akşamları" yoktu. Günümüz de hayatımız da akşamımız da Müslümanca idi. Nüfus azdı.
 
Köyde, şehirde, mahalle ve çarşıda herkes birbirini tanırdı. Çocuğu yalnızca ana-baba değil, mahalle, komşu, cami, mektep birlikte terbiye ederdi. Bu yapılırken kimse de "sen benim çocuğuma ne karışıyorsun?" demezdi.  
Sade, basit fakat huzurlu hayatlar, evvelâ sanayi inkılabıyla bozuldu. Fabrikalar kuruldu. Motorlu taşıtlar hayata dâhil oldu. Yollar mesafeleri kısalttı. Köyler, akın akın şehre taşındı. İnsicam bozuldu. Kimse kimseyi tanımaz ve saymaz oldu. Bu hercümerç devam ederken, henüz kendimize gelmemişken yolumuz bir defa daha kesildi. Bu defa da dijital teknolojinin hükümranlığı veya yıkımı ile karşılaşmıştık. Sanayi inkılabı, bir haftalık yolları bir güne indirmişti. Dijital hayat, onu bir saniyeye indirdi.
 
19. Asır sonu ve 20. asır başında hayata roman, gazete, sinema, radyo, telefon, televizyon, video, disk girdi. 20. Asır sonundaysa hayatlara internet, cep telefonu, web siteleri, film platformları, sosyal medya ve akıllı telefonlar hükmeder oldu. Devletlerin de ailelerin de duvarları yıkıldı. Bütün bunları moda denen her devrin kasırgası sarıp sarmaladı. Emperyal güdümdeki moda dünyayı esir kampına çevirdi.
 
Yenileşme, başkalaşma, çağdaşlaşma yabancılaşma oldu.
 
Millîliği yabancılık fethetti.
 
Bu kayıplarla ebeveynler baş edemedi. İmam ve öğretmen, üstesinden gelemedi. Mahalle meçhulde kaldı. Akrabalık, âdeta bitti. Değerler ziyan oldu. Bu milleti mânevî sermaye olarak ayakta tutan ne varsa onlar, eşitlik, özgürlük, ilericilik, laiklik, ferdiyetçilik… gibi iddialarla tahrip edildi.
 
Asaletin yerini başıboşluk aldı.
 
Eve girip çıkma saatleri belirsizleşti.
 
Ana-babanın sözleri batar oldu.
 
Nasihat fazlalık sayıldı.
 
Alkol tüketimi arttı, uyuşturucu kullanımı ilkokullara kadar indi. Cinsî sapıklıklar tehlikeli tırmanış gösterdi. Kopup gelen çığa, ceza mevzuatı seyirci kaldı. Boşanmalar, alabildiğine çoğaldı.
 
Meşru olan, edepli olan, doğru olan yanlış sayıldı, onlara gericilik dendi. Ne kadar hata, günah, sapıklık varsa müsamaha ve alkış aldı. Sultanlık yerlere düştü. Hayâ, haram, günah gibi kavramlardan söz etmek, oldum olası örümcek kafalılık sayıldı.
 
Dikkat edilsin!...
 
Bir daha dikkat edilsin!!..
 
Bin defa daha dikkat edilsin!!!...
 
Sanayi inkılabını yakalamak isterken maddeten çöktük. O çöküşle bir koca imparatorluğu kaybettik. Bugün dijital teknolojide dünya ile yarışırken de tehlikeli bir şekilde mânevî çöküntü yaşıyoruz…
 
Ne sanayi devrimi ne dijital devrim suçludur.
 
Suç insanda.
 
Suç aileyi, sadakati, kızı, oğlanı, aileyi… korumamakta.
 
Bugün aile, millet ve devlet, giderek artan bir tehlike altındadır.
 
Namus mefhumuna düşmanlık ediliyor. Kendi cinsini tercih etme sapıklığı olağan sayılmak gibi bir cinnet yaşanıyor.
 
Tasvir ettiğimiz şu manzara bir bataklık hâlidir.
 
Bu gidişat aileyi çürütür.
 
Aile çürürse devlet çöker…
Büyük Aile Platformu, 17 Eylül 2023 Pazar günü, malum sapkınlığın propaganda edilmesinin yasaklanması ve ailenin korunması talebiyle Saraçhane Meydanında bir miting tertiplemiş bulunuyor. Yarın, Saraçhane’de, Fatih ve Şehzâde Câmileri arasında, Fatih’in mübarek toprağında ahlâklı insanların gür sesi, yeri göğü inletmeli, ailenin de devlet ve milletin de sahipsiz olmadığı cümle âleme gösterilmelidir.
Ahlâksızlık terörü, bölücü terörden daha az tehlikeli değildir!..
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Elif 18 Eylül 2023 16:48

Sagolun hocam, bütün yazarların bu konuyu işlemesi lazim

fuat bayramoğlu17 Eylül 2023 23:33

Allahüteala razı olsun efendim. Bu yazılara çok ihtiyacımız var. Selam ve dua ederiz.