Ateşten gömlek

A -
A +

Kimsenin elinde sihirli değnek yok. Artık birinin diğerinden fazlaca farkı da kalmadı. 4 Kasım sabahı apayrı bir Türkiye'ye uyanamayabiliriz. Şu ân ülke bir cihan harbinden çıkmış gibi. Vatandaş öylesine mustarip. Orta sınıf çok büyük kayıp verdi. Verilen o kayıplarla yoksullar şimdi daha kalabalık. Üniversite bitirenlerin kahir ekseriyeti işsiz. Esnaf, işadamı kan ağlıyor. Maaşlar ödenemiyor. Primler yatırılamıyor. Tuzu kurular, yalnızca bir avuç mutlu azınlık. Onlar sıra dışı. Onlar zevku safalarındalar. Kimin iktidar olacağı üzerinde duruluyor. Konuşulan o. Diğer taraftan toplum mühendislerince partilerde ideolojik kimlik arayışı yapılmakta. Siz bırakınız ideolojiyi. Açlığın ideolojisi yok. Vatandaş, aç-işsiz. Buzdolaplarına, çamaşır makinalarına, ev telefonlarına, maaşlara, tarladaki traktöre kadar haciz konmuş. Bugüne kadar bir Arjantin örneği yaşanmadıysa bunda tevekkül müessesesinin rolü çok büyük. Diğer sebep de aile dayanışması. İktidar kim olacaksa olsun. Bu vatandaşın çok da umurunda değil. Çünkü o iş ve aş ve elbette evlilik yaşına gelmiş olanlar da eş istiyor. Parasızlık yüzünden nice genç evlenemiyor. Veya düğün yapamamakta. Bunlar masal değil. Ülkenin gerçekleri. Fazlası yok eksiği var. Halkın arasına katılan, halkla teması olan fazlasına şahit olur. Siyaset bir çene çalma mesleği mi? Çareler söyleneceğine havanda su dövülüyor. Ortada dolaşan üç şey var. İsimler. Endişeler ve laf kalabalığı. Ülke beyin göçü veriyor. İşadamları bile dışarı kaçmakta. İş yerleri hâlâ eleman çıkartmak zorunda kalıyor. Enflasyon yine sırtta kambur. Zammın sonu yok. Eylül masraf ayı. Okul masrafları aileleri bir kere daha sarsacak. Borçlara borçlar eklenecek. Ardından kış geliyor. Partiler yalnızca bir diğerinin yanlışını ortaya çıkartmakla meşgul. Siz bırakınız bir başkasının yanlışını. Kendi doğrularınız ne ondan haber veriniz. Neyi nasıl çözeceksiniz onu söyleyiniz. Akıl arkada kalmış. Hırs şimşekten kamçılar gibi. Herkes 3 Kasım'a koşuyor. Halbuki 3 Kasım bir ateşten gömlek. Eğer 3 Kasım'dan bir çare çıkmazsa milletin ümitleri yıkılacak. Artık dayanma gücü kalmadı. İhale için, şan-şöhret için, bakanlık için Ankara'ya koşanlar, korkarız ki hem kendilerini hem memleketi batıracaklar. Bıçak kemiğe dayanmış vaziyette. Vatandaşın göz pınarları da kurudu. Buna göre düşünün. Buna göre hazırlanın. 3 Kasım zehirle pişmiş aş. 3 Kasım ateşten gömlek. O gün Türkiye'nin aydınlanması gerekiyor. Yoksa çöküş büyük olur. Ortada ne iktidar kalır ne muhalefet. Hayal âleminde siyaset yapılıyor. Ayaklar suya ermeli.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.