18 Haziran’da, yaz ortasında seçim yapmak hac, üniversite, tarla, tatil gibi… sebeplerle seçime iştirak yüzdesi düşeceği için isabetli olmayacaktı. Bu yüzden takvimin bir miktar öne alınması isabetli olurdu. Cümledeki "bir miktar" kelimesi önemlidir. 18 Haziran’dan bu tarafa aylar tutacak denli bir değişiklik "öne alma" değil, erken seçim demekti…
Bu sebeple "14 Mayıs Tarihi İsabetli Olur".
1950 Seçimlerinde seçmen, 14 Mayıs 1950’de sandığa gitmiş ve 27 yıldır, seçim yapılmadan, demokrasi yaşanmadan işbaşında olan CHP’yi sandığa gömmüştü. Bu seçimde CHP 69, DP 416 Milletvekili çıkarttı. 487 Üyeli Meclis’e ayrıca, 1 müstakil ve 1 de MP’li vekil girdi. CHP reylerin yüzde 39,6’sını, DP yüzde 69’unu kazanmıştı. Bu yüzdeler, ileride hiçbir zaman tekrarlanamayacaktır. Demokrat Parti 14 Mayıs 1950’de kendisine zafer kazandıran bu seçime "Yeter Söz Milletindir!" ihtarıyla girdi.
Bu söz tarihe geçti.
Tek Parti ceberutluğuna "dur!" diyen o el unutulmadı.
14 Mayıs seçim neticelerine devrin münevverleri "Beyaz İhtilal" derken, bu adla kitaplar yazılırken o dönemde "çarıklı erkânı harp" adı verilen ve ekseriyeti köylü olan millet de DP’ye "Demirkırat" adını layık gördü. Bu benzetmeden hareketle, DP ve onu takip eden AP ve DYP bir kır atı bayraklarına yerleştirdiler.
DP, 27 Mayıs 1960 İhanetiyle lağvedildikten sonra gelen AP, ANAP, DYP kendilerini Demokrat Parti’nin devamı saydılar. DP, muhafazakâr merkez partisiydi. Takipçileri de bu vasıftaydı. Bir kısım mensupları Millî Görüş menşeli olan AK Parti, kendi hususî vasıflarını korurken aynı zamanda bir Muhafazakâr Demokrat Parti olma yolunu seçti ve böylece milletin her rengini kucaklayıcı üslubuyla merkeze oturdu. AK Parti, İslâmî kıymetlere sonuna kadar hürmetkâr, millî değerlerin müdafiî köklerine bağlı, istikbale sevdalı muhafazakâr bir partidir.
Önceki seçimlerde AK Parti lideri Sn. Recep Tayyip Erdoğan, DP’ye atıfta bulunma keyfiyetini bilhassa Şehîd Başvekil Menderes üzerinden işaret etmiş ve bu partinin o unutulmaz sloganını bir ilaveyle besleyerek "Yeter, söz de karar da milletindir!" demişti. 18 Ocak 2023 günkü parti grup toplantısındaysa mezkûr sözü daha bir tahkim ederek "Söz de karar da gelecek de milletindir!" dedi. O arada seçimler için bir cümle kullandı. Kullanılan cümle iki kelimeydi:
-Aynı gün!..
Aynı gün’le işaret edilen 1950’deki 14 Mayıs idi.
Sn. Cumhurbaşkanı, DP’nin sloganını daha bir takviye ederek kullanırken bu sözle seçim gününü, vakt-i merhunu da tesbit ediyordu. MHP lideri Sn. Devlet Bahçeli de bir gün önce parti grup toplantısında seçimler için en isabetli zamanın "mayıs ortası" olacağını dile getirmişti. Bu itibarla 14 Mayıs tarihi, artık kat’iyyet kesbetmiş, kesinleşmiştir.
Eskiden "Millet İttifakı" şimdilerde ise 6’lı Masa denen yakada ise hâlâ ortak bir CB adayı ve fikir birliği yoktur. Cumhurbaşkanının TBMM’yi feshederek martta erken seçime gideceği gibi iddialarsa yanıltıcı tahminlerdir. Bunun olması mümkün değil. Diğer taraftan masa, eski seçim sistemiyle sandığa gitmeyi temin için takvim olarak 6 Nisan’dan öncesini arzulamakta. Hiç böylesi söz ve tasavvurlarla vakit kaybetmemeli. Tekrar ediyoruz. Açık-ve seçik şekilde belli olmuştur ki seçimler, 14 Mayıs gibi mânâlı bir tarihte olacaktır.
14 Mayıs’ta milletvekili genel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaktır. Bu iki pusula demektir. Eğer Meclis’te kılık-kıyafet ve aileye dair anayasa değişikliği için 360 evet oyu bulunamazsa Cumhurbaşkanı, mes’eleyi bu defa asil’e yani millete götürür. O zaman eldeki 3 pusulayla vekiller ve Cumhurbaşkanı seçilmiş ve Anayasa değişikliği de vatandaşın rıza, tasvip ve kabulüne sunulmuş olur.
Darısı topyekûn değişmiş yeni ve sivil bir Anayasa’nın başına!..
14 Mayıs tarihi hayrlı, uğurlu olsun!
Söz sırası millette...