6 Şubat Zelzelesinden dolayı tâziye, acıları paylaşma ve istikbâle dair bütün Türk ülkeleri için tedbirler alma maksadıyla Türk Devletleri temsilcileri, olağanüstü bir toplantı çerçevesinde Ankara’ya gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüler. Ziyaretçilerimiz Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ile Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları ile Türkmenistan "Meclis Başkanı" ve Macaristan Başbakanıydı.
Misafir devlet adamlarının konuşmalarını 3 cümlede ifade etmek mümkündür:
-Acınız, acımızdır.
-Türkiye’nin dünyada sözü dinleniyor.
-Üzerimize düşen ne varsa Türkiye için yapacağız…
Bunlar, beylik laflar değil, yürekten gelen samimi sözlerdir. Türkmenistan temsilcisi, Türkmen gazını Türkiye’ye getirmeye hazır olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "gücümüz birliğimizden doğuyor" dedi ve ekledi "bir dünya gücü olacağız!" Bu bir bakıma "dünya 5’ten büyüktür" tezimizin hayat bulmasıdır. Bundan böyle benzer teşkilatlarla BM farklı bir şekil alabilir. Belki de 5 sene sonra TDT azası Devletler BM’de tek tek değil Türk Devletleri Teşkilatı olarak temsil edilecekler.
TDT’da lider memuriyeti, misyonu Ankara’nındır. Ankara’nın yapacağı işi çok. Şu birlikte Tacikistan da olmalıydı. Şarki Türkistan, Tataristan ve Kırım, toplantılarda müşahid muhtar ülkeler olarak yer alabilmelidir. KTC gerçi hem kendini ve hem de diğer yarı müstakil kardeş ülkeleri temsil ediyor ama gönül daha ötesini arzulamakta.
TDT-Türk Devletleri Teşkilatı, Türkiye’nin son 1 asırdaki en büyük 10 başarısı her ne ise onlardan biridir. Teşkilat mensubu kardeş devletlerin, bir afet gününde koşup gelerek "üzerimize düşen nedir?" diye bizimle kucaklaşmaları şükrana değer bir güzelliktir. Böyle bir teşkilat rüyamızdı, bir düştü. O rüya gerçek oldu.
Türkiye’nin gayret ve öncülüğünde Asrın Muvaffakiyetine varıldı.
Milletlerarası bu teşkilat, bir elimizdir.
Diğer elimizse İİT-İslâm İşbirliği Teşkilatıdır.
İİT uluslararası hükmî şahsiyete; tüzel kişiliğe sahiptir.
TDT, 7 devletten mürekkep.
İİT ise 57 devletten meydana geliyor.
BM’nin 193 üyeli bir yapıya sahip olduğu hatırlanırsa İİT’nin kemiyyet değeri ortaya çıkar. TDT nabit gaz, doğalgaz gücüne sahip olduğu gibi, İİT de petrol merkezlidir. Türkiye’nin, Türk Hariciyesinin İİT’yi ataletten kurtarması gerekir. İİT mensubu devletler de bir fevkalade toplantı için Ankara’ya gelebilirlerdi. Din kardeşliği, komşuluk, müşterek tarih bunu amirdir. İİT’nin de tabiî öncü devleti Türkiye Cumhuriyetidir. Dünden yarına uzayan tarih sürecinde taşlar yerine oturuyor. İİT’nin de olması lâzım gelen irade ve görünürlükle çalışması hâlinde BM ve veya bunun vâsi 5 devleti daha bir farklı yola gireceklerdir.
TDT ve İİT toplamı 63, 64 devlet yapar.
64 devleti arakasına alan Türk Hükûmeti, BM’de farklı ağırlıkta olur.
1976/77’lerde yine bu sayfada Pırıltı adlı sütunumuzda "İslâm Birleşmiş Milletler Teşkilatı" demiş ve kurulması gereğine işaret etmiştik. Nitekim 1990’ların başında daha Kazakistan SSCB’den kurtulmadan az evvel veya eş zamanlı olarak yaptığımız "Fezada İki Türk" adlı radyo tiyatrosu kasetinde Kazakistan’daki Baykonur Hava Üssünden uzaya Türk pilotları yolluyorduk. Bunlar bizim rüyalarımızdı. Ondan dolayı rüyalarımızın gerçek olmasından söz ettik.
İki elimizin de güçlenmesi lazım.
Sözü dinlenir, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne sesi işitilir olarak Türkiye Yüzyılına girersek bu büyük fikirler, büyük rüyalar kıvamlaşarak hakîkat olur.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın 29 Mayıs 1453 Zaferi olmasaydı Osmanlı Devleti, 6 asır yaşayamaz ve biz, bugünleri bulamazdık. Türkiye Yüzyılı ve yarınların şafağına çıkmamız 14 Mayıs’ı kazanmakla olacaktır. Bu bir seçim değildir. Bu bir var olma veya teslim olma kararıdır.
Gerek 15 Mart akşamı TRT Haber 1. Sayfa Programında yaptığımız konuşma ve gerekse ertesi gün attığımız tweet’lerle hâl ve istikbalimizin masada pazarlık mevzuu yapılacağı 18 Mart müzakeresini püskürttük. 6’lı Masa her nedense bir toplantısını 28 Şubat’ta yapıp bildirisini bugün açıklamıştı. Şimdi de tavizlerle dolu CB destek arayışını 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi gününde ve 24 Mart 2018 Zeytin Dalı Zaferi haftasında yapmaya kalkışarak büyük tedirginliğe yol açtı.
Sıra seçmende:
Dar, kısır düşünme vakti değildir.
Büyük büyük deden, Sultan Abdülaziz Han’a,
büyük deden Abdülhamid Han’a,
deden Mendes’e,
baban, Erbakan’a sahip çıkamadı…
Sen, 15 Temmuz 2016 gecesindeki darbe ve işgal teşebbüsünde Erdoğan’a; O’nun şahsında Devletine ve Milletine sahip çıktın! Bir şanlı destan yazdın…
14 Mayıs 2023’te ya Cumhur İttifakı kazanacak ve o ihanetin kökleri kurutulacak veya Cumhur İttifakı kaybedecek ve ihanet, nerede kalmışsa oradan yoluna devam edecektir.
Safını belli et:
Ya Müslümana hâlâ inatla ve kinle "mürteci!" diyenlerle, "Allahü ekber!" denmesinden rahatsız olanlarla bir safta olacaksın veya "Allah!!" diyenlerle. Ya "Malazgirt işgaldir!" "Zulüm 1453’te başladı" diyenlerle berabersin veya "2071 Cihan Devleti Türkiye!" diyenlerle.
Bir oy,
bin vebal!!!...
Bir oy,
bin dûa…