Bu dünyada ne acılı yürekler var...

A -
A +

Bazı yaşadıklarınız vardır, hiç unutmazsınız. Önceki gün yaşadıklarımız daha doğrusu dinlediklerimiz, ıstırap çeken bir insanın acıları aklımızdan hiç çıkmıyor. Onu ne İstanbul dışına çıkmak unutturdu ne liderlerle görüşmek. Kaç gündür o acıyla dolaşıyoruz. Önceki gündü, bürodan girecektik. Birkaç adım ötemizden bir genç adam adeta ayaklarını sürüyerek geliyordu. Öyle zorlanıyordu ki belinden rahatsız olduğunu zannederek "geçmiş olsun, neyin var" dedik. Adeta inleyerek "eşimi ve çocuğumu kaybettim" dedi. Önce gördüklerimiz, sonra da işittiklerimizle şaşırdık. Onu kısa bir süre ayak üstü dinledik, ilk anda davet edemedik çünkü yazıya girecektik. Bir yere gidiyordu ama belli ki anlatma ihtiyacındaydı. Yazı saatinin zorlamasına rağmen, içeri aldık. İçecek bir şeyler söyledik. Kaza bir hafta evvel İstanbul Kuleli'de olmuş. Baştan aldı.... Anlatırken hem izahı zor ıstıraplar çekiyor, adeta kıvranıyor, hem de dualar okuyarak Rabbine teslimiyetini dile getiriyordu... Son zelzelede Avcılar'da oturuyorlarmış. Evleri yıkılmış. O gece yatılı misafirleri varmış. Kendileri kurtulmuş fakat misafirleri ölmüşler. Bir hafta önceyse, İstanbul Kuleli'de... Bir buçuk yaşındaki çocuğu da kucağında olduğu halde hanımı, baldızı ve kızı kaldırımda gidiyorlar. Kim bilir aralarında neler konuşuyorlardı, hangi neş'e içindeydiler. Veya neleri planlıyorlardı. Birden bir otomobil üzerlerine gelir. Her şey göz açıp kapayıncaya kadar cereyan eder. Otomobil sanki anneyi hedef almıştır. Kadın insiyaki bir şekilde kucağındaki çocuğu kardeşinin kucağına fırlatır, diğer çocuk anne demeye kalmadan araba, her ikisini birden altına alır... Baldızıyla çocuk kurtulursa da hanımı ve büyük çocuğu ölürler. O bunları anlatıyordu, Ancak nasıl bir anlatış, yanıyor, yıkılıyor, perişan oluyor...acı ve ıstıraplarla kavruluyordu. Böyle iken ağzından hiçbir ölçüsüz kelime dökülmüyor, yine de yüce Allah'a sığınıyordu. Tam bu toprakların has evladı. Böyle anlarda bir şey demek o kadar zordur ki. Bir zelzele bir ölüm. Ardından bir ölüm daha. Bir ânda küçücük bir çocuğuyla başbaşa kalmış bir baba. Bu insana ne denebilir, hangi kelimelerle teselli edilir? Nâçar teselli edeceksiniz. Biz de öyle yaptık. Aslında ona bildiklerini tekrarladık. Eminiz ki her gün defalarca kendi kendine tekrarladıklarını bir kere de biz ona tekrarladık. Çok dualar etti. Ayrılma ânında kucaklaşırken ikimiz de göz yaşlarımızı kendimize saklıyorduk.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.