Çavuşesku hatırlatması

A -
A +

Vatandaşlarla olan sohbetlerimizde Çavuşesku'yu hatırlattıklarına şahit oluyoruz. Üstelik gayet terbiyeli tonlarda seslendirilen "çekil" ricalarına bayatlamış bir nakaratla "bulun 276'yı düşürün beni" cevabıyla meydan okuyan anlayış, bakınız hangi çağrışımlara yol açıyor. Ne kadar tehlikeli olduğunu izaha gerek var mı? Korkarız bir adım sonra daha da tehlikeli mırıldanmalar başlar. O zaman dikkat kesildiğinizde şunu işitirsiniz. "Şartları oluştuğunda darbeler meşru olur." Kimsenin böylesi olmadık düşünceleri hortlatmaya hakkı yoktur. Ne demek "aksırsam piyasalar etkileniyor?" Aksıracak hal mi kalmış? İstifa etmeyerek piyasaların etkilenmesini önlüyormuş. Korkunun ecele faydası yok. O etki bir gün yaşanacak. Bari bir ân önce ne olacaksa olsun. Üstelik piyasalar bundan daha öte müteesir olmaz. Borsa düşeceği kadar düştü, döviz yükseleceği kadar yükseldi. İşsizler tümen tümen, açlar bölük bölük. Maç rüyası da bitti. Artık herkes acı gerçeklerle yüz yüze. Alınamayan maaşlar, ödenemeyen çekler, senetler, tutulamayan vaadler. Kabaran haciz dosyaları, iflaslar. Onun için bütün medya, bütün sivil toplum kuruluşları, bütün sektörleriyle iş dünyası, sendikalar, yalvar-yakar istifa istiyor. Bunların hepsi mi kasıtlı? Hepsi mi yanlış düşünüyor? Üstelik her ne hikmetse herkes aynı kaygıda. "Aman başbakan incinmesin!" Evet incinmesin ama, ya halk, halkın bırakın incinmeyi içinde kor ateş yanıyor. Şu ân Başbakan Bülent Ecevit, bu tavrıyla yapayalnız bir insan. Kendi partisi bile homurdanmakta. Siz bakmayın bazı öne çıkıp tafralar savuran menfaatçi tiplere. Ecevit'e kayıtsız- şartsız destek veren iki kişi var. Biri Rahşan Ecevit, Biri Devlet Bahçeli. MHP genel başkanı, Ecevit'i eleştirenlere söylediği fevkalade sert sözlerle şaşırttı. Takip edebildiğimiz kadarıyla Bahçeli'nin siyasi hayatında benzeri bir üslup yok. Halbuki herkesten önce, sağduyu gereği, ortaklarını yerinden ayrılmaya Bahçeli'yle Yılmaz'ın ikna etmeleri lazımdı. Hatta "yoksa biz gidiyoruz..." denmeliydi. Bu yapılmıyor. Mesut Yılmaz, hem hükümette, hem değil biçiminde politika yaparken, Devlet Bahçeli, sımsıkı sadakat yolunda devam ediyor. Bahçeli, Rahşan Ecevit'in MHP ve ülkücüler hakkındaki hakaretlerine bile böylesi bir cevap vermemişken şimdi Ecevit'e kol kanat geriyor, o'nun ne kadar sağlıklı olduğunu savunuyor. Acaba aynı durum kendi başına gelseydi, Ecevitler ne yaparlardı? Bu nasıl mantıktır, anlaşılması imkânsız?! Bülent Ecevit de bir fanidir ve o da bir gün şu veya bu şekilde dünyasını değiştirecektir. Ne olacak o zaman? Devlet de devam edecek, piyasalar da. Ne günlere kaldık ey gazi Hünkâr! Peki şu hastane doktorlarının hiç mi kabahati yok? Hipokrat yemini denen metinde "vazife yapamayan, hükümet adamları, bu vazifelerini yapamasalar da reklam için kullanılabilirler" diye bir madde mi var? Bir başbakan sanki reklam filminde oynatılıyor. Doğru değilse doğru raporu yazınız. 70 Milyonluk bir ülke bu muameleye layık değil.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.