Cem, liderlik imtihanında

A -
A +

Mayıs 2001 Dışişleri Bakanı İsmail Cem'le birlikte Kasa uçağındayız, hedef Kosova ve Makedonya. Uçakta üst düzey dışişleri bürokratlarıyla haberciler var. Cem'le yan yana koltuklarda konuşuyoruz. Bir eski başbakan hakkında olduğu gibi mevcut başbakan hakkında da toplumda yoğun bir şekilde fıkralar anlatılmakta. İki kişi bir araya gelse biri diğerine yeni bir başbakan fıkrası nakletmekte. Durumu bakana açıyor ve soruyuruz: -Artık fıkralara konu olan bir insan. Ne yapıyorsunuz, genel başkanlığa aday olmayı düşünmüyor musunuz? İsmail Cem kelimesi kelimesine şöyle dedi: -Valla bizim parti öyle bir yer ki Bülent Bey, çekilmedikçe veya 'ben yokum' demedikçe kimse aday olmaz, olsa da şansı olmaz. -Peki, çekilse veya başka bir gelişme olsa ama bu defa da Rahşan Hanım aday olsa? -Hayır, o zaman kesin olarak varım. İsmail Cem, kimseyi ürkütmeden kendini DSP genel başkanlığına hazırlıyordu. Daha evvel de yazdık. Umumi kaidedir. Kopan kaybeder. Siyasi tarihte misali çok. Cem, bunu çok iyi bilen ve bir istifanın getireceği sonuçları tartabilen kabiliyette bir insan. Onun için istifa sağanağına rağmen ağırdan aldı. Kopmadan, DSP'de kalarak yönetim değişikliğini gerçekleştirmenin imkânlarını yokladı ama olmadı. Böyle bir imâ dahi görmedi. Hüsamettin Özkan, Kemal Derviş, İsmail Cem... Halk bu üçten en fazla son ismi tanımakta. Yeni oluşumun partileşeceği belli. İsmail Cem'in genel başkanlığı altında yeni bir parti kuracaklar. Niçin İsmail Cem? Çünkü, iç ve dış kredisi yüksek. Bir orta Anadolu kentinden vekil seçilebiliyor ve bunu iki dönem tekrarlama başarısı gösteriyor. Dışişleri bakanlığı döneminde de çok iyi bir performans sergiledi, düşmanlıkları değil dostlukları işledi. İstifa gerekçesini istifa haberinden bir gün sonraya saklaması dahi ayrıldığı insanlara karşı ayaküstü incitici bir ifade kullanmamak ve haklılığının gerekçelerini hazırlamak için. Kendisini TRT genel müdürlüğü, kültür bakanlığı ve dışişleri bakanlığına Bülent Ecevit'in getirdiğini unutmayacak, DSP'de kalanlarla köprüleri atmayacaktır. Parçayı bütünleştirme hedefine kilitlenecektir. Zira önünde handikap olarak kopan kaybeder gerçeği hep var. Onun için yeni hareketi heyecan değil bir idealin üzerine bina etme niyetinde. Bir geleneği devraldığı takdirde kopmamış olacakları kanaatinde. O zaman sadece tabela değişir. Tıpkı AKP gibi. AKP, kopmadı, bir mahkeme kararından sonra serbest kalan bir kısım vekiller, yeni bir siyasi yapı inşa ettiler. DSP'den ayrılanlar için de başkaca bir şans kalmadı. Genel başkan, hasta. Yaşlılığı bile belki önemli değil. Yaşlı olur fakat dinçtir. Sayın Ecevit öyle değil. Her şey ortada. Sağduyu onu çekilmeye ikna edemedi. Bunun üzerine maşeri yargı, Ecevit'in çekilmesine hükmetti. Onun için hareket destek görüyor. Önümüzde neler var? Bir çok ihtimaller. Avrupai manada sol politika güden Cem'in partisi, en fazla CHP'yi zorlayacaktır. Belki CHP yakaladığı bir şansı bu hareketle çok ciddi bir oranda kaybedebilir. Diğer taraftan, İsmail Cem'in mutlaka ve mutlaka Özal misyonunu da gözardı etmemesi lazım. Liberal sol dünya görüşüyle Özalizmi uzlaştırmak zorundadır. Ayrıca... Önümüzdeki günlerde hükümetin de seçime kadar yeni şekiller kazanması veya tamamen dağılması da söz konusu. Bir ihtimal Tansu Çiller'in dahil olmasıyla koalisyon kan tazeler veya bu olmaz dağılır, belki de Cem'in başbakanlığında yeni bir hükümet kurulur. Bütün ihtimaller mümkün. Cem, liderlik imtihanında. Geniş bir yelpazeyi kucaklaması ve muhakkak kopma imajını yenmesi lazım. Bunları yaparsa Türkiye, bir lider kazanır. Arkadan gelen nesiller de siyasetten bakanlığa, bakanlıktan liderliğe geçilebildiğini görür ve siyaseti severler.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.