CUMHUR İTTİFAKI ZAFER YOLUNDA!

Sesli Dinle
A -
A +
Yaşı yetenler hatırlayacaklardır:
 
Şimdiki gibi eskiden de yabancı gemiler İstanbul’a gelirdi. Sahilindeki limanlardan birine demirleyen ziyaretçi gemi, matbuat tarafından önemsenerek haber yapılır, vatandaşlar sıralara girip saatlerce sabrederek bu gemileri gezerlerdi.
 
Gezdikten sonra da bu talihli gün unutulmaz, senelerce anlatılırdı.
 
Bize bunları, TCG Anadolu İHA gemimiz hatırlattı. Bu dünya çapındaki eserimiz, 17 Nisan’da Sarayburnu’na demirledi. Kapılarını ziyaretçi vatandaşlara açtı. Dileyen herkes, kendi imalatımız ve kendi malımız olan gemiyi bir hafta boyunca iftihar ederek gezip sonra da aile ve dost meclislerinde gördüklerini anlatacaklar.
 
Ziya Paşa, doğru demiş:
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz,
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde!
 
Yalnızca şahsın değil, iktidarların da akıl seviyeleri eserlerinde görülür. Çeyrek asır evvel, "2023 Büyük Türkiye" demiş ve bunu gündeme getirmiştik. Daha sonra bu fikir Devlete mal oldu. Ancak itiraf edelim ki acaba 2023’te bu hedefe varabilecek miyiz? Diye içten içe kaygılar da yaşıyorduk.
 
Cenab-ı Hakka şükürler olsun ki 2023’e onlarca ve onlarca kalem, eser, hizmet ve gayretle girildi. Kinin’den başka ilaç bilmeyen, toplu iğne yapamayan devirlerden bugünlere gelmiş bulunuyoruz. AK Parti, 3 Kasım 2002’de Hükûmet oldu ama iktidar olması kolay olmadı. Devlet, içeriden ve dışarıdan vesayet altındaydı. Medya, yargı, patron, IMF vesayeti en ağır şekliyle vardı. 367 Cumhurbaşkanlığı seçim sıkıntısı, e-Muhtıra, Gezi İsyanı, tesettür engeli, 15 Temmuz gibi küçüğünden büyüğüne bir düzine çelme, saldırı ve darbe teşebbüsü oldu. Her şerde bir hayr vardır. 15 Temmuz ihaneti üzerine Devlet safra attı. İktidar olmak bundan sonra başladı. Bu arada Cumhur İttifakı da kurulmuştu. Ne var ki bu dönemde de Covid salgını hemen her memleket gibi bizi de kıskıvrak yakaladı. Yönetim, vatandaşı iki yıl boyunca maaşa bağladı. Tam salgından kurtuluyorduk ki Rusya, Ukrayna’yı işgal etti.
 
Karadeniz’in kuzeyinde Şark-Garp savaşı patlak verdi. El’an da devam ediyor. Onu Asrın Âfeti takip etti.
 
Yol, tünel, üniversite, hastane, İHA, SİHA, tank, denizaltı imalatları, parasız ilaç, Suriye’nin kuzeyinde Fırat Kalkanı’ndan başlayarak silsile hâlinde tertiplenen harekâtlar, terörün belinin kırılması, teröristlerin yurt içinden kazınması, Ayasofya’nın açılması, Taksim’de câmi yapılması, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, TDT’nin kurulması, afetzede 11 ilimizde diriliş yaşanması… TCG Anadolu ve nihayet İMC uydusu.
 
20 yılda verilen hizmet ve yapılan işler sıralansa bir kitap olur.
Bunlar, o zorluklara rağmen gerçekleşti.
 
Eser ve hizmetlerin bir kısmı, tek başına AK Parti iktidarında 2018’den sonra da yine Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı döneminde oldu.
 
Bu iftihar tablosu, ihanetlere rağmen, engellemelere rağmen, teröre, salgına, savaşa, zelzeleye rağmen resmedildi. Sn. Cumhurbaşkanı şu sözü ağzından hiç düşürmedi:
 
-Durmak yok, yola devam!
 
Bir insan dediğini kendisi yaşamazsa sözünün tesiri olmaz. Her dürüst insan şahittir ki Sn. Erdoğan zorlukları, şartları, nankörlükleri göstererek bahanelere sığınmadı. "Biz seferle mükellefiz, zafer Allah’tandır!" dedi. 30 yıldır, yılmadan, yorulmadan koşmakta.
 
Allahü teâlâ, âdil-i mutlaktır. Çalışana verir. Sn. Erdoğan, Sn. Bahçeli ve Cumhur İttifakı’nın diğer mensupları dayanışma hâlinde çalışmaktalar. Aralarında geçimsizlik, ihtilaf yok. İtimatsızlık yok. Bir şûra meclisi hâlindeler. Sırt sırta vermiş olarak Türk Bayrağının altında 14 Mayıs zaferine doğru yürüyorlar.
 
7’li Masa ise bir garip manzarada. Kürtçü sosyalist parti, önceleri saklı partiydi. Masa devrilince bu yıkım ona yaradı. Masanın şefliğine soyunda. Dağdaki eşkıya onları, Kürtçü parti ise masadakileri yönlendiriyor. Meral Akşener, geri dönme mecburiyeti ile şimdi çelişkiler, izahsız tutumlar içinde. Kürtçü ideolojik kümede asıl başkanlar dağda olduğu hâlde resmiyette de eş başkanlar bulunuyor. Şimdi anlaşılan o ki CHP de fiilen eş başkan uygulamasına geçmiş bulunuyor. Reklamlarda manzara göz önünde. Ortada Sn. Kılıçdaroğlu bulunurken iki yanında İstanbul Ankara şehreminleri bulunuyor. Bu manzara, ana muhalefetteki çıkmazı da sergiliyor.
 
Bir yanda çalışkanlık ve eserleriyle vatandaşa güven veren Cumhur İttifakı var. Diğer tarafta sabahı geç olacak bir Millet İttifakı. Masanın şefi Kürtçü ideoloji, "Devleti yıkacağız!" diyemediği için "Cumhuriyeti değiştireceğiz!" diyor. Millet İttifakı yahut kargaşasında her kafadan bir ses geliyor. Sn. Kılıçdaroğlu, bu ortamda Eş Genel Başkanlarla yerini korumaya kalkışıyor. 7’li Masa CB adayı, kurdun boynuna ciğer astığının farkında değil.
 
Şu manzarada Millet İttifakı ve Kılıçdaroğlu’nun kazanması muhaldir.
 
Seçmen, sandıkta elini vicdanına koyacak ve hakkı, sahibine teslim edecektir.
 
Demokrat Parti’nin gelişi Beyaz İhtilal’di
AK Parti’nin seçilmesi Anadolu İhtilali oldu.
 
Bu defa Türkiye Yüzyılı İhtilali gerçekleşecek.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.