TRT'nin siyah-beyaz günleriydi. O zamanlar, televizyonda açık oturum olması günün hâdisesini teşkil ederdi. Onlardan biriydi. Konuşmacılar, Kâmran İnan ve Turan Güneş'ti. Programı Hüsamettin Çelebi idare ediyor olmalıydı.. Prof. Dr. Turan Güneş, Adnan Menderes'in partisinden siyasete girmiş, sonra oradan ayrılıp bir başka partide muhalefet yapmış ve nihayet CHP'de karar kılmıştı. '74 Kıbrıs Müdahalesi'nde Türkiye Dışişleri Bakanı'ydı. Kâmran İnan'sa Adalet Partisi Bitlis milletvekiliydi. Türk ve dünya siyasetinin nabzını elinde tutan hakiki bir münevverdi. Dış basını, politik hareketleri çok yakından takip ediyordu. Turan Güneş, rahat bir insandı. Kalender meşrepti. Kandıralı olması hasebiyle bazı meclislerde eline klarnet alıp çalardı. O rahatlığı sözlerine de sirayet ediyordu. Kâmran Beyse Türkçe'yi Fransız aksanına yakın bir üslupla kullanıyordu. Asla sen demez. Asla laubalileşmezdi. Kendine has bir ses tonuyla fasih ve beliğ bir şekilde konuşurdu. Asilzâdeydi. Hüsamettin Çelebi, iki zıt karakteri aynı masa etrafında buluşturmuştu. TRT'nin o saatlerinde sokaklarda belli-belirsiz bir sessizlik olurdu. Tartışmalardan bıkılmaya daha çok seneler vardı. Bugün olduğu gibi o gün de Kıbrıs münakaşa ediliyordu. Bir ara merhum Güneş, "biz burada hırlaşırken..." diye başlayan bir söz sarfetti. İnan, belli etmese de kızmıştı. Fakat nezaketini hiç bozmadı. Turan Güneş'e dediğini unutmadık. O vurgulu ses tonuyla aynen şöyle demişti: - İnsanlar hırlaşır mı sayın Güneş? Prof. Dr. Turan Güneş, bir canlı yayında, milyonların önünde zor duruma düştü. Evet, rahatlık güzel, fakat dikkat etmek kaydıyla. Hırlaşmak, köpeklere mahsustur. Dolayısıyla köpekler hırlaşır. Mevzubahis kelime tabiî ki insanlar için kullanılamaz.. Köpeklere mahsus olan bir başka tabir daha var. Dalaşmak... İt dalaşı, sözü Ege ihtilafı münasebetiyle arada bir işitilir. Türk ve Yunan jetlerinin it dalaşı yaptığı haberleri kulağımıza çalınır. Güreşte de dalaşmak değil dalmak vardır... Köşe yazılarına gelince... Onlarda dalaşmaktan söz etmek yazarlara ağır hakarettir. Bir kalem sahibinin yazılarında düşüncelerini şahsiyetli bir şekilde ortaya koyması ve onun arkasında durması fikir namusu gereğidir. Bir fikri, bir görüşü, tezi, namus, haysiyet ve şerefiyle ve seviyeli biçimde tahlil etmek nasıl olur da dalaşmak diye görülür? Hayret edilecek bir iddia...