Kemal Derviş, bir tarihlerde YDH/Yeni Demokrasi Hareketi'nde siyasete girmiş, başarısız olmuş ve ABD'ye göçmüş bir eski siyasetçidir. YDH, genel başkanlığını Cem Boyner'in yaptığı bir partiydi. Şimdilerde Cem Uzan'ın siyasete soyunduğu gibi '90'larda da Cem Boyner aynı işi yapmıştı. Herhalde insanların isimleriyle meslekleri arasında bir münasebet var. Cem adı nedense siyasetle pek barışık. Cem Sultan. İsmail Cem. Cem Boyner, Cem Kozlu, Cem Uzan... Kemal Derviş'i dikkatle dinledik. Sözlerini tekrarlayarak bir saate yakın konuştu. Dediği dört cümledir. "Siyaseti bilmiyorum. Solcuyum. YTP'ye katılmayacağım. Deniz Baykal'la çalışacağım". 57. Hükümette bir bakanken dahi siyasetçi olmadığını söylüyordu. Bugün de aynı şeyi iddia etmekte. Aşağı yukarı 15 yıl siyasetin içinde yer alıp da siyasetçi olmadığını vurgulaması kadar inandırıcıdır? Solculuğuna gelince. Basın toplantısının verildiği gazetelerde bir de taşınma haberi vardı. Lojmandan çıkıp Hilton Oteli'ne yerleşmiş. Bu ülkede kaç solcu ailesiyle birlikte Hilton Oteli'ni ev gibi kullanabilecek imkâna sahip? Kemal Derviş'in solculuğu bir tatlı su solculuğudur. Sola dair ciddi bir birikimi olduğunu da sanmıyoruz. Ülkenin fakir yüzünü de bilmez. Zaten ülkeyi de bilmiyor. Bir eski modanın nostaljisini yaşamak arzu ediyor. Kitlelere böylece çağdaş görünme hevesinde. YTP'yi terk edecek ya... Öyle bir kalkanı olmalı ki kendisini hücumlardan koruyabilsin. Gelelim, o terke. Bu terk ne kadar ahlakidir? İttifak arayışları gibi fantezileri bırakınız. O, İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan'ı da ikna ederek DSP'yi parçaladı. O sıralar hareketin başına Kemal Derviş'in mi, İsmail Cem'in mi geçeceği tartışılıyordu. Hatta isimlerine de "üçlü" yerine 'troyka" deniyordu.Tartışmalar ve DSP'den kopmalar sürerken Derviş birden Amerika'ya gitti. Şimdi öğreniyoruz ki oradayken bağlı olduğu hükümetin başbakanının telefonlarına dahi çıkmamış. Döndüğündeyse YTP'den her gün biraz daha uzaklaştı. Buna rağmen kamuoyunu lüzumsuz yere meşgul etti. Ve sonunda işte bir saat içinde o dört cümleyi sarfetti. Derviş, birlikte yola çıktığı. "Haydi, arkanızdayım" dediği arkadaşlarını yarı yolda bırakmıştır. Onları yüz üst korken bahanesi de ilginç. Onlar sağcıymış. Ya kendisi. O solcu. Eğer Kemal Derviş, solcuysa... Solun yeniden tarifinin yapılması gerekir. Dünkü internet sitelerindeki haber de dikkate alınırsa anlaşılıyor ki Derviş, oldukça kurnaz bir siyasetçidir. O kurnazlığı sosyal demokrat şalla örtmeye çalışmaktadır. Habere göre Kemal Derviş, Deniz Baykal'la anlaşmıştır. Kurulacak bir iktidarda hem başbakan yardımcılığını alacak, hem ekonominin patronu olacaktır. Sonra? Sonrasını da hayaliniz tamamlasın. Bir gün CHP'nin başına geçmek. Bunun adı küçük kurnazlıktır. Yapanın ayağına dolanır. Yaşayan görecektir. Bu bir. İkincisine gelince. Seçmen ahmak değil. Bizim halkın bir arif tarafı vardır. Halk, olup-biteni, şık bulmayacaktır. Derviş, bu tavrıyla kendi tükenişini hazırlayan yola girmiştir. Bunu da yaşayan görür. Halbuki Türkiye'ye gönderildiğinde ona çok ümitler bağlanmıştı.