DUABEY

Sesli Dinle
A -
A +
Şehidlik güzel makam, yüce rütbe…
 
Allâhü teâlâ, hepimize son nefesimizi şehîd olarak vermeyi nasib buyursun. Vatan müdafaasında, terörle mücadelede verdiğimiz şehîdler de bakmaya kıyılamayacak denli gül fidanı misali güzel gençler…
 
Üçüncü bir güzellik daha var:Şehîdlerin isimleri!Makamları ve kendileri gibi isimleri de çok güzel…
 
26.02.1980 tarihinde Adana’da teröristlerle mücadele ederken iki askerimizi şehîd vermiştik. Yurdun iki ayrı bölgesinden olan bu iki Mehmetçik’ten birinin ismi İlbey, diğerininki Gülbey’di. Her ikisi de 23 yaşındaydı. İsimleri, ikiz kardeşleri hatırlatıyordu…
 
Şehadetlerini 28.01.2008’de "Mehmetçik, Ahmetçik, Ayşecik" başlıklı bir yazı ile kaleme almıştık.Şimdi onlara üçüncü bir isim daha eklendi:Duabey...
 
Şüphesiz ki milletimiz ve elbette ümmet güzel isimler taşıyor.
 
Zira bir Müslüman, yetişme yaşındayken aldığı terbiye gereği evlenip evlâd sahibi olduğunda karşılaştığı ilk mükellefiyetin çocuğuna güzel bir isim koymak olduğunu bilir. Kelime, ilmihal kitaplarında aynen o şekilde, "güzel isim" diye geçiyor. Bu milletin ferdleri, öpüp alnına götürdüğü ekmek gibi ihtimamla taşıdığı isminin değerinin de farkındadır. Şehîdlerin kanları, gelincik misali toprağı hârelendirir. Şehadetleri, yüreklerimizi nakışlar.Künye de sanki böyle bir şey:
 
"Künye" kelimesine kısaca hüviyet, kimlik diyebiliriz. Askerî ifadedir. Şehidden arkada kalanlar, evine "tereke" adıyla değil de künye olarak gelir. Seferberlik hâtıra ve hikâyelerinde çok rastlanır. Şehidimizin haberini okuyunca bu yazıya önce "Künye" demeye niyetlendik. Lakin; "Duabey" tercihi ağır bastı. Onlarca gündem maddesini, fikir ve mevzuu bırakarak bu makaleyi kaleme almamıza bir, o isim sebep oldu, bir de ismin sahibi Duabey’in sosyal medyada ortaya çıkan vasiyeti.
 
Şehidin bir paragraflık vasiyetinin merkez noktası şu cümle:
 
-Tüm kıyafetlerimi yoksul insanlara verin. Fakirlik nedir bilirim…
 
Duabey, Gaziantep’in Nizip ilçesi nüfusuna kayıtlıymış. Geçen sene Millî Savunma Üniversitesinden piyade teğmen olarak mezun olmuş. Ailesi, Üsküdar’ın meşhur semtlerinden Vâlide-i Atik Mahallesinde ikamet etmekte. Kendisi de ya burada doğmuştur veya daha küçükken gelmişler.
 
Yahya Kemal’in "Atik-Valde’den İnen Sokak’ta" isimli şiirinde tasvir ettiği "Bakkal önünde bekleşen fıkarâ kızcağızları" muhtemelen bugün de semtte vardır ve onlar Duabey’in vicdanında bir sızı olarak kalmıştır.
 
Duabey Onur Öztürkmen, 25 Kasım Cuma günü; evet Cuma günü Pençe-Kilit taarruzu cümlesinden olarak Irak’ın kuzeyinde arkadaşlarıyla birlikte yiğitçe dövüşürken aldığı bir roket darbesiyle rahmet-i Rahman’a kavuştu.
 
24 yaşında ölümsüzlüğe kanatlandı. Aile, İstanbul veya memlekette defin mevzuunda bir tereddüt geçirdikten sonra asılları olan Nizip’in Dazhöyük Köyü’nde defne karar kılınmış ve öylece toprağa sırlanmış. Köyün "höyük" adı, dikkat çekmekte.
 
Mânevî bir geçmişi, toprak altı zenginliği olduğu öğreniliyor.
 
Bedir Harbi’nden bu yana şehîd vermediğimiz vakit yok gibidir.
 
Şehidlerimiz, evvelâ dualarımızda.Hatırlatacak, kendilerini unutturmayacak yerlere isimleri verilmekte.
 
Bir görev daha var:
 
Yüreği yanan şehîd ana-babalarını, yakınlarını bilhassa da bayramlarda ihmal etmemek. Ayrıca şehîdlerimizin kabirlerini ziyaret etmeliyiz. Arefe günü, bayram sabahı kabre gelip de kendilerinden evvel kadirşinas insanları, evlâdlarının ziyaretçisi olarak gören ana-babaların memnuniyetini hiçbir kalem tercüme edemez. Bu dediklerimiz asker, polis, öğretmen… her şehidimiz içindir.
 
Bir güzel isim nelere vesile olurmuş!
 
O ismin güzelliği, bu satırları kaleme almamıza sebep oldu.
 
Dualar, dualarımız:"Şehîdler Serdarı" unvanlı Hazreti Hamza’ya,
 
Bedir Şehîdlerine,
 
İlbey Güneş, Gülbey Karataş’a…
 
Dualar, dualarımız:
 
Dua Beylere,
 
Dua Hanımlara
 
Küçükbeylere:
 
22 yaşındaki öğretmen Ayşenur Alkan veya Duahanım… 21 Kasım 2022’de teröristlerin Karkamış’a attıkları roketlerle Duabey’den 4 gün önce şehadetle kınalandı. O saldırıda bir de şehîd Küçükbey’imiz var. 5 Yaşında bir "güzel" Hasan Karataş. O da şehîd oldu. Şefaat için ana-babasını bekliyordur.
 
Duabey, Duahanım, Küçükbey… üçü de Nizip toprağındalar, hudutta mânevî nöbetteler.
 
Bu millet, Kelime-i şehadeti öğrendiğinden bugüne dek erkeği, kadını, çocuğuyla… hep şehadet için yarıştı. O yarış devam ediyor, devam edecek…
 
Dualar, dualarımız:Malazgirt’ten, Sırpsındığı Muharebesi’ne, oradan Cihan Harbi’ne, Millî Mücadeleye, bugüne kadar canlarını, varlığımızın teminatı değerlerimiz için veren azîz şehîdlerimize.
 
Mekânları cennet olsun.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.