…Ve nihâyet 14 Mayıs 2023’te seçimler yapıldı. Bu seçimlerde sandığa giden seçmen sayısının yüzde 90’ı aşması, batı dünyası için hayret sebebidir, inanılmaz bir iştirak yüzdesidir. Bu gerçek, büyük memnuniyet verici durumdur. İkinci ve daha da büyük memnuniyet verici olansa 56 milyon vatandaşın oy kullandığı, nüfusu 90 milyona yakın bir ülkenin hiçbir tarafında hiçbir üzücü vak’a yaşanmaması, kimsenin burnunun kanamamasıdır...
Şu dediklerimize daha evvel de temas etmiştik. O zaman da dile getirdiğimiz gibi böyle bir netice, yüz akı ve iftihar edilecek bir olgunluktur. Demokrasinin bu kıvamı bulduğu memleket sayısı pek de fazla değildir. ABD son Başkanlık seçiminde Trump taraftarlarının Kongreyi basmaları muhakkak ki tarihçilerin kaydına girmiştir.
Vaziyet, bir cephesiyle böyle tecelli etti. Bir başka tarafta ise iftihar edilecek böylesine halis bir olgunluğun üzerine kirli sular boca edildi, kinler döküldü. Bir defa daha diplomalı cahiller, aydın şaşkınlığı, sözde sanatçı ve güya politikacılarla karşı karşıyayız!
Seçim sonuçları açıklanıp da 6 Şubat zelzelesini yaşamış 11 ilimizde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’na yer yer yüzde 70’e varan destek çıktığı görülünce şu saydıklarımız çıldırdılar. Sosyal medya ve ellerine geçen her imkânla o 11 ilimizdeki 13 buçuk milyon vatandaşımıza edepsiz ve hayâsızca demediklerini bırakmadılar. Afet yaşamış, yakınlarını kaybetmiş, kalbi yaralı vatandaşlarımıza vicdan mahrumu müfritler, hakaretler, sövgüler, beddualar yağdırdılar. Üstelik onlardan bazısı kadındır. Burada tekrarlanması imkânsız galiz ve aşağılık sözler sarf ettiler…
Millet İttifakı taraftarlarından hastalıklı bazı tiplerin 6 Şubat depremini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı yıkmak için bir fırsat ve vesile olarak gördüklerini ve sevinçlerini saklayamadıklarını o acı günlerde ifade etmiştik. Bu tespitimizi duyan veya okuyan bazıları kabulde zorlanmış olabilirler. Sanırız şimdi yanıldıklarını anlamışlardır. Ama biz de yanıldığımızı anladık. Evet, gizli bir sevinci, felaketi fırsata çevirme tıynetini görmüş fakat bu derekede küçülmeyi asla tahmin etmemiştik. İnsanlıktan, ahlâktan hele hele İslâmlıktan zerrece nasibi olan hiç kimse bu hakaret, lanet ve bedduaları yağdırmazdı. Aklı vicdanına, vicdanı eline mâni olur ve bunları yazamaz ve konuşamazdı. Yaptığı 3-5 kuruş yardımı, doğruysa döktüğü 2-3 damla kanı başa kakmak, haram etmek, zehir olsun demek hangi seviyenin, vicdanın görgü ve inancın eseri olabilir? Demek ki yaptıkları, ettikleriyle o afetzede vatandaşlarımızın iradelerini satın alma gayreti gütmüşler. Umduklarını bulamayınca da hakiki çehreleriyle göründüler. Bunu yapmaya hiçbir mazeret ve gerekçeyle hakları yoktur. Kaldı ki o bölgede yalnızca Sn. Erdoğan ve Cumhur İttifakı’na oy verilmedi. Diğer CB adaylarına rey verildiği gibi Millet İttifakı da vekil çıkarttı. Sadece o ittifak da değil sosyalist aday da vekil oldu.
Esef verici olan bu çirkinliğin bir çerçevede kalmamış olmasıdır. Masaya ve Millet İttifakı’na ve Erdoğan düşmanlığına sözcülük yapan gazete ve rejimi iflah olmaz bir taassupla tekeline almaya çalışan gazete de milletin önüne hakaret manşetleri ve şaşkınlıkla renk değiştirmiş sayfalarla çıktılar. Ne dedikleri anlaşılıyordu. “Demek ki tokmuşsun! Her şeye müstahaksın!” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’na oy veren bütün seçmene de saldırdılar.
11 ilimizde zelzele büyük yıkım olmuştu. O yıkımı devlet kısa sürede onarmaya girişti. Vatandaş bunu gördü ve kendisini ele-güne muhtaç etmeyenlere oyuyla mukabele etti. Gelin-görün ki o diplomalı cahil ve yarı aydınların söyledikleri, paylaşımları 13 buçuk milyon vatandaşımızı ve dolaylı yoldan 90 milyonu 6 Şubat Kahramanmaraş afetinden beter yaraladı.
Afetzede vatandaşlar, iyiliği başa kakan terbiye fukarası görgüsüzlere “IBAN numaranızı ve ne yardım yaptınızsa onu bildirin verdiklerinizi iade edeceğiz!” diyorlar.
Sn. Kılıçdaroğlu, medeniyetimizde yeri olmayan bu nasırlaşmış vicdan tavrının tezahürüne karşı öfkeler çığ hâlini aldıktan nice sonra bir-iki nazik kınama cümlesiyle mukabele etti…
Bu defa; 27 Mayıs’tan bir gün sonra; 29 Mayıs şafağından bir gün önce; 28 Mayıs 2023 Pazar günü Cumhurbaşkanlığı seçiminde sandıklar gerçekten patlayacaktır diye düşünüyoruz. Öyle olmalı ki Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nu yüzde 63 farkla geçmelidir! Bu bir millî şuur dâvâsıdır.
Emsali olmayan bu hakaretlere maruz kalan 11 vilayetimizdeyse sandıkların Sn. Erdoğan lehine âdeta infilak etmesini bekliyoruz...
Sinan Oğan için de bir cümle yazmamız gerekiyor:
-Dostum, sakın ola ki seciyene ters olan tarafta bulunma. Kalb kıran, gönül yıkan iyiliği başa kakan tarafta olma. Kader, seni zor bir imtihanla karşı karşıya getirdi. Telâfisi gayrı kabil vahim bir hataya düşme. Medeniyetimizde yeri olmayan bu davranış sahipleri ve PKK ve FETÖ güdümlülerle iş birliği yapamazsın. Bu kendini inkâr olur. Cumhurbaşkanlığını kazandıklarında Türk Dünyasıyla alâkalı Bakanlık kuracaklarmış ve Sinan Oğan’ı da oraya getireceklermiş? Bu tuzaklara düşmemelisin! O çevreler, 2015’te Sn. Devlet Bahçeli’ye Başbakanlık teklif etmişlerdi. Fakat şahsiyeti liderlik kumaşıyla dokunmuş Sn. Bahçeli, bu riyakâr teklifi elinin tersiyle reddetmişti.
Bizi siz de değerli aileniz de iyi tanırsınız.
Bir menfaat adamı olmadığımızı bilirsiniz.
Sözümüzü dikkate almanız hem memleket ve hem de şahsınız için kazanç olacaktır.