İNCE OLAY!..

Sesli Dinle
A -
A +
FETÖ örgütü ve onun yerküre güdücüleri, 10 Mayıs 2010’da CHP Genel Başkanı merhum Deniz Baykal’ı kaset şantajıyla devirerek Kemal Kılıçdaroğlu’na yol açmışlardı. Aradan 12 yıl geçtikten sonra yine bir mayıs ayında, aynı tarihte ve yine kaset algısıyla bu defa da Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmeye mecbur ettiler…
 
Sn. İnce CB adayı olunca önce rica ve telkinlerle oyları bölmemesini, “7’li Masa”ya dâhil olmasını öğütlediler. Bu talep, ısrarla devam ettiyse de Muharrem Bey, yoluna devam etti. Bunun üzerine karşı taraf silahları çekti. Piyasaya "Saray"dan rüşvet aldığına dair dekontlar sürdüler. Ardından ahlâksızlık video kasetleri yayını başladı. Bunlar ve benzeri türlü iddialar çoğaltıldı ve neticede 11 Mayıs 2023’te seçimlere 3 günden az bir zaman kala MP genel başkanı Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini duyurdu.
 
Sn. İnce, kararını şu gerekçeye dayandırıyor:
 
Para aldığıma dair gösterilen makbuzlar sahte, kasetlerde görüntüm yok. Bu iftiraları FETÖ yapmakta. 45 gündür bunlar ve benzeri baskılarla mücadele etmekteydim. Şimdi adaylıktan çekilmeye karar verdim. Eğer çekilmeseydim, seçimi kaybetmelerine sebep olarak aday olmamı gösterecek ve bütün suçu bana yıkacaklardı. Hiçbir bahaneleri kalmasın diye adaylıktan vazgeçiyorum!..
 
Sn. İnce, bunu yaparken Memleket Partisi’nin kararlılıkla yoluna devam edeceğini, üstüne basa basa dile getirdi. Bir konuyu ise dile getirmedi. Hâlbuki, kendisini bu tercihe zorlayan taraf, asıl o sözleri bekliyordu. Muharrem İnce, açıkça veya îmâ yoluyla dahi olsa "Cumhurbaşkanlığı adaylığından Kemal Kılıçdaroğlu lehine çekildim" demedi…
 
Bir feragat değil, baskı altında verilmiş bir karar vardır.
Bu ikinci kaset olayı üzerine diğer Cumhurbaşkanı adaylarından Recep Tayyip Erdoğan üzüntüsünü dile getirirken Sinan Oğan, hadiseyi "itibar suikastı!" diye tavsif etti ki kelimesi kelimesine budur. İtibar suikastı üzerine beklentide olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne diyeceği merak ediliyordu. O, bir gece sosyal medyadan merhum Barış Manço şarkısı eşliğinde Sn. Muharrem İnceyi "Memleket Sofrası"na dâvet etti.
 
Bu neş’eli dâvet, Kılıçdaroğlu, partisi ve müttefikleri için bir talihsizliktir.
 
Niçin?
 
Eğer; bu iddialar, iftira değil de doğruysa böylesine düşük ahlâktaki bir kimse neden aralarına katılmaya çağılır?
 
Vaki iddialar, iftira ve ortada ağır yara almış bir mağdur varsa o zaman da neden o dekont, kaset ve daha ne kadar yalan ve malzeme varsa onları tezgâhlayanlar kınanmamıştır, kınanmıyor?
 
Cümlenin önü-ardı olmadan sadece "ne olursan ol gel!" çağrısı yapıldı.
 
Oysa Kemal Bey: "Böylesi iftiraları bilirim. Bir zamanlar benim adım da bu kasetlerle anıldı. Çok kötü şaibe altında kaldım. Hâlâ da onun sancılarını yaşamaktayım. Bu yüzden Sn. İnce’yi en iyi anlayacak kişi benim! Bizim samimi kanaatimiz odur ki Muharrem İnce, temiz bir siyasetçi ve aile reisidir. Rüşvet, ahlâksızlık gibi kirli işlerle alâkası yoktur. O’nun yeri aramızdır. Bize katılmasını bir kere daha tekrar ediyorum!.." Bu meâlde bir konuşmayı, CHP genel başkanı ve parti sözcüleri yapmadılar. Yapılsaydı "gel buraya Muharrem!" aşağılanmasını yaşamış bir insan olarak Muharrem İnce "tıpış tıpış gider miydi?" Hayır gitmezdi ama o mâlûm dâvetin bir iler-tutar yanı olurdu.
 
Gerçi listeler YSK tarafından kesinleştirildikten sonra resmî iltihakın olamayacağı da ayrı gerçek.
 
Bize kalırsa Sn. İnce, çekilmeyip sonuna kadar mücadeleye devam etmeliydi. Ancak O’nun şu ince taktik içinde olduğunu düşünüyoruz. Bu da uzun vadede getirisi olan bir tutumdur:
 
Muharrem İnce, adaylıktan çekilmekle seçim sonrasına yatırım yapmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu ve takım arkadaşlarının saldırı silahları ellerinden alınmıştır. MP genel başkanı, Kemal Bey ve müttefiklerinin kaybedeceğini net şekilde ifade etmektedir.
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimini kaybeden CHP ve Millet İttifakı partilerinde seçim gecesinde kabristan sessizliği, ardından da kurultay ve kongre mücadelesi başlayacak, Kılıçdaroğlu, Akşener gibi bazı genel başkanlar düşecek, partilerinde şiddetli kargaşa ve huzursuzluk doğacaktır. Bu manzara âyan-beyân görülüyor. Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan daha kıdemli CHP’lidir. Sn. İnce, 14 Mayıs sonrası yaşanacak manzarayı hesap ederek çekilmiş görünüyor. Taraftarları da sosyal medyadan ateş püskürmekte ve Kılıçdaroğlu’na değil, Erdoğan’a oy vereceklerini en kararlı kelimelerle dile getirmekteler.
 
Siyaset tarihine geçen bu çekilme, omuz verilen yere değil Sn. Erdoğan’a yaramıştır.
 
Örgütlerin, ajanların bir hesabı varsa yüce Allah’ın da bir hesabı var:
La galibe illâllah!!!
 
Kim, hangi aday ve hangi ittifak çok çalıştı ve nisan yağmuru gibi bereket dolu dualar aldıysa o aday ve o ittifak kazanacaktır. Çalışanın kim ve kimler olduğu, sağanak sağanak duaları, kim ve kimlerin aldığı bilinmektedir.
Şu sözümüz hatırlarda olmalı:
 
Tayyip Erdoğan’ın muvaffakiyetinin 3 sebebi vardır:
1. Çok çalışması.
2. Çok dua etmesi.
3. Çok dua alması.
   ***
Ey Milletim!..
Seçimin, aklıselim eseri ve doğru olsun.
 
14 Mayıs 2023 Seçimlerinin milletimiz, ümmetimiz ve bütün insanlık için mübârek olmasını niyâz ederiz…
Ey kapıları açan Allah’ım, önümüzde hayrlı kapılar aç…
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.