Ülkenin dirlik, huzur ve sükûnu için politikanın, câmie, dergâha, kışlaya, mektebe, hastaneye ve stadyuma girmemesi gerekir. Bunlardan câmi, kışla ve okul bugüne dek hep sayıla gelmiştir. Nitekim darbeler, politika kışlaya bulaşınca ömürleri tüketip on yılları harcadı. Üniversite politikaya batınca ufuklar karardı.
Bu hastalık, 300 yıldır yakamızı bırakmış değil.Yazımızda câmi, kışla ve okula ilaveler yaptık.
Demek istediğimiz şudur:
İmam, müezzin, dergâh hocası, subay ve her rütbeli, öğretmen, hekim ve her sağlıkçı, spor kulübü yöneticileri, politika yapmamalılar. “Yapamazlar” demiyoruz. “O sıfat ve yerde oldukça yapmamalı, işlerine bakmalılar” diyoruz. Siyaset yapmalarının önünde bir engel yok. Taşıdıkları sıfatları bir kenara bırakarak siyasetin ta içinde yer alabilirler. Hatta belki çok da isabet ederler.Câmide, kışlada, mektepte… politika olamayacağı, olması zarar getireceği gibi stadyumlarda, spor alanlarında da olmamalı. Olamaz. Olursa kötü neticeler doğar.
25 Şubat 2023 Cumartesi akşamı Fenerbahçe stadında ve 26 Şubat Pazar Akşamı da Beşiktaş stadında Türk futbolu adına yüz kızartıcı ayıplar yaşandı. Saat 19.00’da başlayan karşılaşma, bir futbol müsabakası olmaktan çıkıp Hükûmete ve Cumhurbaşkanına hakaret gösterisine dönüştü. Hükûmet ve Cumhurbaşkanı, sözde istifaya davet ediliyordu. Hele Fenerbahçe stadında bir kısım seyirci, Türkiye Cumhuriyetinin yüzde 52 oyla seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en kirli sokak ağzıyla, burada tekrarı mümkün olmayan argo kelimelerle hakaret ederek istifasını istediler.
İnsanlar, idarî makamda olanların istifasını teklif edebilir, arzu edebilir ve isteyebilirler. Ama bunun yerinin seçilmesi gerekir. Böyle bir talebin yeri ne kışla, ne hastane, ne okul ne câmi ve ne de stadyumdur. Hele küfür-kelamla hiç değildir.
Böyle bir vahim ayıp, ‘Asrın Felaketi’yle gönüller yaralıyken, herkes hüzünlüyken yapılıyorsa orada bir oyun, ajan faaliyeti ve tezgâh ve tuzak var demektir. O kadar ki bazılarının fütursuz sözleri, daha sonra medyaya intikal etti. Marifet işlemiş gibi kabaran bu seviye fukaraları Cumhurbaşkanını kastederek “yüzde 90 oyla da seçilse O’nu oradan indireceğiz!” diyorlar. Şu zavallı beyanda yalnızca Sn. Erdoğan’ın tekrar seçilmesinden endişe duymaları gözlenmiyor. Seçmene de saygısızlık yapılmakta. Yüzde 90 bir tarafa yüzde 50 artı 1 ile seçilen bir kimseyi kim hangi imkân, salahiyet ve hakla yerinden indirebilir?
2023 Maalesef “Senet’ül Hüzn” hüzün yılı oldu.
11 ilimizle derin ve sessiz acılardayız.
Şehid sayımız, 45 bine yaklaştı. Sadece vatandaşlar değil, asker, polis, sağlıkçı, öğretmen kayıplar da verdik. Çok sayıda yaralı var. Yer kıpraşması ve kayıplar devam etmekte.
13 buçuk milyon vatandaşı mağdur, 85 milyonu canevinden vuran, birkaç küçük ülke büyüklüğündeki bir zelzelede gayretlerin, koşturmaların yanı sıra hatalar, yanlışlar ve eksikler de olur. Bunların hesap-kitabı günü gelince masaya yatırılır. Ancak; bugün, o gün değildir. Bugün, şuurla kenetlenme, kardeşlik günüdür.
Hâl bu iken iki stadımız, fütursuz sloganlarla kirletildi. Ağzından öfke saçılan bu kimseler, belki ne FB’nin ve ne de BJK’nın taraftarıydı. Mümkündür ki profesyonel yabancı ajanlar veya buralı olup yabancı devletlere ajanlık yapan bazı mankurtlar, statlara sızarak yüreği hassaslaşmış seyirciyi kitle psikolojisinden istifadeyle taşkınlığa sürüklediler.
Su, uyur düşman uyumaz!Hakemler ve takım yöneticileri de uyumamalıydı.
Bu maçları yöneten hakemler, taşkınlıklar üzerine oyunu derhal durdurup tehir etmeliydiler.
Hadi diyelim ki hakemler bu basireti gösteremediler.
O zaman kulüp başkan ve yöneticileri takımlarını sahadan çekebilirlerdi.
Çok çok hükmen mağlup sayılırlardı. Cumhurbaşkanına galiz söz sarf edilmesine rağmen bunlar yapılamamıştır.
Şimdi elbette idarî ve adlî tahkikat yapılarak suçlular, ajanalar, ihmali olanlar… tespit edilerek hukuk neyi emrediyorsa gereği düşünülecektir. Nitekim BJK’nın şeref üyesi olan Sn. Devlet Bahçeli, bu çirkinlik üzerine üyelikten istifade ederek bir gönül müeyyidesi tatbik etmiştir. FB ve BJK’dan birçok başka vatandaş da kaydını sildirmiş olabilir.
Bazı menfaatperestler, seçimler yaklaşırken milletin acısını istismar peşindeler. “CB-İletişim Daire Başkanlığı Asılsız ve Saptırma Haberlerle Mücadele Merkezi” aralıksız düzeltmeler yaptığı hâlde yalan ve iftiralar devam ediyor.
Şimdi de statlara sataştılar. Dediklerine göre maçlar üzerinden kalkışma yoklamaları devam edecekmiş. Yarın da politika dışı kalması icap eden diğer yerlere yönelebilirler.
Sürekli olarak Tam Teyakkuz şart.